DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Hakan Tahmaz
Hakan Tahmaz
Giriş Tarihi : 16-06-2021 02:47

Biden görüşmesi ve siyasi aymazlık

Bugünlerde dünyanın nabzı NATO Zirvesi'nin yapıldığı Brüksel'de atıyor. Son birkaç yıldır türbülansta olan NATO'nun gelecek 10 yılı masada. Donald Trump döneminde ciddi güç yitiren NATO'nun işlevi 79 madden oluşan sonuç bildirisiyle yeniden tanımlandı.

NATO Zirvesi'ni Türkiye için ayrıca daha bir önemli kılan, ABD seçimleri sonrasında uzun süredir beklenen Başkan Joe Biden'ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bu zirve sırasında görüşmesi oldu.

Erdoğan'ın, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Almanya başbakanı Angela Merkel, Hollanda Başbakanı Mark Rutte ve Yunanistan Başbakanı Kiriyakos Miçotakis ile de ikili görüşmesi, dış politikadaki sıkışmışlığı rahatlatma çabası hafife alınamaz.

Anlaşılan Başkan Donald Trump ile kan uyuşmasının getirdiği avantajla rahat sürdürülen ilişkilerin, yeni başkan döneminde aynı rahatlığa sahip olmayacağı çok açık. Dış politika sorunlarıyla ciddi başı ağrıyan ve sıkışan Türkiye'nin makas değişikliği göze çarpıyor.

Zirve öncesi yetkililer; iki liderin görüşmesinde Türkiye-ABD ilişkilerini ilgilendiren tüm konuların ele alınacağını açıkladılar. Bunları; Afganistan, Suriye, Libya, Doğu Akdeniz, Kıbrıs ve S-400 konu başlıkları ve bölgesel gelişmeler, hatta 24 Nisan Ermeni soykırımı olarak kamuoyuna yansıtılmıştı.

Toplam 48 dakika süren bir görüşmeden bütün bu başlıklarda ele alınmasının ve sonuçlandırılmasının imkânsızlığı ortadaydı. Cumhurbaşkanı çevresinin yaratılmak istediği beklentiye uygun bir sonuç çıkmadığı toplantı sonrası iki liderin açıklamasından çok net anlaşılıyor. Bunun değerlendirmesini sonraya bırakalım. Zaten NATO toplantısının ve ikili görüşmelerin sonuçlarının bütün boyutlarıyla ve yönleriyle açığa çıkmasının zamana ihtiyacı var. Şimdilik top taca atıldı.

Bu yazıda, NATO Zirvesi öncesinde Ankara'nın "Trumpcılıktan" "Bidencılığa" geçişte masaya sürdüğü Afganistan'a asker gönderme önerisi üzerinden durmak istiyorum. Bu Türkiye'nin içine yuvarlandığı çukurun çok açık ve somut göstergesi.

Afganistan'a daha fazla asker

Türkiye dış politikada abandone olmuş bir durumda. Bidencılığa adapte olma öncesinde, Mavi Vatan, Doğu Akdeniz ve S-400 konularında başarısızlığı açığa çıktı. Muhalefetin politikalarının ise ne olduğu bilinmiyor, alternatif politikaları olduğu da çok meçhul. İktidar, NATO'ya Afganistan'a asker gönderme önerisi yapıyor. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ne bağlı yerlerde bir dizi egemenlik ihlaline yol açan yeni siyasi ve askeri operasyonlar yapıyor. Muhalefet, bütün bunlara ilişkin sıradan bir itiraz cümlesi dahi kurmuş değil.

Ankara savaş ve çatışma bataklığında yüzmekte sınır tanımıyor. Askeri gücünü pazarlıyor. Bunu siyaset sanıyor. Ülkedeki muhalefet ise bu konuları duymazlıktan geliyor. Bunun nedeni ne olabilir? Milli politika aldatmacası bu olsa gerek. Üstelik Taliban'ın, Türkiye'nin bu konudaki önerilerini reddettiği, yani çatışma ve ölüm olasılığının arttığı koşullarda.

ABD Başkanı Joe Biden, Afganistan'dan askeri güçlerin çekilmesi işleminin 11 Eylül saldırısının yıldönümünde tamamlanacağını duyurdu, sonrasında Türkiye taşeronluğa aday oldu.

Türkiye halihazırda Afganistan'da 500 askerle yer alıyor. ABD askerlerinin çekilmesi sonrasında, Türkiye askerleri kalırsa, asker sayısının çoğaltılacağı görünüyor. Bunun için Savunma Bakanı Hulusi Akar "şartları olduklarını" açıkladı. Bunları "siyasi, mali ve lojistik destek" biçiminde sıraladı. Pentagon Sözcüsü John Kirby "havaalanındaki güvenliğin, uluslararası diplomatik varlığın sürdürülebilmesi için önemli olduğunu" açıkladı.

Bugünkü Afganistan, Amerika'nın eseri. 11 Eylül saldırısının yaşattığı şokla, Türkiye'nin de dahil olduğu uluslararası koalisyonu arkasına alarak bu ülkeyi işgal eden ABD, şimdi çekiliyor. Tabii devirdiği Taliban'a iktidar yolunu açacak bir anlaşmayla.

NATO ve ABD için paha biçilmez bir teklif, fakat Türkiye'nin talepleri karşılanabilir mi bilemeyiz. Zaten burada önemli olan Türkiye'nin Afganistan'da bekçilik önerisi, üstlenmek istediği misyon ve buna karşı sessizlik.

Hükümet, Türkiye'yi ciddi bir belaya bulaştırırken, izni Beyaz Saray'da arıyor. Taliban, hâkimiyetini güçlendirmek için her gün saldırılarını artırıyor. 20 yıldır yenilemeyen Taliban güçlerine karşı silah kuşanmaya niyetlenmek hiç akıl kârı bir iş değil. BM verilerine göre vilayet merkezlerinin tamamı hükümetin kontrolünde ama ülke topraklarının genelindeki üstünlük Taliban'da. Soru şu; bu duruma rağmen iktidara itiraz etmeden nasıl muhalif olunuyor? Hükümet, ABD'nin dış politika öncelikleriyle çakışmasıyla veya Afgan halkıyla kardeşlikle avunabilir; ya muhalefete ne oluyor?

Irak Kürt Bölgesel Yönetim bölgesinde ne oluyor?

Aynı soru Irak Kürt Bölgesel Yönetim topraklarında gerçekleştirilen siyasal ve askeri operasyonlar için de geçerli. Birleşmiş Milletler himayesindeki Mahmur kampına yapılan askeri operasyonun hukuksuzluğu ve kapsamı, Türkiye'nin hiçbir sorununun çözümüne hizmet etmiyor. Bunu yılların deneyiminin göstermesine rağmen, konu dahi edilmiyor. Terör ile mücadele bahanesinin ardından nereye sürüklendiğini bilmeyen bir muhalefetle karşı karşıyayız. Keza Kürt siyasal güçleri arasında çatışma çıkarma amaçlı girişimleri ve gelişmeleri, muhalefetin ve sivil toplumun sorun etmemesi, izah edilebilecek bir konu değildir. Kürtler arası çatışmayla, Kürtlerin siyasal etkisinin zayıflatılacağı beklentisiyle hareket etmek yanlış ve çıkmaz bir yoldur.

Her türlü çatışma ve savaş gerçeği öldürüyor, ahlaksızlığı derinleştiriyor. 21. yüzyılda bunun farkında olmayan bir muhalefet ve sivil toplum, muhalefet ve sivil toplum sayılmaz.

KDP'nin iç çelişkilerini ve YNK-KDP arasındaki gerilimleri değerlendirerek geliştirilen bu politikalar, sonuçta Kürt siyasal güçlerini zayıflatır, ancak aynı ölçüde bölge sorunlarını da derinleştiren ve kalıcılaştıran sonuçlar üretir. Türkiye, sorunlarını palyatif tedbirlerle öteleme siyasetiyle idare etmek durumundan çıkamaz.

Türkiye'nin son birkaç yıldır sınır dışındaki faaliyetlerine uluslararası camianın istekli veya isteksiz rıza göstermesinin, konjonktürel bir yaklaşım ve tutum olduğu, çok açık bilinen bir gerçektir. Yarını olmayan politikalardır. Kürt'ü Kürt'e kırdırma siyasetinin, Kürt nefretini büyütmekten bir sonuç üretemez.

Türkiye, içerde otoriter, bölgede işbirlikçi olmak yerine; içerde demokratik, bölgede emperyalist saldırgana direnerek güçlü bir ülke olabilir.

NELER SÖYLENDİ?
@
Hakan Tahmaz

Hakan Tahmaz

DİĞER YAZILARI Sivil toplum ve siyasi krizden çıkış 20-10-2021 00:39 10 Ekim katliamı, Davutoğlu, hakikat arayışı 13-10-2021 01:11 CHP'nin 'Kürt açılımı' ve Kobani 06-10-2021 01:09 HDP'nin deklarasyonu, yeni bir yol arayışı 29-09-2021 03:31 Kılıçdaroğlu'nun son çıkışı ve Kürt barışı 22-09-2021 02:39 HDP'siz ittifakın önü kapalı 15-09-2021 02:15 Görünürdeki yeni çözüm süreci değil 08-09-2021 03:59 Barış için bir şey yapmak 01-09-2021 04:13 Afganistan dersi-2 25-08-2021 03:11 Afganistan dersi, terörle mücadele masalı 18-08-2021 04:45 Yangın, bir arada yaşam ve demokratik siyaset hakkı 11-08-2021 00:44 Kaos planı ya da iktidarın aymazlığı 04-08-2021 03:46 Kürt, mülteci, göçmen karşıtlığı ve ırkçılık, nefret söylemi 28-07-2021 03:12 Türkiye'nin önündeki engelleri kaldırmak 20-07-2021 21:36 Erdoğan Diyarbakır'a yeni süreç için mi gitti? 14-07-2021 01:41 Yeni barış sürecinin zamanı 07-07-2021 01:38 'Çözüm Süreci' mi yargılanıyor? 30-06-2021 04:10 HDP'li Kürt Deniz'in öldürülmesi, 12 Eylül öncesi sağ-sol çatışması 23-06-2021 02:55 Biden görüşmesi ve siyasi aymazlık 16-06-2021 02:47 İstanbul'daki Suriyeli sığınmacılara yönelik algı ve tutumlar 09-06-2021 03:34 Muhalefetin HDP'ye biçtiği rol 02-06-2021 03:08 Türkiye'nin karanlık döneminde geleceğe yönelmek 26-05-2021 03:14 Yönetememe sorunu büyüyor 19-05-2021 02:23 Sedat Peker sahnedeyken Susurluk'u anımsamak 11-05-2021 21:22 Polis devleti olma yolundayız 04-05-2021 23:03 1915, Ankara'da HDP Davası 28-04-2021 02:30 HDP davası, savcının çekmecesindeki liste 21-04-2021 03:13 Siyasetin halleri ve emekli amiraller 14-04-2021 00:45 Darbe tartışması ve siyasetin dizaynı 07-04-2021 01:10 Çözüm projesi HDP'yi savunmak, Bilgen’in paylaşımları 30-03-2021 13:44 HDP'yi kapatmak ve milliyetçi hegemonik otoriterlik 24-03-2021 00:25 Muhalefete yeni bir yol haritası gerek 17-03-2021 01:42 28 Şubat dersleri, bugüne yansımalar 10-03-2021 02:42 İktidar ortaklarının HDP karşıtı mücadelesinin sonuçları 03-03-2021 03:31 Devlet ne zamandır eleştirilemez oldu 24-02-2021 01:39 Her yerde, her koşulda yaşatabilmek 17-02-2021 00:00 Boğaziçi, yeni anayasanın zamanının gelmediğini gösteriyor 09-02-2021 23:11 Güçlendirilmiş parlamenter sistem yol haritası 04-02-2021 04:56 Militanlaştırılan toplum ve krizden çıkış olasılığı 26-01-2021 23:12 ABD seçimleri, sorunlar, risk ve imkân 20-01-2021 02:41 ABD'deki faşizan kalkışma 13-01-2021 00:12 HDP'yi kapatmak ve seçmeni seçeneksiz bırakmak 06-01-2021 19:02 Roboski katliamı, bellek ve gelecek mücadelemiz 30-12-2020 01:23 Cumhur İttifakı'nın reform örneği ve algı yönetimi 23-12-2020 03:20 Türk siyasetinin bataklığı, 10 Aralık ve Barış Hakkı 15-12-2020 22:33 Çözümün / Barışın zamanı yok 08-12-2020 10:10 Artık AKP demek, aynı zamanda Bahçeli demek 02-12-2020 04:04 AKP'nin manevraları siyasal krizi çözemez 25-11-2020 05:55 Reform ya da yeni dönem 18-11-2020 03:22 ABD seçim sonuçları ve Kamala'nın seçilmesi 11-11-2020 01:12 Kabahatin büyüğü sende, fark et artık 04-11-2020 00:49 ABD seçimlerinin muhalefete öğretecekleri 28-10-2020 00:27 HDP'nin 8. yılı ve Bilgen’in çağrısı 21-10-2020 03:27 Babacan, Konya’da, Ankara’da konuşsa 13-10-2020 22:30 HDP'ye operasyon yeni süreç 07-10-2020 13:06 HDP'ye operasyonun farklı boyutu 29-09-2020 21:37 TTB ile dertleri 22-09-2020 18:42 Sağlık mı eğitim mi ikilemi olmaz 16-09-2020 00:57 Yeni Adli Yıl ve AİHM Başkanı Spano 09-09-2020 01:59 21. yüzyılda insan kalma mücadelesi 02-09-2020 02:09 Eksen değişmiyor, algı operasyonu sürüyor 26-08-2020 00:09 Barış için ezberlerimizi bozmalıyız 19-08-2020 02:49 Seçimler yaklaşırken CHP ve yeni arayışlar 11-08-2020 23:40 Fikri Sönmez'in bilinmeyen hikâyesi 05-08-2020 02:32 CHP'nin Genel Kurulu'na bir bakış 29-07-2020 01:40 Yeni Sistemi'nin İkinci Yılında Türkiye 22-07-2020 02:32 Ayasofya, Osmanlı Türkçülüğü 15-07-2020 02:28 Davutoğlu ile DİTAM Toplantısında Çözüm Süreci 08-07-2020 00:09 CHP kurultayı ve iç tutarlılık 01-07-2020 00:00 Barış, demokrasi mücadelesi ve adalet arayışı 24-06-2020 02:39 Barış ve Yürüyüş Hakkı 16-06-2020 23:33 Milletvekilleri neden tutuklandı? 09-06-2020 19:59 Korona günlerinde ırkçılık ve gezi 02-06-2020 22:47 İktidar koronavirüsü fırsata dönüştürmek istiyor 26-05-2020 23:23 İYİ Parti kavşakta 20-05-2020 00:47
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Trabzonspor921
  • 2Hatayspor919
  • 3Fenerbahçe919
  • 4Beşiktaş917
  • 5Fatih Karagümrük917
  • 6Galatasaray917
  • 7Alanyaspor917
  • 8Altay915
  • 9Konyaspor914
  • 10Adana Demirspor912
  • 11Kayserispor911
  • 12Gaziantep FK911
  • 13Sivasspor910
  • 14Başakşehir FK99
  • 15Antalyaspor99
  • 16Yeni Malatyaspor99
  • 17Göztepe98
  • 18Giresunspor98
  • 19Kasımpaşa96
  • 20Çaykur Rizespor91
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Türkiye'de erken seçim ihtimali var mı?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum