Advert
Ayşegül Ilgaz
Ayşegül Ilgaz
Giriş Tarihi : 19-10-2020 22:49

Konu: İlişkiler 4/66: Tutkun İnsan

Mesele ilişkilere geldiğinde, en çok konuşulan konulardan biri ailedir. Sonradan bunun yanına iş hayatındaki ilişkiler ilişir. Arada bir ilişkiler toplumsala yönelir ve otobüs şoföründen, simitçiye bağlayıp yaşadığın mekânla, ilişkiler genişletilir.

Yine de ben diyorum ki esasında en çok merak ettiğimiz, arzuladığımız, aradığımız, bulsak da cevap olmayan, cevap gelse de ağlasan mı gülsen mi bilemediğin bırakıp yoluna hemen devam ettiğin o konu vardır. Seks...

Birleşme...

Bir erkek dişisini seçerken... ile başlayan belgesel vâri bir anlatımın az biraz ötesine geçelim. Hayır, erkek dişisini seçmez. Dişi erkeği seçer ve bunu ona dolaylı yolla anlatıp erkeğin kendini seçmesini ister. Bitti.

Şimdi altında özünde olanlara gelelim. Yukarıda verilen bilgiyi henüz sindirememiş olanlara da zaman verelim, takip edeceklerdir. E, erkek aslında ilhamı takip edendir.*

Doğada bir dişinin, erkek rolünü üstlendiğini göremezsiniz. Bir dişi erkek gibi süslenip kur yapmaz, kura sadece karşılık verir ya da reddeder. Aynı doğada bir erkeğin de dişi gibi çocuklara baktığı görülmez. Zooloji bilgimin son derece yüzeyselliği ile anlattığım resim, esasında sapmalar gösterebilse de meselenin özü nettir: Doğada erkek ve dişi kendi cinsiyetlerine özgün davranışlar içindedir. Bu da bitti.

Fakat mesele insan olunca; ay işler biraz karışıverir. Çünkü insan hem biyolojik yapısı gereği hayvansal güdülerle hareket edebilir hem de zihinsel yapısı gereği hayvan-üstü bir davranış sergileyebilir. İnsan aslında bu nedenle hayvanlar ile melekler arasında arafta bir canlıdır.

Arada kaldığımızda ise, eğer hayvansal güdülerle ilerliyorsak oradan hemen kaçmak isteriz, eğer sezgisel kuvvetlerle hareket ediyorsak da bu sıkışıklığı anlamak için çaba gösteririz. Hangisi olduğuna göre de o denklikteki insanlarla birlikteyiz. Bam.

Peki insan nedir? Geçen yazıda “Kim?” sorusuna bakıp paylaşmıştım. İlişkilerin öznesinin asıl amacı yarattığı ikiliği tekilliğe getirmektir. Kur’an anlatımıyla “Dönüşünüz bizedir”** olayın özetidir. Burada da “Biz” derken bir birlik, teklik yani vahdet de anlaşılabilir.

Kuantum fizik... Kuantum fizik de benzer bir şey der de girmeyelim şimdi oraya.

Yine yüzeysel teoloji bilgilerimle ve özet kuantum önermemle konu hakkında geniş bilgisi olanların daha iyi anlayacağı ve işin özünde de hak verecekleri şunu söylüyorum:

Her türlü ilişkinin öznesi Allah, Tanrı ya da Bilinçtir. Yani bizim bildiğimiz haliyle insan değildir. Ve bu özne her şeyin nasıl davrandığını etkiler. Ama insanın bir de bizim bilmediğimiz bir hali daha vardır.

E o zaman insan nedir?

Tasavvuftan bir açıklama ile netleştirelim olsun bitsin. Aşk isteyen, seks isteyen, para için iş isteyen, mutluluk huzur, şöhret vs isteyen herkesin kurduğu ilişkilerde özne olan ile olmayan insan nedir? Olmayanı biliyoruz. Peki ya özne olan insan, iradesini özgürce kullanan nasıl biri?

Tasavvufta varlıklar 4 seviyede anlatılır. En üst seviyede madenler vardır. Metaller, madenler, toprak buna dahildir. Yaşamı yaratan en kudretli olanın emrine en çok teslim olandır. “Dikil” der dikilir ağaç, “Yıkıl” der yıkılır.

Sonra bitkiler gelir. Her türlü bitki, çiçek bu seviyeye aittir. Madenlere kıyasla bir nebze daha bilinç hareketi gösterirler. Ayçiçeği Güneş’le hareket eder. Kimi bitkiler vardır ki hatta, hayvan yer. Bu âlemde bitkiler, hayvanlara göre daha fazla evrensel ilahi yasalarına teslimdirler.

Bundan sonrasında ise hayvanlar gelir. Hayvanlar bitkilere kıyasla bilinci daha çok gösterir. Gözü ve görüşü vardır ama fikri yoktur. Kulağı ve duyusu vardır ama işitmez. Hayvanlar insanlara göre daha az bilinç gösterir ama bitkilere göre daha fazladır. Fakat, teslimiyet seviyesi bitkilere göre daha düşüktür. İlahi iradeye karşı gelmez ama bencilce davranır. Kendini kurtarmak, doyurmak ve haz duygusu için öldürür, aç bırakır ve acı çektirir. Ama hayvandır ve bunu “İnsanî” bir bilinçle yapmaz. Bunu hayvansal güdülerle yapar. Acıyı çeker ama anlayamaz, sadece öğrenir. Anlamak daha geniş bir oluş şeklidir. Öğrenmek hemen unutulabilirken anlayış kalıcıdır. Bu yüzden gelişimi çok yavaştır.

İnsana gelince, insan hayvanın da altındadır. Şaka gibi... Çünkü bilinci en yüksek oranda gösteren canlı olmasına rağmen ilahi irade yasalarına teslimiyeti çok düşüktür. Kendini bir şey zanneder, kibre girer. Kendine inancının düşük olduğundan belki de kendini bir şey gibi göstermeye bayılır.  Kendi bildiğini okur, hayatın anlattığını değil. Canı için, tokluğu, hazzı için yakar, yıkar, öldürür, acıtır. Fakat hayvanın aksine canı acıdığında ağlar, hazza geldiğinde kahkaha atar.

Yani tüm olan biteni hayvansal güdülerle de yapsa daha üst doğrular olduğunu içten içe bilirken yine de yapar. Bilmese bile vicdan sistemi ona mutlaka gösterir, duyurur, yedirir, dokundurur ve koklatır. Ama insanın seçim fırsatı vardır. Ona minnacık da bir irade parçacığı verilmiştir ve eğer seçmezse - gönülden seçmez ya da gönülden istemezse- gösterseler de görmez, duysa da işitmez, yese de tatmaz, dokunsa da hissetmez, koklasa da kokusunu alamaz. İşte o zaman denir ki “İnsan eşşeği bir boktan anlamaz.” Gerçekten de o boku pişirip gübre yapmayı öğrenene kadar üstünü kumla örten bir kediden farkı pek de kalmaz.

İşte insan eğer gönülden hareket etmiyor, gönülden bakmıyor, yaşamıyorsa yani gönülden sevmiyorsa o zaman hayvandan da aşağıda bir mertebededir. Çünkü insan ona bir yetenek verilmesine rağmen yetmeyi reddeder. İçindeki meleksiliği reddeder. Kanatlarını bile isteye kendi keser. Sonra da eşim nerede diye bakınırken, karşısına çıkan hurinin / nurinin kanatsız olduğunu görünce cennetten taze düşmüş gibi hayal kırıklığına uğrar, oturup ağlar, yediği sopayı yutup başı dik tutar.  O zaman işte, işte o zaman kabul etmek gerekir ki insan gerçekten -hakikatten- kanatlanmalıdır. Ve seks... İşte gerçek seks buydu. Gerçekten kendinle birleşmek için iki kanadını da bedeninde birleştirmek... Redbull’a saygılar...

O zaman insan tüm bu mertebeleri geçerek en üste yerleşir ve yeniden tanımlanır: İnsan-ı Kamil olur. Kemale eren... E o ermiş muradına biz çıkalım kerevetine... Darısı başımıza...

Yani insan hem hayvandır hem de meleksi. İkisinin arasında incecik köprüde, o sırat köprüsünde o kıldan ince yolda her gün ne işler başarıyoruz aslında bir bilsek, o zaman o kadar uzak değil kerevet, göreceğiz; oturup dinleneceğiz.

Şimdi işte bu yüzden her şey sekstir. Seksin iki cinsin birleşiminden alınan hazzı iki cinsiyetin içindeki karşıtlıkla birlikte olmasıdır. İçindeki zıttınla doğru olmaktır, düşmanınla barışmaktır, yetersizliklerinle yeterli, değersizliklerinle değerli hissetmektir.

Bu hallerin kabasını beyin ancak etten kemikten olan bedenden alır. Ama bunun hasının, esasının ve esansının, ruha kadar yani "Hiç" olana kadar, “Ölmeden evvel ölene” kadar yolu vardır. Ama mesele ne dedik? Süreç... Mesele ilişki... "Tek" olursan, "Hiç" olursan ne olur? Allah’a mahsus denen yalnızlık olursun; çünkü teksin. Ama işte değilsin, o yüzden burada milyonlarca şeyle ilişkidesin. Yaa...

Pir Yunus Emre’m ne demiş?

Cennet Cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri

İsteyene ver sen anı, bana seni gerek seni

 

Yunus'dürür benim adım, gün geçtikçe artar odum

İki cihanda maksudum, bana seni gerek seni

 

Sen bir de şu cinsel birleşmenin, verdiğinin aldığının içinden geçip, ötesine gelmeye varsan o zaman mesele latifleşir, zarifleşir, incelir, soyutlaşır. Görünmez olmaya başlar ama daha çok görülür.

İnsanın ilişkilerden arzusu aslında tamamlanmadır. Tamamlanarak bir üst bilince geçip genişlemek, büyümek, yücelmek... Ve böyle bir taşma halinde -ki orgazm cinselliğin taşma halidir- bir can meydana getirmekle ifade olur. Coşma, rahatlama hali her dağın zirvesinde çıkışın inişle, her derdin devasıyla birleştiği yerde ifade olur.

Mesela bedenler birleşir, can bebektir. Zihinler birleşir, can fikirdir. Hisler birleşir, can sevgidir. Ruhlar birleşir, candan öte can Aşktır. Gittikçe daha da yetkin nesiller getirmek, hayvansal güdümüzle birlikte ruhsal güdümlenmemizde de var.

Yani ruhsal bir birliktelik dünyevi birliktelikleri daha az değerli görmez. Bilakis dünyevi olan her şey uhrevi yani dünyanın ötesindeki her oluşa gebedir ve gereklidir.

Öyleyse insanoğlu derken ben Âdem’den doğma, Darwin’le yola koyulma, bildiğin et-beden insandan bahsediyorum. Eğer “İnsan” dersem de İnsan-ı Kamil olan insan-üstülükten bahsediyorum.

Gerçek özne İnsan-ı Kamil olanın temsil ettiği, O’dur. “O” senin için kimse, neyse... 

Ve burası da düalite dünyasıdır. Burada teklik yoktur.

Eğer geçen yazıda söylediğim gibi, burada biriyle ya da bir şeyle tamamlanmaktan vazgeçtiysen, bıraktıysan bunu anlamışsındır. Teklik içeridedir. Bir oluş halidir ve hissi hem güldürebilir hem de ağlatır; hem sevindirir hem de üzer ama daimi bir huzur hissi her zaman oradadır; onun da adı güven/özgüvendir. Gerçek seçimle olur. Yukarda kalakalan “Erkek seçmez” anlatımını geçenlere selam, seçim özden gelir ve takip edilir.

Eğer vazgeçmeyi seçtiysen –bırakmayı o hayali– o zaman devam edelim. Çünkü sırada tutmak var Tutkun İnsan. Hazırsak başlayalım...

Sevgiler,

A.

Konu: İlişkiler yazı dizisine sormak istediğin, katkı sağlamak istediğin mailler için: hbyazidizisi@gmail.com

* (Dişi yol gösterir, yürüyen erkektir. Bir kadın da kendi kararlarını içsel bilgeliğinin ışığında verir ve yürür. Çünkü her insanın içinde karşı cinsin halleri vardır. Her kadında biraz erkek, her erkek de biraz kadın. Her kadında biraz Testeron, her erkek de biraz ostrojen)

** “Gerçekten biz hem yaşatırız, hem öldürürüz. Sonunda dönüş yalnız bizedir.” - Kâf Sûresi 43. Ayet, Elmalılı Hamdi Yazır Meâli / Kâf Anlamı: Kafa. İnsan başı, ser. Hayvanlarda genellikle ağız, göz, burun, kulak vb. organların bulunduğu vücudun en ön bölümü.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Alanyaspor923
  • 2Galatasaray1020
  • 3Fenerbahçe1020
  • 4Beşiktaş916
  • 5Kasımpaşa1015
  • 6Gaziantep FK1015
  • 7Başakşehir FK1014
  • 8Fatih Karagümrük913
  • 9Konyaspor912
  • 10Çaykur Rizespor912
  • 11Yeni Malatyaspor912
  • 12Hatayspor712
  • 13Trabzonspor1012
  • 14Göztepe811
  • 15Antalyaspor1010
  • 16Sivasspor89
  • 17BB Erzurumspor99
  • 18Kayserispor87
  • 19Denizlispor96
  • 20Gençlerbirliği95
  • 21MKE Ankaragücü82
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Pandemide 2'nci dalga olur mu? Türkiye ne kadar etkilenir?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum