Advert
Mehmet Ferah
Mehmet Ferah
Giriş Tarihi : 11-10-2020 20:56
Güncelleme : 11-10-2020 21:06

Gidenin ardından...

– Amcamın aziz hatırasına–

Onu son gördüğümde, iyice zayıflamış, nefes alışı zorlaşmıştı, ama bilinci her zamanki kadar sağlamdı. Konuşmaları bir filozofun ağzından çıkan sözleri kulaklara aksettirircesine derli toplu, dokunaklı ve saatlerce dinlenebilecek cümlelerden oluşuyordu.

Şartlar elverseydi de birlikte daha sık vakit geçirip daha çok sohbet edebilseydik. Ne var ki aramızdaki mesafe uzak, ilişkimiz istemediğimiz bir şekilde zayıftı. Son bir kez görüşebilmeyi çok istedim, olmadı, olamadı. Cenazesine dahi katılamadım.

Telefonla iletişim kurmayı oldum olası hiç sevmedim. İki ahize arasında sözler iletişim kursa da, duygular aynı etkide ulaşmıyor karşı tarafa. Bakışların ihtiva ettiği anlam olmadıktan sonra birçok söz kifayetsiz kalıyor, vücut dilinin anlatabileceği derecedeki derin manalar hep boşlukta asılı kalıyor. Tıpkı bu yazımda anlatamayacağım hissiyattaki gizli sözcükler gibi.

O ne ilk yitirişimdi benim, ne de son üzüntüm, gidenin ardından günlerce düşünüp maziye takılı kaldığım. Değerini yaşarken anladığım halde, hepimizin yaptığı gibi ifade etmek için zamana bırakmıştım. Ne yazık ki zaman bitmişti artık. Yine bir ukde kazınmıştı yüreğime, diğer ukdelerin ucuna siyah bir kurdeleyle eklenerek. Kimsenin bilmediği yaşamlarının birer ucunda, sessiz-sözsüz, birbirinden habersiz kendi içimizde, tek taraflı düşünceler biriktirdik yüreğimizin kıyılarında. Benzer sıkıntıları yaşatan akrabalarımızdan mustarip, benzer hayatları yaşamanın getirdiği sorunlardan dertli, benzer bir kaderi paylaşmaktan kendimizi alıkoyamadığımız için de hep anlardık birbirimizi. Çözüm meselenin içinde olurdu, lakin soyutlayamazdık, çekip çıkaramazdık kendimizi o arapsaçına dönmüş yumağın arasından.

Herkes gibi... Ülkedeki birçok insan gibi...

Asırlardır süregelen, tekdüze, katı, despotik aile ilişkilerinin örselediği bağlılıktan ziyade; zihin birlikteliğiyle oluşan, empatiyle güçlenen, sevgiyle pekişen ortak bir kavramımız vardı bizim: Özeleştiri yapabilmek. Aslında kim olduğumuzu, insanların bizi nasıl gördüğünü, nerede konumlandırdığını biliyor olmak.

Dışarıdan görünenin esasında içeride olandan farklı, içeride olanın dışarıya yansıyandan değişik olabileceğinin ayırdına varabilmek.

Yakınımızda olan insanlarla ne çok ortak noktamızın olduğunu anlayabilmek için onların uzaklaşması, zamanın ötesine geçip gitmeleri gerekiyor bazen. Müşterek hatıraların arasından süzülerek hayatı sorgulatan düşünceler başka zaman gün yüzüne çıkamıyor nedense.

Amcamla benim aramdaki ilişkiyi binlerce insanın da yaşayabileceğini, ama yine de bazı şeyleri düzeltmek için kimsenin mücadele etmeyeceğini biliyorum. Toplum olarak, katı kuralların girdabından kurtulmaya çalışsak da, çok daha önceden kurtulmaya çalıştığımız o girdaba yeniden düşeceğimizi biliriz. Girdap beklenendir, kaçınılmaz sondur ve kimsenin onu oluşturan tazyiki yok etmeye gücü yetmez.

Yaşarken yücelmeye layık olan adı, bana ait cümlelerin bulunduğu bir yerlerde geçsin diyerek, kâh bir ahde vefa, kâh gördükçe hatırlamak için ve toplumdaki kanayan bir yaraya parmak basmak üzere yazma gereği duydum.

Adı Naci Ferah'tı, amcamdı...

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Beşiktaş1838
  • 2Fenerbahçe1838
  • 3Gaziantep FK1834
  • 4Galatasaray1833
  • 5Hatayspor1831
  • 6Alanyaspor1830
  • 7Fatih Karagümrük1827
  • 8Trabzonspor1827
  • 9Göztepe1925
  • 10Antalyaspor1925
  • 11Yeni Malatyaspor1824
  • 12Sivasspor1823
  • 13Başakşehir FK1923
  • 14Konyaspor1822
  • 15Kasımpaşa1822
  • 16Çaykur Rizespor1821
  • 17Kayserispor1919
  • 18Gençlerbirliği1919
  • 19BB Erzurumspor1916
  • 20MKE Ankaragücü1815
  • 21Denizlispor1814
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Pandemide 2'nci dalga olur mu? Türkiye ne kadar etkilenir?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum