DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Yeşim Tektaşlı
Yeşim Tektaşlı
Giriş Tarihi : 02-06-2021 00:58

Almanya'da Yeşiller iktidar yolunda!

2017 Alman genel seçimlerinin yapıldığı gün, İstanbul'da ağırlıklı olarak Alman işadamları ve bürokratların katıldığı, seçim sonuçlarını birlikte izlemek için yapılan bir organizasyonda bulunanlar arasında anket yapıldı ve "hangi partiye oy verdiniz" veya "verirdiniz" diye soruldu.

Ve o günkü oylamada Yeşiller Partisi birinci parti çıkmıştı. Çok şaşırmıştım. İşadamları ve bürokratların 30-60 yaş arası olduğu bir yerde bu sonucu beklemiyordum.

Büyüdüğüm, okuduğum Almanya'da, Yeşiller Partisi, atom enerjisi mücadelesiyle başlayan bir süreçte, 1980 yılında kurulmuştu. Kendi sözleriyle, "Kadının doğal yeri ocak başında, eşcinsellerin ve mültecilerin ayrımcılığa uğradığı, havanın kurşun ve kurum dolu, yağmurun asitli ve şehirlerin beton kalelerine dönüştüğü" bir dönemde, bu zihniyete karşı mücadele için bir araya gelmişlerdi. O zamanlar direnişin ve ekolojik mücadelenin simgesiydiler, ancak büyük iki partinin elinde olan Alman siyasetinde birinci parti olmaları beklenemezdi.

İlk kurulduklarında reel siyasetten uzak görünseler de, 1983'te katıldıkları ilk genel seçimlerde 29 vekille meclis grubunu oluşturmayı ve savundukları değerler için gündem ve baskı yapmayı başardılar.

Almanya'nın birleşmesinden sonra, Doğu Almanya'da oluşan İttifak 90 partisi ile İttifak 90 - Yeşiller (Bündnis 90 - Die Grünen) partisinde birleştiler.

Ve 1998'deki genel seçimlerden sonra SPD ile ilk kez iktidar ortağı oldular. Altı yıl süren koalisyon yıllarında, ülkeyi birçok alanda çağdaşlaştırabildiklerini savunmakla birlikte, yapamadıkları için de özeleştiride bulunuyorlardı.

2010'dan sonra, birçok eyalette yerel yönetimler ortağı olarak, yerel siyaseti etkilemeye başladılar. Esnek olmaları sayesinde, gerektiğinde muhafazakâr CDU ile, gerektiğinde Die Linke (Sol Parti) ile koalisyon kurmaları, birçok eyalet yönetiminde etkin olmalarını sağladı. Ancak buna rağmen 2013 genel seçimlerinde % 8.4 ve 2017'de % 8.9 oy alarak Almanya oylarını artıramadılar.

Yeşiller'in birinci parti olabileceğini uzun süre kimse düşünmüyordu, ta ki CDU'nun muhafazakâr kalelerinden biri sayılan güney Almanya eyaletlerinden Baden-Württemberg'de Winfried Kretschmann oyların % 30'una ulaşıp eyalet başkanı olduğu güne kadar.

Burada CDU ile yürüttükleri uzun soluklu koalisyon ve başka eyaletlerde iki veya üç partili koalisyonları sayesinde, toplam on bir eyalet yönetiminde yer alma noktasına geldiler. "Dünyayı çocuklarımızdan sadece ödünç aldık" ilkesine sadık kalarak, diyaloğa açık, çözüm odaklı yaklaşımları ile yerel çalışmalarında seçmenlerin güvenini kazandılar.

Ocak 2018'de yeni seçilen genel başkanlar Annalena Baerbock ve Robert Habeck ile birlikte Yeşiller, yerelde elde ettikleri başarılarını genele taşımanın yollarını aradılar.

Nisan 2018'de başlatılan kapsamlı çalışma ve tartışmalarla, parti üyelerinin, uzmanların, STK temsilcilerinin ve vatandaşların görüşleri toplanmış ve yeni parti manifestosuna işlenmeye başlanmış. Ve parti, Mayıs 2019 Avrupa Meclisi seçimlerinde ilk kez Almanya genelinde % 20.5 oy oranına ulaşmıştır. Bu başarılarını, toplumun merkezine uzanıp ekolojik gelişim ve modernleşme projelerini halk ile görüşerek çözümler ürütmelerine bağlıyorlar.

Bu seçmenler, Avrupa Birliği'ne iklim değişikliğine karşı gerekli önlemlerin alınması ve tarım politikalarının değişmesi için güçlü sinyaller vermiş görünüyorlar. Allianz yöneticisi Katharina Lauff'a göre, "Avrupa seçimleri, iklim için gereken adımların artık atılması gerektiğini göstermektedir".

Haziran 2019'da ilk kez anketlerde Almanya genelinde birinci parti çıkmalarıyla birlikte, "bu başarı kalıcı mıdır" diye gözler Yeşiller'e çevrildi. Temkinli yaklaşan eş genel başkan Habeck, öncelikle hedeflerinin partiyi % 20 üstündeki seviyeye kalıcı olarak yerleştirmek olduğunu vurguladı.

28 Mayıs 2021 itibariyle, son anketlerin ortalaması alındığında, başarının devam ettiğini görmekle beraber, kendimize "Yeşiller artık iktidara mı yürüyor" diye sorabiliyoruz.

Bu başarı kalıcı mıdır?

Berlin Modern Liberaller Merkezi'nden Ralf Fücks'ün, Capital dergisindeki değerlendirmesi şöyle:

"Öncelikle bu seçim başarısı, iklim değişikliğinin artık kamuoyunun bir numaralı önceliği haline gelmesinden kaynaklanıyor. Avrupa seçimleri için konu tercihlerine ilişkin anketler de bunu gösteriyor. Geçen yıl farkındalıkta bir değişiklik oldu. İklim politikası yıllarca gölgede kaldıktan sonra artık kamuoyunun ilgi odağı haline geldi. Bunda 'Fridays for Future' adlı güçlü gençlik hareketinin rolü büyük. Bir dizi yeni bilimsel çalışma ve medyadaki iklim sorununa verilen yüksek tepkiler etkili oldu."

Ancak bunun da ötesinde, Yeşiller'in artık modern orta tabakanın Zeitgeist'ini temsil ettiğini, şehirli modern seçmenin partisi olduğunu söyleyebiliriz. Esneklik, kozmopolit bir siyasi duruş, daha liberal bir göçmen politikası, kadın eşitliği ve topluma çok kültürlü (multicultural) bir bakış, bu kesimi yansıtmaktadır. Uzun süredir gelişen bu toplumsal temel akım, artık siyasette etkin bir konuma gelmiştir.

Bu gerçekten Yeşiller'in başarısı mıdır, yoksa diğer partilerin başarısızlığı mıdır?

Bazılarına göre bu mevcut koalisyonun sıkıntılı gidişatının ve sosyal demokrasinin krize girmesinin sonucudur. Merkel'in ayrılışıyla CDU'nun (yani Union) daha kendine gelemediği ve ideolojik tükenmişlik görüntüsü verdiği söylenmektedir. Çevre Bakanlığı'nı yürüten SPD, yapmak istediği çalışmaları CDU yüzünden yapamadığından şikâyetçi olmakla beraber, bunun kendisine oy kaybettirdiğini görmektedir. Bunlara karşı Yeşiller, şehirli orta tabakanın Almanya'daki kültürel ağırlığının artmasıyla, siyasi ivme kazanmaktadır.

18-30 yaş gençler arasında % 50'den fazla oy almaları, gelecekte daha da güçlenmelerini sağlayabilir. 30-60 yaş arasında ise, Start-up-Girişimciler, bilişimciler ve ekolojik bilinci yüksek orta tabakanın oylarını alabilmektedirler. Ekolojik konuların ötesinde, bu seçmenler teknolojik gelişmelerin beklendiği yeni çağda sosyal demokrasinin yetersiz kalabileceğini ve daha kapsamlı sistem değişikliklerinin gerektiğini savunabiliyorlar. Örneğin Yeşiller'in seçmenlerinin % 80'den fazlasının desteklediği "temel gelir" talebi, Yeşiller'in yeni manifestosuna uzun vadeli hedef olarak dahil edilmiştir. Böylelikle Almanya'da "temel gelir"i programına dahil eden ilk büyük parti Yeşiller olmuştur.

Karşıtları, muhalefette yaptıkları çoğu önerilerini uygulamakta başarılı olamayacaklarını savunuyorlar. Ekolojik hedefleriyle uyumlu ekonomik ve sosyal politikalar üretemezlerse, başarısızlık riski yüksek görünüyor. Toplumun geniş desteğini almadan kalıcı reformlar yapmalarının mümkün olamayacağına dikkat çekiliyor. Ayrıca Yeşiller'in dış politikaları büyük bir soru işareti. Barış, insan hak ve özgürlükleri üzerine kurmaya çalıştıkları dış siyasetleri, Joschka Fischer'in Dışişleri Bakanı olduğu dönemlerde uygulamaları parti içinde çok tartışılmıştı. Yeşiller'in yüksek ideallerinin dış siyasetin çok yönlü dengeleri karşısında yetersiz kalabileceğinden endişe duyabiliyoruz. Ancak yine de, emek mücadelesinin kapitalizme karşı oluşturmayı başaramadığı dengeyi, acaba bu yeni nesil Avrupalı, iklim mücadelesiyle başarabilir mi diye kendime sormadan, ümitlenmeden edemiyorum.

Özellikle Yeşiller'in doğduğu Frankfurt şehrinde, 14 Mart 2021'de yapılan seçimlerde Yeşiller'in % 24.6 oyla birinci parti çıkması ve üniversite yıllarında birçok dernek çalışmalarında birlikte olduğum yakın arkadaşım Hilime Arslaner'in il genel meclis başkanı seçilmesi ve Almanların kullandığı tabir ile "Birinci Vatandaş" olması, beni çok mutlu etmiştir. Arslaner, vatandaşlarının % 54'ünün bir şekilde bir göçmen geçmişi olan bu kentte, kendisinin bu göreve seçilmesinin önemli bir simge olduğunu vurguluyor.

Koalisyon görüşmelerinin yoğun bir şekilde devam ettiği bugünlerde, kendisine soramadığımız bazı sorularımı bir sonraki yazımda sizlerle paylaşmayı umuyorum. Genel seçimlerde iktidar olabilecekler mi? Annalena Baerbock'un partinin şansölye adayı belirlenmesinde parti içinde nasıl bir süreç yaşandı? Alman siyasetinde kadınlar eşitliğe kavuştu mu ve bu nasıl sağlanabiliyor? Almanya'daki Türk kökenli seçmenlerin Yeşiller'e bakışı nasıldır? Ve Türkiye açısından önem arz eden, iktidar olmaları halinde nasıl bir dış siyaseti bekleyebileceğimizi merak ediyoruz.

Kendisini tekrar tebrik eder, görevinde başarılar dilerim!

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Trabzonspor1539
  • 2Konyaspor1426
  • 3Hatayspor1426
  • 4Fenerbahçe1424
  • 5Alanyaspor1524
  • 6Galatasaray1523
  • 7Başakşehir FK1422
  • 8Fatih Karagümrük1422
  • 9Beşiktaş1521
  • 10Adana Demirspor1520
  • 11Sivasspor1519
  • 12Antalyaspor1418
  • 13Altay1518
  • 14Gaziantep FK1418
  • 15Giresunspor1416
  • 16Kayserispor1416
  • 17Yeni Malatyaspor1413
  • 18Göztepe1411
  • 19Kasımpaşa1511
  • 20Çaykur Rizespor1410
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Türkiye'de erken seçim ihtimali var mı?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum