DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Atilla Aytemur
Atilla Aytemur
Giriş Tarihi : 16-06-2022 23:23

Halim Spatar ve anıları

68 kuşağının 'Halim Ağabey'i Halim Spatar'ın anıları Uzun Yolculuğum – Bir Yanımız Hep Çocuk Kaldı adıyla İletişim Yayınları'ndan yayımlandı. Resim, müzik, şiir ve edebiyat âşığı, 1951 Berlin Dünya Gençlik Festivali'nin Türkiye delegesi, İstanbul Yüksek Tahsil Gençlik Derneği üyesi, 51 tevfkifatının genç tıbbiyelisi, eski TKP'li Halim Spatar'ın kendi kaleminden anlattığı hayatı, demokrasi ve özgürlük arayışının tarihiyle iç içe geçiyor.

Nezaketi ve kibarlığı ile bilinen bu eski kuşak devrimciyi biraz tanıdığımı zannederdim. Çünkü, 1970'li yılların son çeyreğinde aynı partide yer almıştık; o il başkanı iken ben de gençlik örgütü başkanlığı yapıyordum. Öyle değilmiş meğer, pek tanımamışım.

Arayış ve direniş

Halim Ağabey'in bir direniş ve arayış içinde geçen hayatının çok zengin ve aynı zamanda zorluklarla dolu bir tarihin içinde şekillendiğini anlıyoruz. Kitap bizi çok katmanlı bir yaşama götürüyor. Her katmanında ayrı hikâye ve değişik sonlar. İnsanlar üst üste yığılmıyor. Son derece çetin bir hayat örgüsü içinde, birbirini takip eden, bazen iç içe geçen ve birbirini bütünleyen yaşam parçaları. Dönemin ruhunu yansıtan insan ilişkileri...

Onu kaybedeli on yıl olmuş.

Kızı Deniz'in, Halim Ağabey'in bilgisayarında bulduğu notlardan hareketle, yakın arkadaşları Oral ve İpek Çalışlar, Osman Gürhan Ertür ve Cenap Nuhrat, onun hayatını bütün yönleriyle gelecek nesillere aktaran, başarılı bir anı kitabı ortaya çıkarmışlar. Deniz, girişteki yazısıyla hem kitabın hazırlanma hikâyesini ve babasının olağan kalıplara sığmayan yaşamından kesitleri, hem de "Babamın İnsanları" diye tanımladığı yakın arkadaşlarını, dostlarını anlatıyor.

Anıdan öte

Hani 'anı' diyorum ya, onu çok aşan bir içerik sözkonusu. Cumhuriyet'in kuruluş yıllarına, soğuk savaş döneminin hallerine, Sol'un bir asra yaklaşan tarihine tanıklık ediyorsunuz.

Diğer yanda sağ ve sol çatışmasının cinnet yılları, sıraya bindirilmiş askeri darbeler, amansız işkenceler ve bitmek bilmez mahpusluklar, sürgünler ve ayrılıklar...

Bütün bu gerilim ve hengâmenin içerisinde, günlerini müziğin, edebiyatın, şiirin ve resmin dünyasıyla doldurup sayfalara taşıyan Halim Spatar'ın gençlik yılları. Türkiye’nin kültür ve sanat hayatında iz bırakan isimlerle geçen unutulmaz zamanlar.

Köle Fantu

Halim Ağabey'in ailesi Girit göçmeni. Daha varlıklı ve çocuksuz olan dayısı onu evlat ediniyor ve oldukça farklı ve zengin bir hayatın içine giriyor. Çocukluğundan kalan en güçlü izlerden biri kıvırcık saçlarıyla, çok sevdiği köle Fantu. Anlattıklarından, onun hayal dünyasının şekillenmesinde, dayısının ailesiyle birlikte Girit'ten gelen Fantu'nun çok büyük rolünün olduğunu anlıyoruz. Çocuk masumiyetinin bütün güzel duygularını ve düşüncelerini ondan alıyor.

Üniversite yıllarına kadar İzmir'de yaşayan Halim Spatar için bu şehir müziğe, resme, şiire, edebiyata ilgisinin başladığı yer. Bulunduğu çevrede Necati Cumalı, Attilâ İlhan, İlhan Selçuk, Turhan Selçuk, Kemal Bekir, Samim Kocagöz, Erdoğan Berktay, Şükran Kurdakul, Kemal Bilbaşar gibi Türkiye'nin düşünsel hayatında çok etkili olacak isimler göze çarpıyor.

O yıllarda, iyi tanınan Fikirler Dergisi'ni, Halkevi Başkanı Vedide Baha Pars'ın verdiği destekle ve arkadaşlarıyla birlikte çıkartıyor. Hatta ilk tutuklanma riskini, 1947'de bu dergi nedeniyle yaşıyor.

Berlin Barış Festivali

Halim Spatar, başarılı bir lise hayatı sonrasında, 1946-47 döneminde İstanbul Tıp Fakültesi'ne giriyor. Fakültedeki hocalarının önemli bir bölümü Nazi Almanya'sından kaçan akademisyenler. Her biri kendi alanında dünya çapında bir isim. Fakültenin ötesinde üniversiteye müthiş güç katıyorlar. Bunlardan Macar Patolog Philipp Schwarz'ın, dindar bir öğrencisiyle "insanın atası" konusunda yaptığı tartışma bize hiç yabancı gelmiyor ve aradan yıllar geçse de, bugün bile bizi gülümsetiyor. Spatar, şanslı bir öğrenci olarak bu ortamda derslerine asılıyor ve iyi bir doktor olmak üzere, aksatmadan sınıflarını geçiyor.

Ne var ki, Halim Spatar'ın bu mutlu ve heyecanlı yaşamı, yeni fikirlerle tanışması ve İstanbul Yüksek Tahsil Gençlik Derneği üyesi olmasıyla farklı bir mecraya giriyor. Daha yirmi iki yaşındayken, 1951 Haziranı'nda Berlin Barış Festivali'ne Türkiye'yi temsil eden iki gençten biri olarak katılıyor. Bu ziyaret sırasında Varşova'da gördüğü Auschwitz Kampı, faşizm ve soykırıma dair düşüncelerinin kökleşmesine yol açıyor.

Dünya, artık Soğuk Savaş'ı yaşamaya başlamıştır. 14 Mayıs 1950'de Adnan Menderes liderliğinde iktidara gelen Demokrat Parti, İkinci Dünya Savaşı sonrası Batı kampı içinde yer almaya karar vermiş Türkiye'yi antikomünizmin önemli karargâhlarından birisi haline getirmişti. Bu yönelimin sonucu olarak Türkiye, Kore'ye asker göndermiştir.

1951 Komünist tevkifatı

1951 Türkiye Komünist Partisi tevkifatı, iktidar tarafından bu şartlarda devreye sokulur. Soruşturma üç yıl sürer. 400 kişi ünlü İstanbul Emniyet 1. Şube'nin Sansaryan Hanı sorgulamalarından geçer. Sonunda 184 sanıkla açılan dava ancak Ekim 1954'te karara bağlanır. Askeri Yargıtay verilen cezaların çoğunu onaylar. Şefik Hüsnü, Reşat Fuat, Mihri Belli, Ruhi Su, Ulvi Uraz, Ahmet Arif, Vedat Türkali, Arif Damar gibi isimler arasında genç tıbbiyeli Halim Spatar da yerini alır.

Gizli Türkiye Komünist Partisi'ne üyelikten 2 yıl hapis, 8 ay sürgün cezasına çarptırılır. Tıp fakültesindeki kaydı da silinir. Böylece, Spatar'ın doktor çıkma umudu, antikomünizm rüzgârının içinde uçar gider.

Halim Ağabey'in hayatının süratle değiştiğini görüyoruz. Yeni meslek edinme arayışları, aileyi geçindirme çabaları, şehir değiştirme... Birbirini izleyen zor yıllar...

Darbeli yıllar

Türkiye'nin askeri darbeye doğru sürüklendiği 1970'lerin çatışmalı günlerinde, aynı apartmanı paylaştığı üst kat komşusu ve yakın dostu Dr. Sevinç Özgüner, ülkücüler tarafından evi basılarak öldürülür. Bu cinayet Spatar ailesinde derin yaralar açar.

12 Eylül 1980 darbesinin ardından Türkiye İşçi Köylü Partisi (TİKP) kurucusu ve yöneticisi olması nedeniyle 14 Kasım 1980'de tutuklanır. Bu kez, işkence ve işkencecileriyle ünlü Mamak Cezaevi'ndedir. Askeri yetkililerin tehditlerine, korkutma girişimlerine rağmen geri adım atmaz. Diğer siyasi parti yöneticilerinin bulunduğu Dil Okulu'na arkadaşlarıyla birlikte geçmeyi başarır. Bu biraz nefes almalarını sağlar. 1981-85 yılları arasında görüşmeler, mektuplar... Dört buçuk yıl... Derken, Halim Ağabey özgürlüğüne kavuşur ama geride kalan yıllar onu ve bünyesini epey yormuştur.

Ayrılan yollar

Halim Ağabey, 70'lerin sonlarından başlayan, bu dönemde kapsamı daha da genişleyip derinlik kazanan sosyalizme dair sorgulama ve eleştirilerini, içinde bulunduğu partiyle yollarını ayırma noktasına kadar getirir.

Sanatın parti ve iktidarla ilişkisi, monolitik parti ve lider kültü vb. konularda eleştirileri dikkat çeker. Yazıları değişik barikat ve sansür modelleriyle karşı karşıya kalır.

Bu konuda, hiçbir tabu ve kısıtlamayı dikkate almaksızın, dünyadaki eleştirel literatürden faydalanır. Düşüncelerini doğrudan siyasal alanda olduğu gibi, başta müzik olmak üzere sanat alanında da yazar ve paylaşır.

Cezaevinden çıktığı, çeviri yaptığı, ansiklopedilere maddeler yazdığı günlerde arayışı devam eder. Sosyalizm ve onun kültür-sanat alanına yansımalarına dair eleştirel yazılarını sürdürür.

Aşk, dostluk, müzik, şiir ve edebiyat

Halim Spatar'ın anılarında sevgilisi, aşkı ve eşi Sabahat'la tanışmaları, evlenmeleri, çoluğa çocuğa karışmaları ve nihayet mahpusluk günlerindeki birbirleriyle içten yazışmaları önemli yer tutuyor. Bu sevgi ve dayanışma, onca çetin hayata katlanabilme gücünün asıl kaynağıdır.

Kitaba bir kez daha baktım; böyle sert bir hayatın içinde, Halim Ağabey'in insan biriktirmeyi hiç mi hiç ihmal etmemesi insanı imrendiriyor. Onca zorluğa rağmen, kendisini şiir, müzik, edebiyattan uzaklaştıracak hiçbir şeye boyun eğmemesi de öyle. En kötü koşullarda bile ilgisini daima yüksek tutmaya çalışmış. Yazdığı yazılar, arkadaşlarıyla mektuplaşmaları, çevirisini yaptığı kitaplar ve dergiler bunu anlatıyor. Radikal siyasette bu denli önde olup da, sanat ve kültür hayatıyla böylesini içli dışlı olmayı sürdürmek, en azından bizim kuşak için çok rastlanır bir durum değildi.

Yazımı noktalarken, Halim Spatar'ın kitabının, değişik yüzleriyle Türkiye'nin son 60-70 yılına ayna tutan, belge değerinde, çok önemli bir anılar demeti olduğunu söyleyebilirim.

NELER SÖYLENDİ?
@
Atilla Aytemur

Atilla Aytemur

DİĞER YAZILARI Cinayet davası 05-07-2022 01:40 Diyarbakır gazetecileri 24-06-2022 00:40 Halim Spatar ve anıları 16-06-2022 23:23 Sosyal medya ve internet yasa tasarısı: Şekerler ve zehirler 02-06-2022 01:34 SADAT ve iktidar 25-05-2022 03:36 Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu davası 27-04-2022 03:09 Adil seçim ve seçim güvenliği sorunu 14-04-2022 22:45 AK Parti'nin son umudu 21-03-2022 22:53 Ukrayna'nın işgaline sosyalistler nasıl bakıyor? 05-03-2022 00:42 Aysel Tuğluk 20-02-2022 01:59 Muhteşem Süleymaniye'ye perde çekmek! 11-02-2022 01:28 Millet İttifakı'nın performansı ve beklentiler 02-02-2022 10:23 'Sosyal Kaynaşma ve Kürtler: Coğrafi Farklılıklar' * 22-01-2022 22:22 16-01-2022 02:03 Sevgili arkadaşımız Saffet Uygur'u kaybettik 06-01-2022 02:34 Ayhan Bilgen'in 'yeni' yolu 29-12-2021 03:56 Vakit tamam; yeni ekonomiye geçiyoruz! 19-12-2021 00:50 Sosyalistlerin ittifak halleri 03-12-2021 23:27 Durmayan dolar ve duruşma 23-11-2021 02:32 Muhalefetin ayak sesleri... 20-11-2021 22:45 İktidar, hangi dala elini atsa elinde kalıyor! 11-10-2021 01:22 Ali Babacan, DEVA ve yakın gelecek 01-10-2021 04:18 Hedef muhalif belediyeler 25-09-2021 23:34 Edremit vakası 18-09-2021 03:23 Sosyal medyayı susturma yasası! 12-09-2021 02:08 Türkiye, Afganistan'da ne kazandı? 01-09-2021 04:04 Afgan halkı ne yapsın! 26-08-2021 02:21 CHP, göçmen ve sığınmacılara farklı bakmalı 17-08-2021 02:57 Yangın dersleri 10-08-2021 01:47 Muhalefetin Cumhurbaşkanı Erdoğan sonrasına hazırlıkları 13-07-2021 05:29 Validebağ Korusu'na dokunmayın! 01-07-2021 00:57 HDP'ye yapılanlar ve yaklaşan seçimler 23-06-2021 03:48 Ezgi Mola'nın isyanı 09-06-2021 03:49 İktidar ve çürüme 01-06-2021 00:54 CHP Raporu'nun işaret ettiği çöküntü! 19-05-2021 02:06 MHP'nin şiddet dili ciddi riskler barındırıyor 12-05-2021 00:12 Emniyet genelgesi: Uydurma suç 01-05-2021 21:22 'Eylem Planı' neden heyecan yaratmıyor! 13-03-2021 00:59 Başarısız Gara operasyonu ve hedefteki HDP 25-02-2021 22:54 Boğaziçi'ndeki iktidar kuşatması 06-02-2021 01:59 Selahatttin Demirtaş ve Erol Katırcıoğlu 01-02-2021 04:03 Türkiye, bu filmi daha önce de gördü! 23-01-2021 05:18 İnanılmaz proje: Cami Gençlik Kolları! 14-01-2021 04:17 Ömer Faruk'un 'KAOS'u (*) 18-12-2020 23:48 Millet İttifakı'nın durumu ve beklentiler 11-12-2020 03:40 Türkiye, Türkiye olalı böyle 'Devran' görmedi! 30-11-2020 05:23 Hedefteki lider: Kemal Kılıçdaroğlu 25-11-2020 22:09 İktidar yeni bir sayfa açabilir mi? 17-11-2020 01:49 Deprem vergisinin tuhaf hikâyesi 07-11-2020 02:34 Muhalif partiler olmasa memleket ne güzel... 02-11-2020 03:21 Seçim tartışması bu şartlarda biter mi? 23-10-2020 23:33 İktidar ülkeyi nereye sürüklüyor? 09-10-2020 21:45 Hukuku tuşa getiren HDP operasyonu 29-09-2020 15:35 "Samimi demokrasi" buysa... 22-09-2020 19:25 İçişleri Bakanı böyle davranamaz! 16-09-2020 01:19 Atlamayalım... Bahçeli bu defa idam istedi! 11-09-2020 02:51 Barış Atay'a saldırı geçiştirilemez! 05-09-2020 02:24 Müjde ve felaket: Karadeniz’in gazı ve seli 30-08-2020 00:55 İktidarın boş işleri 21-08-2020 03:39 'Nepotizm' dediğin böyle olur! 14-08-2020 03:19 Bugün CHP'den ayrılma ne anlama gelir? 08-08-2020 02:04 CHP'deki muhalefet ne diyor? 02-08-2020 02:48 AK Parti'yle nereye kadar? 24-07-2020 01:45 Muteber işadamı ve durmaksızın patlayan fabrikası 16-07-2020 02:51 İktidar, kıdem tazminatında IMF ile aynı noktada buluştu 08-07-2020 00:46 Ak Parti’nin "ince" hesapları 30-06-2020 02:31 Türkiye, Kürt sorununu kiminle çözecek? 22-06-2020 02:30 HDP'yi kapattırma sevdası 11-06-2020 23:20 Yine neler oluyor? 06-06-2020 00:53 Siyasette iki tıkanma 29-05-2020 23:56 Hayır, cüretleri cehaletlerinden değil! 15-05-2020 23:09 Kullanım süresi geçmiş suçlama 06-05-2020 20:50 Adalete ve eşitliğe uzak İnfaz Yasası 17-04-2020 23:31 Vebadan sonra Avrupa’da ne oldu? 14-04-2020 00:49 Salgınla mücadelenin üzerine düşen gölge 02-04-2020 20:56 Korona günlerinde siyaset 15-03-2020 01:28 Ömer Faruk'tan 'Aşk ve Ereksiyon Aşk'ı' 28-02-2020 03:05 Kavala şimdi de FETÖ’nün beyni ve finansörü mü oldu? 20-02-2020 23:42 Vesayet ve darbe tehlikesi hortladı mı? 18-02-2020 23:44 Siyasi ayağı ararken 11-02-2020 21:38 Kanal İstanbul tartışması ve son gerçekler 31-12-2019 18:03 Kamu yetkililerinin sorunlu zihniyeti 20-12-2019 18:59 Kanal İstanbul-3: Risk bombası! 14-12-2019 02:00 Türkiye ücretli geçişe zorlayabilir mi? * 08-12-2019 01:02 Kanal İstanbul hakiki bir ihtiyaç mı? * 03-12-2019 23:06 Bunu da gördük: Üniversiteye haciz! 25-11-2019 23:32 Dipsiz Göl’ün ölümü 17-11-2019 23:37 Otizmli çocuklara ayrımcılık 11-11-2019 00:57 Zor denklem! 02-11-2019 21:29 Yargı ve adalet krizi 08-10-2019 00:06 Bütün anneler birleşin! 29-09-2019 00:06 Sosyal medya ve 'Gariplikler' * 04-09-2019 16:17 İstanbul Belediyesi meğer kimleri finanse etmiş! 29-08-2019 21:57 Yine mi kayyım! 26-08-2019 21:57 HDP Diyarbakır Mitingi'nin düşündürdükleri 31-07-2019 21:54 Hedefteki adalet! 22-07-2019 21:53 Doğu Akdeniz krizi ve iklim değişikliği 20-07-2019 21:51 Ak Parti’de ayrılık rüzgârları 12-07-2019 21:50 Başkanlık tartışmasının ardında dış güçler mi var? 06-07-2019 21:49 Metamorfoz (başkalaşma) ve 23 Haziran Seçimi 28-06-2019 21:48 S-400'ler ve sol partiler 20-06-2019 21:47 "KHK uygulamaları ve Medeni Ölüm" 26-08-2019 21:45 Türkiye Gemisi 23-05-2019 21:43 #sanatçıyadokunma! 15-05-2019 21:41 İktidar, YSK kararı ve muhalefet 07-05-2019 21:38 Ortada kalan İttifak 02-05-2019 21:37 23 Nisan ve linç girişimi 25-04-2019 21:35 HDP bu seçimlerde ne yaptı? 18-04-2019 21:34 Ak Parti ülkeyi nereye sürüklediğinin farkında mı? 11-04-2019 21:33 Ak Parti mahallesinde adresini arayan uyarı 03-04-2019 21:32 Sıradaki kriz: S-400’ler 26-03-2019 21:29 Başkası Adına Konuşmanın Haysiyetsizliği * 15-03-2019 21:27 Zorlamayalım, “beka” seçimlere sığmaz! 07-03-2019 21:25 CHP manifestosu neler vaat ediyor? 27-02-2019 21:09 Ak Parti manifestoda ne diyor, ne demiyor? 14-02-2019 21:11 Seçilmişlerin meşruiyeti ve Venezüela 06-02-2019 21:23 Kaz Dağları'nda itiraz ve isyan! 26-08-2019 12:45
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Adana Demirspor00
  • 2Alanyaspor00
  • 3Antalyaspor00
  • 4Başakşehir FK00
  • 5Beşiktaş00
  • 6Fatih Karagümrük00
  • 7Fenerbahçe00
  • 8Galatasaray00
  • 9Gaziantep FK00
  • 10Giresunspor00
  • 11Hatayspor00
  • 12İstanbulspor00
  • 13Kasımpaşa00
  • 14Kayserispor00
  • 15Konyaspor00
  • 16MKE Ankaragücü00
  • 17Sivasspor00
  • 18Trabzonspor00
  • 19Ümraniyespor00
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Türkiye'de erken seçim ihtimali var mı?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum