DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Atilla Aytemur
Atilla Aytemur
Giriş Tarihi : 16-01-2022 02:03
Güncelleme : 24-01-2022 04:57

Kemal Kılıçdaroğlu "helalleşme yolculuğuna çıkıyorum" diyeli iki ay oldu. 13 Kasım 2021 günü yayımlanan dört-beş dakikalık videoyla gündeme iktidar-muhalefet saflaşmasını aşan önemli bir sorunu taşıdı. Türkiye'nin yüz yıllık tarihinden geriye kalan büyük acılarla yüzleşme, kanayan yaraları sarma, mağduriyetleri giderme amacıyla sonu toplumsal barışa varacak bir "helalleşme" istedi:

"Çağrımın amacı toplumdaki fay hatlarını ortadan kaldırmaktır. Çünkü bu fay hatları üzerinden oy devşirmeye çalışıyorlar. Türk, Kürt, Alevi, Sünni fay hatları üzerinde siyaset yapıyorlar. Sorunları çözmek yerine daha da derinleştiriyorlar ve bunun üzerinden oy almayı hedefliyorlar. Bunu yaparken de toplumu kutuplaştırıyorlar, yaraları kanatıyorlar, kanırtıyorlar. Gerginliklerden, kutuplaşmalardan çoğunluk desteği sağlayıp iktidarda kalmaya çalışıyorlar. Bu siyaset tarzı ortadan kalkmalı. Bu amaçla fay hatlarını ortadan kaldırmak istiyorum. Çocuklarımıza, gelecek nesillere; kucaklaşmış, toplumsal barışı sağlamış, geçmişini kurcalayan değil geleceğini planlayan bir ülke bırakmak istiyorum."

Türkiye yaralı insanlar ülkesi. Kimi iktidarın bazı girişimleri oldu, ama hep sınırlı kaldı. Kılıçdaroğlu, ülkenin yakın geleceğinde adalete, özgürlüğe, insan haklarına ve hukuka dayalı, demokratik yeni bir siyasal rejimin ve toplumsal barışın inşası ihtimalini güçlü görüyor. Lakin, fay hatları etrafında kümelenen milyonların mağduriyeti son bulmadıkça eksik kalacağını da biliyor. Bunun için "helalleşme" çağrısı yaptı.

Ne ölçüde başarılı olacağını zamanla göreceğiz. Hep ötelenmiş, resmi anlatılarla üstü örtülmüş, gözlerden ırak tutulmaya çalışılan, kangrenleşmiş ağır sorunlarla yüzleşme zorunluluğunu gündeme getirmesi başlı başına kıymet taşıyor. Bunu hemen her kesimdeki geniş tepkiler ve yorumlar da gösterdi. Birkaç başlık altında bunları değerlendirmeye çalışacağım.

İktidar: "Dökme suyla değirmen dönmez"

AK Parti iktidarı, ortakları ve medyadaki trolleri, bu teklifin anlamını ve kapsamını bir yana bırakıp, doğrudan karşı çıkmayı tercih ettiler. CHP’nin tek parti dönemi, darbeler ve vesayet odaklarıyla ilişkisi ve başörtüsü yasağını öne çıkarıp, siyasi konsolidasyona başvurdular. O gelenekten gelen bazı sağduyulu kalemler önemli bir fırsat olarak değerlendirseler de, iktidar bloğunun tavrı şaşırtıcı olmadı. Özellikle "helalleşme" kavramının kullanılmasından rahatsızlık duydukları görüldü.

İddialar arasında CHP'nin milleti "salak" yerine koyduğu, halbuki özür borcu bulunduğu ve seçim hesabı güttüğü yazıldı, söylendi. Bu işten Kılıçdaroğlu'na ekmek çıkmayacağı, yayınladığı listenin "hileli" olduğu ileri sürüldü. Yıllar boyu devlet partisi politikası izleyenlerin inandırıcı olamayacağını, bu "siyasi açılım sepetinin", aslında "ABD'nin değirmenine su taşıdığı" yazıldı. Bir AK Parti temsilcisi de "helalleşme" kavramının kullanılmasını "dökme su ile değirmen dönmez" diyerek eleştirdi.

İktidar ve çevresi, Kılıçdaroğlu'nun seçim eşiğindeki bu çıkışının dindar seçmen kitlesinde yaratacağı etkiden çekinerek gözleri ne kutuplaşma, ne iç barış ve birlik görmeden karşı çıktılar. Üsluplarındaki "kızgınlık" ve konuyu yalnızca CHP'nin üzerine çekmeye çalışmaları dikkatten kaçmadı. AK Parti ve ortaklarının tavrı, bu hususta bir toplumsal mutabakatın oluşmasının kolay olmayacağını göstermesi bakımından da dikkat çekicidir.

Toplumsal barış umudu görenler

İnanç, etnik kimlik ve dil, Türkiye'de hep gerilim ve çatışma konusu oldu. Bu sorunların çoğulcu demokrasi, tanınma ve insan hakları bağlamında çözülmesini isteyenler ağır bedeller ödediler. Kılıçdaroğlu'nun önerisinden umutlanıp muhtelif yönlerini değerlendiren ve öneriler getirenlerin de farklı kesimlerden bu mücadelede yer alanlardan oldukları görülüyor. Ne var ki, katı kamplaşmanın taraflarıyla kıyaslandığında azınlıkta kalıyorlar. Aydınların geçtiğimiz yıllar içerisinde yaşadığı bölünme bu konuya da yansımış görünüyor. Kurum olarak CHP harekete geçer ve uygun zemin sunabilirse, bu çevrelerin konunun toplumsallaşması yönünde katkı sunmaya hazır oldukları anlaşılıyor.

Helalleşmeyi destekleyenler, hazırlığı titizlikle yapılmış, gerekli kurulları oluşturulmuş, kucaklayıcı dili iyi kurulmuş ve dar zamana sıkıştırılmamış kapsamlı bir süreç yaşanmasını istiyorlar. Merkezinde devletin bulunduğu benzer suç ve haksızlıkların tekrarlanmaması için, mağdurlara devletin teminat vermesi olarak tasarlanmasını gerekli görüyorlar. Kolay değil. Bu nedenle, ideolojik, politik değişim ve dönüşüm yaşanması istenirken, uluslararası ölçü ve tecrübelerin dikkate alınması öneriliyor.

Kılıçdaroğlu'nun son dönemdeki çabalarına rağmen, sırtında geçmişinin çok ağır yüklerini taşıyan CHP için bunu tarihi bir durum olarak değerlendiriyor ve şans tanınmasını istiyorlar. "Helalleşme" kavramını muhtelif boyutlarıyla, imkân ve güçlükleriyle tartışıyorlar. Bu kavramın dini bağlamının yaratacağı kavrayış darlığına dikkat çekiyorlar. Girişimin sadece bir çevreyle sınırlı tutulmayıp geniş ele alınmasını öneriyorlar. Kimileri de yaygın kabul gören "yüzleşme" kavramını teklif ediyor. Buna karşılık, helalleşme, hesap sorma ve devlet suçlarının saptanıp yargıya taşınmasından vazgeçme olarak görülmüyor. Gündemdeki ekonomik kriz gibi sorunları unutturacağı ise hiç düşünülmüyor. Hatta, demokratikleşme sürecini olumlu etkileyeceğinden, krizden çıkışı besleyeceği kanaatindeler.

Atatürk dönemine, tek parti yıllarına, darbeler ve askeri vesayet güçleriyle ilişki gibi konulara girilmeden anlamlı bir sonuç alınamayacağı belirtiliyor. Üstelik sorunun bunlardan ibaret olmadığı da vurgulanıyor. Partinin toplumsal desteğinin belli sınırlar içinde kalmasının konuyla doğrudan ilgili olduğuna da dikkat çekiliyor. Ulusalcı soldan, etnik milliyetçi ve katı laik çevrelerden gelen cesaret kırıcı tepkilere karşı durulması bu kesim için önem taşıyor. Girişim sabote edilmek istense dahi, ülke ve CHP için umut olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle de gündeme getiren Kılıçdaroğlu düşünsel düzey bakımından partisinden ileride görülüyor.

CHP ve çevresindeki hava

Helalleşme yolculuğuna çıkan kişi partinin genel başkanı ama CHP yöneticileri arasında kamuoyuna konuşan yegâne kişi galiba Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek. Eleştiri ve sorulara cevap vermek için gazeteci Fikret Bila'ya konuştu. Genel merkez yöneticileri dahil başkaca konuşan ve değerlendirme yapan kimseyi duymadık. Örgütler bu konuda etkinlik filan da yapmadı.

Bu önemli konuda Kılıdaroğlu'nun yalnız bırakılması göz ardı edilecek bir tavır değil. Belli ki bir problem var. Kimbilir, zamansız olduğu, hazırlık yapılmadığı, daha can yakıcı gündemler bulunduğu (ekonomik kriz gibi), CHP'nin kendi geçmişinin hedef tahtasına oturtulma ihtimalinin bulunduğu, "reddi miras" kuşkusunun doğduğu, bölünmeye yol açacağı, toplumda fazla bir ilgi görmeyeceği gibi düşünce ve itirazlar dillendirilmiş olabilir. Tuhaf bir suskunluk.

Bununla beraber, kamuoyuna sızan bilgilerden "helalleşme" çağrısının partinin Atatürkçü, ulusalcı ve katı laik tabanında heyecan değil, soru işaretleri yarattığını öğreniyoruz. Eski milletvekilleri, partiye yakın bazı yazarlar ise "Bu da nereden çıktı! Kılıçdaroğlu önce CHP içindekilerle helalleşmeli" diye yazdılar. Çağrıyla, "Cumhuriyetin ve CHP'nin temel ilkelerini hedef aldığını" iddia ettiler. 'Kuvayi Milliye'yi, Mustafa Kemal'i de buna dahil ettiler. Bazıları ise sorunların çokluğu nedeniyle torba yasaya benzettiler.

Kılıçdaroğlu'nun "CHP'nin yaptığı hatalar ve açtığı yaralara" atıfta bulunmasına "neymiş bu açtığımız yaralar" diyerek sert tepki gösterenler oldu. CHP'nin o kesimlere haksızlık yapmadığı belirtildi. "Helalleşme" sözünün CHP'nin peşini bırakmayacağı söylendi. Bu çağrıyla kim olduğu belirsiz bir grubun oyunu almanın hedeflendiği iddia edildi. Milyonlarca insanın halen acısını yaşadığı olaylara dair "tarihi olayların kendi zamanında değerlendirilmesi gerekir" şeklinde inanılmaz bir görüş ileri sürüldü. Buradan hareketle "Partiye tarihiyle birlikte sahip çıkılması, aksi takdirde kitle bağlarının kopacağı" iddia edildi. Anlaşıldığı kadarıyla, "reddi miras" tartışmasına işaret edilmek isteniyordu. Daha dikkat çekici olan, başka birçok olayda olduğu gibi, "helalleşme" konusunda da bazı önerilerde bulunan demokrat ve sol eğilimli özgürlükçü bazı aydınların ve bilim insanlarının "liboş takımı" denilerek hedef alınmasıydı.

Gelinen noktadan bakıldığında, Kemal Kılıçdaroğlu iddialı bir şekilde konuyu siyaset arenasına getirip onca tartışmaya yol açmışken, CHP Genel Merkezi ve yerel örgütleri "helalleşme yolculuğu" konusunda bir türlü harekete geçmiyor ve toplumsallaşması için çaba göstermiyorlar.

Şalom Gazetesi yazarı Bahar Feyzan'ın dolaylı aktarımına dayanan bir haberde (9 Aralık 2021), "Kemal Kılıçdaroğlu'nun helalleşmeyi olgunlaştırmadan kamuoyuna açıkladığı için pişman olduğu" iddia ediliyor. Yeterli hazırlık yapılmadığı düşünülebilir ve muhtemelen de doğrudur. Ancak caydırıcı olan bu muydu? Asıl faktör, CHP yöneticileri ve örgütün bu politikayı yeterince benimsememesi, eleştirellikle kayıtsızlık arasında bir pozisyonu tercih etmesi gibi görünüyor.

Halbuki Türkiye yaralarını sarma konusunda uzun zamandır böyle cesaretli bir adıma ihtiyaç duyuyordu. Siyasal şartların ve yakın geleceğin iyimser bir dönüşüm için umut verdiği bir ortamda bu hayırlı gelişmenin başlamadan bitmemesini dileyelim.

NELER SÖYLENDİ?
@
Atilla Aytemur

Atilla Aytemur

DİĞER YAZILARI SADAT ve iktidar 25-05-2022 03:36 Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu davası 27-04-2022 03:09 Adil seçim ve seçim güvenliği sorunu 14-04-2022 22:45 AK Parti'nin son umudu 21-03-2022 22:53 Ukrayna'nın işgaline sosyalistler nasıl bakıyor? 05-03-2022 00:42 Aysel Tuğluk 20-02-2022 01:59 Muhteşem Süleymaniye'ye perde çekmek! 11-02-2022 01:28 Millet İttifakı'nın performansı ve beklentiler 02-02-2022 10:23 'Sosyal Kaynaşma ve Kürtler: Coğrafi Farklılıklar' * 22-01-2022 22:22 16-01-2022 02:03 Sevgili arkadaşımız Saffet Uygur'u kaybettik 06-01-2022 02:34 Ayhan Bilgen'in 'yeni' yolu 29-12-2021 03:56 Vakit tamam; yeni ekonomiye geçiyoruz! 19-12-2021 00:50 Sosyalistlerin ittifak halleri 03-12-2021 23:27 Durmayan dolar ve duruşma 23-11-2021 02:32 Muhalefetin ayak sesleri... 20-11-2021 22:45 İktidar, hangi dala elini atsa elinde kalıyor! 11-10-2021 01:22 Ali Babacan, DEVA ve yakın gelecek 01-10-2021 04:18 Hedef muhalif belediyeler 25-09-2021 23:34 Edremit vakası 18-09-2021 03:23 Sosyal medyayı susturma yasası! 12-09-2021 02:08 Türkiye, Afganistan'da ne kazandı? 01-09-2021 04:04 Afgan halkı ne yapsın! 26-08-2021 02:21 CHP, göçmen ve sığınmacılara farklı bakmalı 17-08-2021 02:57 Yangın dersleri 10-08-2021 01:47 Muhalefetin Cumhurbaşkanı Erdoğan sonrasına hazırlıkları 13-07-2021 05:29 Validebağ Korusu'na dokunmayın! 01-07-2021 00:57 HDP'ye yapılanlar ve yaklaşan seçimler 23-06-2021 03:48 Ezgi Mola'nın isyanı 09-06-2021 03:49 İktidar ve çürüme 01-06-2021 00:54 CHP Raporu'nun işaret ettiği çöküntü! 19-05-2021 02:06 MHP'nin şiddet dili ciddi riskler barındırıyor 12-05-2021 00:12 Emniyet genelgesi: Uydurma suç 01-05-2021 21:22 'Eylem Planı' neden heyecan yaratmıyor! 13-03-2021 00:59 Başarısız Gara operasyonu ve hedefteki HDP 25-02-2021 22:54 Boğaziçi'ndeki iktidar kuşatması 06-02-2021 01:59 Selahatttin Demirtaş ve Erol Katırcıoğlu 01-02-2021 04:03 Türkiye, bu filmi daha önce de gördü! 23-01-2021 05:18 İnanılmaz proje: Cami Gençlik Kolları! 14-01-2021 04:17 Ömer Faruk'un 'KAOS'u (*) 18-12-2020 23:48 Millet İttifakı'nın durumu ve beklentiler 11-12-2020 03:40 Türkiye, Türkiye olalı böyle 'Devran' görmedi! 30-11-2020 05:23 Hedefteki lider: Kemal Kılıçdaroğlu 25-11-2020 22:09 İktidar yeni bir sayfa açabilir mi? 17-11-2020 01:49 Deprem vergisinin tuhaf hikâyesi 07-11-2020 02:34 Muhalif partiler olmasa memleket ne güzel... 02-11-2020 03:21 Seçim tartışması bu şartlarda biter mi? 23-10-2020 23:33 İktidar ülkeyi nereye sürüklüyor? 09-10-2020 21:45 Hukuku tuşa getiren HDP operasyonu 29-09-2020 15:35 "Samimi demokrasi" buysa... 22-09-2020 19:25 İçişleri Bakanı böyle davranamaz! 16-09-2020 01:19 Atlamayalım... Bahçeli bu defa idam istedi! 11-09-2020 02:51 Barış Atay'a saldırı geçiştirilemez! 05-09-2020 02:24 Müjde ve felaket: Karadeniz’in gazı ve seli 30-08-2020 00:55 İktidarın boş işleri 21-08-2020 03:39 'Nepotizm' dediğin böyle olur! 14-08-2020 03:19 Bugün CHP'den ayrılma ne anlama gelir? 08-08-2020 02:04 CHP'deki muhalefet ne diyor? 02-08-2020 02:48 AK Parti'yle nereye kadar? 24-07-2020 01:45 Muteber işadamı ve durmaksızın patlayan fabrikası 16-07-2020 02:51 İktidar, kıdem tazminatında IMF ile aynı noktada buluştu 08-07-2020 00:46 Ak Parti’nin "ince" hesapları 30-06-2020 02:31 Türkiye, Kürt sorununu kiminle çözecek? 22-06-2020 02:30 HDP'yi kapattırma sevdası 11-06-2020 23:20 Yine neler oluyor? 06-06-2020 00:53 Siyasette iki tıkanma 29-05-2020 23:56 Hayır, cüretleri cehaletlerinden değil! 15-05-2020 23:09 Kullanım süresi geçmiş suçlama 06-05-2020 20:50 Adalete ve eşitliğe uzak İnfaz Yasası 17-04-2020 23:31 Vebadan sonra Avrupa’da ne oldu? 14-04-2020 00:49 Salgınla mücadelenin üzerine düşen gölge 02-04-2020 20:56 Korona günlerinde siyaset 15-03-2020 01:28 Ömer Faruk'tan 'Aşk ve Ereksiyon Aşk'ı' 28-02-2020 03:05 Kavala şimdi de FETÖ’nün beyni ve finansörü mü oldu? 20-02-2020 23:42 Vesayet ve darbe tehlikesi hortladı mı? 18-02-2020 23:44 Siyasi ayağı ararken 11-02-2020 21:38 Kanal İstanbul tartışması ve son gerçekler 31-12-2019 18:03 Kamu yetkililerinin sorunlu zihniyeti 20-12-2019 18:59 Kanal İstanbul-3: Risk bombası! 14-12-2019 02:00 Türkiye ücretli geçişe zorlayabilir mi? * 08-12-2019 01:02 Kanal İstanbul hakiki bir ihtiyaç mı? * 03-12-2019 23:06 Bunu da gördük: Üniversiteye haciz! 25-11-2019 23:32 Dipsiz Göl’ün ölümü 17-11-2019 23:37 Otizmli çocuklara ayrımcılık 11-11-2019 00:57 Zor denklem! 02-11-2019 21:29 Yargı ve adalet krizi 08-10-2019 00:06 Bütün anneler birleşin! 29-09-2019 00:06 Sosyal medya ve 'Gariplikler' * 04-09-2019 16:17 İstanbul Belediyesi meğer kimleri finanse etmiş! 29-08-2019 21:57 Yine mi kayyım! 26-08-2019 21:57 HDP Diyarbakır Mitingi'nin düşündürdükleri 31-07-2019 21:54 Hedefteki adalet! 22-07-2019 21:53 Doğu Akdeniz krizi ve iklim değişikliği 20-07-2019 21:51 Ak Parti’de ayrılık rüzgârları 12-07-2019 21:50 Başkanlık tartışmasının ardında dış güçler mi var? 06-07-2019 21:49 Metamorfoz (başkalaşma) ve 23 Haziran Seçimi 28-06-2019 21:48 S-400'ler ve sol partiler 20-06-2019 21:47 "KHK uygulamaları ve Medeni Ölüm" 26-08-2019 21:45 Türkiye Gemisi 23-05-2019 21:43 #sanatçıyadokunma! 15-05-2019 21:41 İktidar, YSK kararı ve muhalefet 07-05-2019 21:38 Ortada kalan İttifak 02-05-2019 21:37 23 Nisan ve linç girişimi 25-04-2019 21:35 HDP bu seçimlerde ne yaptı? 18-04-2019 21:34 Ak Parti ülkeyi nereye sürüklediğinin farkında mı? 11-04-2019 21:33 Ak Parti mahallesinde adresini arayan uyarı 03-04-2019 21:32 Sıradaki kriz: S-400’ler 26-03-2019 21:29 Başkası Adına Konuşmanın Haysiyetsizliği * 15-03-2019 21:27 Zorlamayalım, “beka” seçimlere sığmaz! 07-03-2019 21:25 CHP manifestosu neler vaat ediyor? 27-02-2019 21:09 Ak Parti manifestoda ne diyor, ne demiyor? 14-02-2019 21:11 Seçilmişlerin meşruiyeti ve Venezüela 06-02-2019 21:23 Kaz Dağları'nda itiraz ve isyan! 26-08-2019 12:45
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper Lig Ahmet Çalık SezonuOP
  • 1Trabzonspor3881
  • 2Fenerbahçe3873
  • 3Konyaspor3868
  • 4Başakşehir FK3865
  • 5Alanyaspor3864
  • 6Beşiktaş3859
  • 7Antalyaspor3859
  • 8Fatih Karagümrük3857
  • 9Adana Demirspor3855
  • 10Sivasspor3854
  • 11Kasımpaşa3853
  • 12Hatayspor3853
  • 13Galatasaray3852
  • 14Kayserispor3847
  • 15Gaziantep FK3846
  • 16Giresunspor3845
  • 17Çaykur Rizespor3836
  • 18Altay3834
  • 19Göztepe3828
  • 20Yeni Malatyaspor3820
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Türkiye'de erken seçim ihtimali var mı?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
webmaster forum