Varol McKars
Varol McKars
Giriş Tarihi : 28-07-2020 23:14
Güncelleme : 29-07-2020 02:44

İki yüzyıllık Barış, Niagara, Jaguar, Brexit ve Korona üzerine

Geçenlerde, sekiz yıl öncesinin güzel bir Eylül gününü anımsadım.

2012 yılının bir Eylül günü 28 yıldır görmediğimiz, Türkiye’den eşim ve benim ortak bir dostumuzla buluşacaktık. Kendisi bir düğün için birkaç haftalığına ABD’ye gelmiş, ancak Kanada vizesi almaya vakit bulamamıştı. Kanada sınırına sadece iki saat uzaklıktaki Rochester kentinde olduğu için onunla iki ülkenin sınırında ve Amerikan topraklarında buluşmak için sözleşmiştik. Biz de, Kanada’nın Ontario eyaletinde, ünlü Niagara şelalelerinin yer aldığı sınır bölgesine bir buçuk saat uzaklıktaki Mississauga şehrinde oturduğumuz için ortada bir yerde buluşmak pek bir sorun olmayacaktı.

Kraliçe Elizabeth’in adını taşıyan otoyolda, 510 beygirlik, superchargerlı, V8 motorlu “safkan” İngiliz otomobili Jaguar XJ-L ile keyifli bir yolculuktan sonra dünyanın iki ülke arasındaki en uzun sınırının en önemli geçiş noktalarından biri olan Niagara Falls kasabasına ulaştık. Daha doğrusu, aynı adı taşıyan, biri Kanada’nın Ontario, diğeri ise ABD’nin New York eyaletinde yer alan adaş kasabalardan Kanada tarafındakine vardık.

Nehrin iki yakasını birbirine bağlayan Rainbow (gökkuşağı) köprüsünden Amerika’ya geçtik. Jaguar Kanada’dan aldığım, arabayı ABD’ye geçirebileceğime dair izin yazısını Amerikan sınır güvenlik muhafızlarına göstermeme gerek kalmadan Amerikan topraklarına geçtik.

O tarihten tam iki yüz yıl önce, Kanada ile ABD arasında patlak veren,“genç ve bağımsızlık ateşinin henüz taze olduğu” ülke Amerika’nın Kanada’yı yutma ya da İngilizlerden arındırma girişimi ile başlayan, iki yıl sonra da“beraberlikle” sonuçlanan savaşın ardından taraflar 58 kilometre uzunluğundaki Niagara Nehri’ni, New York ve Ontario eyaletlerini ayıran sınır kabul etmişlerdi. Bölge, yaklaşık 8900 kilometrelik, dünyanın en uzun askeri olarak korunmayan kara sınırının önemli bir parçasına dönüşmüştü. Ve iki yüzyıl sonra “200 yıllık barış” sloganıyla, sınırın hem Amerikan, hem de Kanada tarafında da anma ve kutlama etkinlikleri düzenlenmekteydi.

Niagara

Elli sekiz kilometre ile yaklaşık Çanakkale Boğazı’nın uzunluğuna sahip Niagara Nehri, Erie ve Ontario göllerini birbirine bağlayan, dünyadaki tatlı su kaynaklarının yüzde yirmisini oluşturan Büyük Göller denilen ekosistemin bir parçası. İki göl arasındaki 99 metrelik seviye farkı, ünlü şelalenin bulunduğu noktada 55 metreye ulaşıyor. “Horseshoe (at nalı)” adlı ana şelale, 670 metreye varan genişliği ile en büyüğü ve şekli itibarıyla bu adı almış. Nehrin Amerika tarafında yer alan şelaler ise çok daha küçük ve Atnalı Şelalesi’ni kendi topraklarından görebilmek için, Amerikalılar, nehrin ortasına doğru uzanan bir “manzara balkonu” inşa etmişler.

Biz de, bu sayede, kendi ülkemizde yer alan şelaleyi ilk kez Amerikan tarafındaki bu “balkondan” izleme olanağı bulmuştuk.

Günün sonunda birlikte çok güzel birkaç saat geçirdiğimiz dostumuza veda edip tekrar Kanada’ya geçtikten sonra bu kez nehir boyunca uzanan sahil yolundan eve döndük.

Bir zamanlar bu dev ülkenin sahibi olan İngiltere’nin (acaba Britanya İmparatorluğu mu desek) bizim tarihimizde de önemli yeri olan Başbakanı Winston Churcill bu yolu, “dünyada arabayla pazar gezisi yapılabilecek en güzel yer” olarak tanımlamış. Jaguar’ın yüksek teknolojili aluminyum şasisi, havalı süspansiyonu ve mükemmel ses izolasyonu sayesinde, yoldaki bozuklukları neredeyse hiç hissetmeden ilerledik.

İngiliz kedisinin yakın tarihi

2008 yılı başlarında, Hintli Tata Grubu, iki efsanevi İngiliz markası Jaguar ve Land Rover’ı Ford’dan satın aldığında dünya, birkaç ay sonra kopacak finansal kriz fırtınasının farkında bile değildi. Tata Nano gibi, dünyanın en ucuz arabasını üretmeye soyunmuş bir firmanın, böyle asil ve lüks bir markayı bünyesine katması, bazılarının kabullenemediği bir durum ve belki de bir risk idi.

Tata Grubu bir buçuk milyar poundluk bu alımı gerçekleştirebilmek için üç milyar dolarlık dış finansman sağlamıştı. Bu tutar, Ford’un her iki marka için 20 yıl kadar önce ödediği tutarın ancak yarısı idi. Mavi-oval logolu firma bu markalara önemli miktarda yatırım yapmış olsa da, yıllık 600 milyon doları bulan zararların önüne geçememişti.

Tata’nın çoğunluk hisselerini almasından yaklaşık beş yıl sonra, bu alışverişin, tüm taraflar için bir kazanç olduğu ortaya çıktı. Jaguar ve Land Rover’ın sahibi olan Tata Grubu, ileri mühendislik ve üretim teknikleri konusunda çok değerli deneyimler edinmiş, üst düzey müşteri hizmetleri ile tanışmıştı. Ford ise, büyük bir yükten kurtularak kendi markasına odaklanmayı başarmıştı. Üstelik Jaguar ve Land Rover, Ford’un iki önemli müşterisi idi. Şimdi bu iki marka da, Hintli sahiplerinin finasal desteği, üst yönetimi oluşturan ve BMW’deki toplam deneyimleri yüzyılı bulan Alman beyin takımının ustalığı ve İngilizlerden oluşan tasarım ve mühendislik ekibinin başarısı ile, beş kıtada dengeli bir büyüme sürecine girmiş, geleceğe güvenle bakıyordu.

Breksit (Brexit)

O tarihten beri, bir otomobil yazarı olarak, pek çok Jaguar, Land Rover ve Range Rover marka araç kullandım ve kullanmaya devam ediyorum. Her defasında, kalitenin daha da yükseldiğine tanık oldum.

Dört yıl önce, sadece dünyayı değil, kendilerini de şaşırtan bir şekilde Avrupa Birliği’nden çıkma kararı alan İngilizlerin, hâlâ dünyaya yön veren bir güç mü, yoksa giderek gücünü kaybeden ve şanslı tarihine sığınan bir ulus mu olduğuna tam karar veremedim.

Referandumun hayırla sonuçlanmasında etkili olan, Nigel Farage’ın “ülkemi geri istiyorum” sloganına karşılık, Jaguar’ın Hintli Tata Grubu’na, Rolls Royce’un BMW’ye, Bentley’in Volkswagen’e, ünlü kırmızı Londra otobüslerini işleten şirketin de, Alman Demiryolları’na ait olduğunu hatırlayınca, “İngilizler neyi, kimden geri alacaklar” diye düşünmeden edemedim.

Öyle ya, bu şirketlerin hepsi de, İngiliz kontrolünden çıktıktan sonra, daha başarılı olmuş, güçlenmiş, hem de İngiliz kimliğini korumuştu.

Sonunda, yaşadığım ülke Kanada’nın, Anglosakson kökenini, Kraliçe Elizabeth’in halen bu ülkenin devlet başkanı sıfatıyla ülkenin başına genel vali atadığını ve her bir göçmenin Kanada vatandaşı olurken Kraliçe’ye bağlılık yemini ettiğini hatırlayarak, “İngilizlerin Brexit’i, dünyaya karşı yeni bir oyun mu?” diyerek kendimi komplo teorilerine kaptırmıştım.

Ancak bu görüşüm, Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılma süreci uzadıkça değişti. İngilizler, referandumdan tam üç buçuk yıl sonra, 2019 sonunda AB’den çıkmışlar, taraflar, 2020’yi ise geçiş süreci olarak kabul etmişlerdi.

İçinde bulunduğumuz 2020 yılı tarihte muhtemelen Korona yılı adıyla ve kapkara bir dönem olarak anılacak gibi görünüyor. Bu yıl, AB ile Birleşik Krallık arasında, Brexit sonrası dönemi düzenleyecek müzakereler ile geçecek ve taraflar yeni bir döneme adım atacaklardı. Ancak Korona krizi, bu yılın ilk çeyreği dolmadan, dünya gündemindeki hemen hemen her konuyu silecek kadar önem kazanınca, İngilizler de bir belirsizliğin uçurumuna doğru sürüklenmeye başladılar.

Bir hafta önce Niagara Falls kasabasını ziyaret ettiğimde, bir önceki yılın kalabalığından eser yoktu. Restoranlar, ancak açık bölümlerinde, sayıca geçen yılın dörtte biri kadar bile olmayan ve  tamamı Kanadalı olan turistlere hizmet vererek ayakta kalmaya çalışıyordu. Bir milyondan fazla kişiye iş sağlayan, 100 milyar dolarlık Kanada turizm sektörü, devletin cömert sayılabilecek yardımlarına rağmen çok zor bir sınavdan geçmekteydi.

Korona krizinden en çok etkilenen sektörlerden biri olarak otomotiv de satış ve tedarik sorunlarıyla boğuşmaktaydı.

Çıplak gözle görülmesi bile mümkün olmayan Korona virüsü tüm dünyayı dize getirmişti.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Alanyaspor820
  • 2Fenerbahçe920
  • 3Galatasaray917
  • 4Gaziantep FK914
  • 5Fatih Karagümrük913
  • 6Başakşehir FK913
  • 7Beşiktaş813
  • 8Konyaspor812
  • 9Çaykur Rizespor812
  • 10Kasımpaşa912
  • 11Hatayspor712
  • 12Göztepe811
  • 13Yeni Malatyaspor811
  • 14Sivasspor89
  • 15Trabzonspor99
  • 16Antalyaspor99
  • 17BB Erzurumspor88
  • 18Kayserispor87
  • 19Gençlerbirliği85
  • 20Denizlispor85
  • 21MKE Ankaragücü72
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Pandemide 2'nci dalga olur mu? Türkiye ne kadar etkilenir?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum