DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Giorgitsamou
Giorgitsamou
Giriş Tarihi : 20-02-2021 21:43

Lahana bebeğin gizli geçmişi

Uzayıp giden yıllar içerisinde annemin ördüğü mor hırkam da büyümeye devam ediyordu benimle birlikte. Çocukken saçlarım koyu renkli ve gürdü. Yolda ağzımı burnumu severler, yanaklarımdan sıkarlar, yaşlı teyzeler öperler ve hatta bu yüzden kırmızı minik dudak izleriyle eve dönerdim. Sevilmek benim işimdi hep. Sempatik bir tarafım olduğunu o uzayan hırkamla yürürken hissediyordum.

Küçük bir çocukken beni, cumartesi günleri babamın üvey babasının fotoğraf stüdyosuna götürüyorlar, Zenit marka tripotlu, gördüğüm ilk fotoğraf makinesiyle profilden ya da karşıdan yüzümü çekiyorlardı. Poz vermeye o kadar alışmıştım ki bunun şimdilerde binlerce fotoğrafı olan bi' kadın olmama vesile olacağını bilmiyordum. Evde, okulda, tatilde, stüdyoda, her yerde kronolojik fotoğraflarım vardı.

Salı Pazarı'nın olduğu bir gün, üzerimde yine büyüyen mor hırkamla klasik pazar alışverişi yürüyüşlerimiz, tezgâh tezgâh dolaşarak başlamıştı.

Anneme, beyaz lahana satan bi' amca seslendi, "Ablacım, çocuk çok şeker, lahana gibi giydirmişsin, azıcık tezgâha koysak da lahana satsak," dedi.

Annem dominant yapısına rağmen hayır diyeceğini düşündüğüm bi' anda beni lahana tezgâhına oturttu. Çok şaşırmıştım, her lahana benim kadardı ve gerçekten de on dakika içinde tezgâha gelen giden teyzeler bütün lahanaları almıştı. Dört yaşında kendimi ifade etmek istediğim ilk gündü. Mor hırkamla beyaz lahanalar arasındaki görüntüm uzun süre aklımdan çıkmadı. Yani hayat, olgun olman için büyümeni beklemiyordu. Anın saçmalığı ve ülke değerlerinin o zamanki "küçük modası" beni pazarın maskotu, lahanaların kat katlı bebesi yapmıştı.

O vakitler Küçük Emrah, Küçük Ceylan ve daha nice Köyden İndim Şehire filmlerinin esas oğlan ve kızları da hep ama hep küçüktü. Oysa ben filmlerin değil, bi' yokuş pazarının en tanınan lahana bebeği olabilmiştim.

Kader, utandığım günün sonraki haftalarında okuma yazma öğretti. Muzır bi' çocuktum ve hafif de takıntılı. Her lahanacının önünden geçerken tezgâhta sattığı sebze fiyatlarını oraya buraya koyup ortalığı karıştırarak öç almaya başlamıştım. Yaz gelene kadar lahanacıya rahat yoktu artık.

Yıllarca turşuluk, kapuskalık, dolmalık, çorbalık tüm lahanalar bana mor renkli küçülmeyen hırkamı ve büyümeyen çocukluğumu hatırlatmaya devam etti.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Süper Lig'de hangi takım şampiyon olur?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum