DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Gülçin Demirci
Gülçin Demirci
Giriş Tarihi : 01-08-2021 04:02
Güncelleme : 01-08-2021 04:39

Fırtına

Katil ve Kuki, birbirinden şirin iki kedi. Bir şekilde sesler çıkarıp uykumu kaçırdıkları için yatmadan önce onları kovalayıp kapımı kapatmayı tercih ediyorum. Kapı kollarına zıplayıp açma yeteneği geliştiren dişi kedi Kuki, son zamanlarda engel tanımaz oldu. Kapıları kilitlemek bir çözüm olabilirdi ama evdeki dış kapı hariç odaların anahtarları zamanın bir yerinde hatırlamadığım bir nedenle kaybolmuş. Kuki gelene kadar kapı kilitleme ihtiyacı hissetmediğim için anahtarların peşine düşmemiştim.

Geçen sene salgın dolayısıyla mart ayından itibaren uzunca bir süredir evde kapalı kaldığımızdan saate bakma alışkanlığım iyice körelmişti, zaman eskisi kadar önemli değildi. Kaçta yatağa gittiğimi hatırlamıyorum ama yatağa girer girmez uyumuştum. Sabaha karşı kapı, kovboy filmlerindeki bar kapıları gibi vurularak açıldı. Kuki önde, Katil arkada arzı endam ettiler, telaşla geziniyorlardı. Bir tür "kalk" emrine uymak icap etti. Uyku sersemi acıktıklarını düşünüp kalktım ve mutfağa yöneldim. Işığı açıp bahçeye bakınca küçük ağaçların devrildiğini, ortalığın kâğıt, naylon, dal kırıklarıyla dolduğunu gördüm. Telaşla üç sene evvel diktirdiğim erguvanı görmek için salonun penceresine koştum. Sapasağlam duruyordu. Sonra tekrar telaşla oğlumun odasına gittim. Kapıyı usulca açtım. Kulaklarında kulaklıklar, bilgisayar ekranına kilitlenmiş, bestesi üzerinde çalışıyordu. Fırtınanın farkında bile değildi. Beni de fark etmediğine göre, girdiğim gibi yavaşça odadan çıktım.

Ben önde, kediler arkada bütün evi bir kez daha dolaştık. Fırtına evimize zarar vermemişti. Bunu evin dört köşesine dikili çam ağaçlarına yordum. Çok severim çam ağaçlarını ama şimdi bir de "iyi ki varlar" eklendi bu duyguya.

Fırtınaya 'çocuksuz, kedisiz ve çam ağaçsız yakalanmamak ne iyi' diye düşünerek uykuya daldım.

Şimdi o küçük fırtınada yaşadıklarımı ve günlerdir ülkenin güneyini kasıp kavuran yangınları, yanan ağaçları, habitatları yok olan her türlü canlının yaşadıklarıyla karşılaştırıyorum. Can acıtan yüzlerce video, haber bombardımanı arasında köşeme çekilip düşünüyorum. Felaketin dehşeti kendimize yakınlığıyla doğru orantılı. Uzakta yaşanan felaketler sanki sadece izlediğimiz bir video gibi. Üzülüyoruz, ancak orada yaşayanların hissettiklerini hissedemiyoruz. Alelacele yardımlar yaparak vicdanımızı rahatlatıp bu karabasanın sona ermesini bekliyoruz. Böylesi bir felakette insanın yanında olması gereken iki şey olduğu sonucuna varıyorum: Dünyayı bu hale getiren insan olsa bile kurtaracak olanın da insan olacağına dair umut, yitirilen her değerin kendimize düşen kadarıyla tekrardan kazanılması için savaşma inadı.

Umudunuzu ve inadınızı asla yitirmemenizi dilerim.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Fenerbahçe716
  • 2Trabzonspor715
  • 3Altay715
  • 4Beşiktaş714
  • 5Hatayspor713
  • 6Konyaspor713
  • 7Alanyaspor713
  • 8Kayserispor711
  • 9Fatih Karagümrük711
  • 10Galatasaray711
  • 11Sivasspor79
  • 12Adana Demirspor79
  • 13Antalyaspor78
  • 14Gaziantep FK78
  • 15Başakşehir FK76
  • 16Kasımpaşa76
  • 17Yeni Malatyaspor76
  • 18Göztepe75
  • 19Giresunspor72
  • 20Çaykur Rizespor71
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Türkiye'de erken seçim ihtimali var mı?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum