Advert
Ayşegül Ilgaz
Ayşegül Ilgaz
Giriş Tarihi : 29-09-2020 02:08
Güncelleme : 06-10-2020 02:57

Konu: İlişkiler

Bir karar aldım.

Geçen yazı dizisinde Korona döneminin hepimize anlattığı dersleri 9 başlıkta toparlamıştım. En son ders ise paylaşmaktı. Üzerine biraz düşününce bu sitedeki kısa deneyimimle uzun vadeli bir plan yaptım ve bununla ilerlemeye karar verdim. Benim için zorlayıcı ama besleyici olacak 3 ay + 1 yıllık yazı dizisine de bu gece başlıyorum.

Özetle...

1 Ocak 2021 yılbaşına kadar sürecek olan yaklaşık 3 aylık dönemi bu uzun yazı dizisine hazırlık olarak yazacağım. Bu süreçte bir yıl boyunca anlatacaklarımı derinleştirmek için gerekli araçları paylaşacağım. Daha sonra 2021 yılı ile birlikte, bir yıl sürecek olan yazı dizisinde hazırlık yazılarında aktardığım bilgilere örneklerle detaylandıracağım. Konu, ilişkiler olacak. Ve bu yazı dizisi, okuyucuların her birine haftada bir kez kendine dönüp bir iç düzen sağlaması adına destek olacak. Fiziksel temasın özellikle kısıtlandığı bu dönemde, mesafelerin ötesinde bir temas sağlamasıyla asıl kişiyi kendine yaklaştırması niyet.

Aslında ben...

Bir yazar, hoca, danışman ya da rehber olarak çevremdeki talep eden herkese sunduğum eğitimlerin içeriğini burada herkese açıyorum. Derinlik arayan, kendine yolculuğun bir iş ya da bir yaşam tarzı değil de, insan olmanın bir zorunluluğu olarak gören herkese de buradaki paylaşımların incelikleri evrende her yerdedir. Ben de bu konuda yönlendirmekte memnun olurum. Ama öncesinde isterim ki bu yazı dizisi bir nevi kendine davet olsun. Hepimiz kendimize bir nebze daha derinden temas edelim. Hazır Korona “Sarılabilir miyim?” sorusunu iyice anlamlı kılmışken...

Neden mi yapıyorum? Derdim ne ki devam bu oldu?

Korona Dersleri Yazı Dizisi - Ders 9 yazısında paylaşmaktan bahsettim. Paylaşmak için "Eksilmeden vermek, artmadan almak" dedim. Bir bulmaca değildi fakat anlaşılması gereken bir betimlemeydi. İnsanın alıp da artmadığı, verip de eksilmediği tek hâl taşma halidir. Taşma halindeki bir bardağa ne verirseniz verin artık artamaz; ne alırsanız alın artık eksilemez çünkü o, taşma halindedir. Ben de bu yazı dizisinde ve öncesindeki hazırlık zamanında yazacaklarımla öncelikle içimdeki taşma haliyle paylaşmak isterim. Burada da kelimelerim de benim bardağımın damlalarıdır. Bu sayede bende gönül rahatlığıyla talep eden herkese ulaşılması son derece kolay bir şekilde "Ben bilgiye daveti ilettim". Biraz umut, biraz merak ya da biraz keşfin lokmasını tadımlık verebildiysem o yemeği bulur hatta yapmasını da öğrenir. Yani bu bir davettir.

Peki yazı dizisinde neden konu ilişkiler?

Hem gezegen olarak Dünya, hem de insanın madde âlemi olarak dünya, ilişkiyle şekil alır. Bu manada insanın çevresiyle ilişkisini doğru anlayabilmesi ile onun da dünyası şekil alacaktır. İnsan yaratan değildir, yaratıcı da değildir. İnsan yaratılmış olanlara yeniden şekil verendir. Bu şekillerden de vazgeçip onlara yeniden şekil vererek de kendi evrimi geliştirir. Ve evriminde ilerleyen kişinin, her büyümede olduğu gibi sancılı süreci, sonunda onu huzur ve mutluluğa getirecektir. Büyüme sancısı da her bir döngü sonrasında eğer öğrenim insanı yüceltici ise gittikçe azalır.

Bu nedenle insanın ilişki konusunu anlaması, kendisi ve çevresiyle huzurda, sağlıkta, başarıda ve coşkuda olmasının anahtarıdır. İşte böylece bu yazı dizisinin konusu ilişkiler olacak. İnsanın öncelikle kendisiyle ilişkisi ve oradan şekillenen diğer çeşit ilişkiler. Mutlu insan = Mutlu dünya...

Yazı dizisinde önemli olan nedir?

Fiziksel temasın en aza indiği bir dönemdeyiz. Sadece Korona ile gelen sosyal mesafeyle değil, dijital çağın getirdiği daha fazla insana ulaşmanın fiziksel teması da azaltması sonucu bu dönem fiziksel olarak en az teması yaşatan bir dönem. Oysaki fiziksel temas insan için su gibi bir ihtiyaçtır. Fakat bu ihtiyacı yakın çevremizle sağlayabilirken -ki bu bile artık kısıtlı- ruhsal teması göz ardı etmemek gerek. İşte bu yazı dizisi de tam olarak bu noktada bir amaca sahip. Belki yakın çevreniz bile uzak hissettiriyor, belki yakın hissettikleriniz bile anlayışta bazen yalnızlık yaşatıyor, belki de yakınlık ve anlayış zengini bir insan olarak bunun önemini vurgulamak istiyorsunuz. O zaman burası da bir temas noktası olmalı. Zaman içinde gördüm ki paylaştığım bir takım bilgiler, duygular, fikirler ya da bir anlık bir bakış bile birçok kişi için dönüm noktasını tetikledi. Belki hiç temas etmedim ama yazdıklarımdan yaşamına yeniden şekil verenler var. Yani sizi göremiyorum belki ama görülüyorsunuz. Bunu hatırlatıyorum. Yine de istikrarlı olmadığı sürece bu temasa güven yetersiz kalır. İstikrarlı bir yazı dizisi olmalı ki bir disiplin sağlasın. Disiplin ise özgürlük kazandırsın.

Size düşen ne var?

Disiplinle kendine kulak vermek, şöyle bir bakıp kendi dünyanı yeniden düzene sokmak zaten kendinize dair bir görev, sorumluluk. Fakat bu yazı dizisinin bir planı olmasıyla beraber hayat gibi esnek bir yapısı da var. İhtiyaca cevap verebilmek namına sizin de talebinizle şekil alacak. Yani esnek bir disipline sahip olacak. Paylaşımlar karşılıklı beslenmeli.

Paylaşmak taşmakla olur ama taşmak da alış-verişle olur. Beslenmem en başta benim görevim olmasıyla beraber, bu yazı dizisine dokunan kişilerin merak ettiği, özlem duyduğu ya da talep ettiği bir konu varsa bana ulaşabilmesi için bir mail adresini de yazının altına yazıyorum. Oradan bana ulaşabilir, yazıya siz de katkıda bulunabilirsiniz.

Nasıl bir yoğunluktan bahsediyoruz?

Paylaşım miktarı ve vakit meselesi... Artık okuma oranlarının düşmesi ya da insanların zamanlarının olmaması gibi bahaneleri neden olarak sunmayacağım. İnsan ihtiyacına ya da isteğine göre her şey dozunu azaltıp arttırabilir. Öyle olmasaydı doyamadığımız öpücükler, fazla gelen nasihatler olmazdı. Nitekim öpücüklerin fazla, nasihatlerin az geldiği günler de vardır. Kişiye göredir miktar. Kişi miktarına göre ölçüsünü belirler. Ölçüsü de kişiliğidir.

Burada çok ya da az demeden yazacağım. Fakat biliyorum ki bir insana ağaç verin, toprağı, suyu ya da isteği yoksa ağaç kurur, ilime yazık olur. Paylaştığımız her şeye dair bir sorumluluğumuz vardır. Paylaştığımız yemek zehirlemesin isteriz. Gösterdiğimiz örnek taklit ile öğreniliyorsa orijinalini de örtmesin, onu ortaya çıkartsın isteriz. İşte bu nedenle ağaç olmuş bilgileri değil, tohum halindekileri paylaşacağım. Adım adım ilerleyeceğiz. Tohum ki zamansızdır. Ne zaman toprağa düşer, mevsimi gelir kendiliğinden serpilir. Vakit gelir yazı dizisi biter, ilk yazıdan henüz ekilmemiş tohumlar çıkagelir.

Yani hem tohum atacak hem de az az sulayıp aydınlatacağım. Gölge etmeyen bahçeciliği de öğrenir. Ben de toprağın bilgeliğini ekerken biçerken öğrenirim.

Yani...

Mesele ilişkiler... Konu aile, arkadaş, iş, aşk ilişkileri. Temelde senin seninle ilişkin.

Alışverişin, eğlencen, öğrenimin, işin, sağlığın, arkadaşlıkların, aşk hayatın, aklın, fikrin... İnsanı insan yapan her ilişki bir yıl boyunca konu alacak. Öncesindeki 3 ay ise bu yazı dizisine hazırlık olarak yolculuğa başlamadan gerekli şeyler olacak. Bir takım öğretiler... Bunlar yolculuğa başlamadan önce çantanızda olması gerekenler... Dağ tırmanacağız zamanla...

Haftaya yolculuk başlıyor. Öncesinde düşünecek bir mesele: "Zirven ne?"

Bu dağı tırmanmaktaki amacını betimlersen, bu amaç yolculuğunu şekillendirir ve belki bir gün sen de şeklin ötesinde yolculuğun esas manasına temas edersin.

Hazırsak başlayalım.

Sevgiler,

A.

Not:

İletişim için aşağıdaki mail adresine “Hazırsak Başlayalım” konu başlığı ile ulaşabilirsiniz. Mail Adresi: hbyazidizisi@gmail.com

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Alanyaspor923
  • 2Galatasaray1020
  • 3Fenerbahçe1020
  • 4Beşiktaş916
  • 5Kasımpaşa1015
  • 6Gaziantep FK1015
  • 7Başakşehir FK1014
  • 8Fatih Karagümrük913
  • 9Konyaspor912
  • 10Çaykur Rizespor912
  • 11Yeni Malatyaspor912
  • 12Hatayspor712
  • 13Trabzonspor1012
  • 14Göztepe811
  • 15Antalyaspor1010
  • 16Sivasspor89
  • 17BB Erzurumspor99
  • 18Kayserispor87
  • 19Denizlispor96
  • 20Gençlerbirliği95
  • 21MKE Ankaragücü82
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Pandemide 2'nci dalga olur mu? Türkiye ne kadar etkilenir?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum