Siyaset
Giriş Tarihi : 18-12-2020 07:28   Güncelleme : 21-12-2020 01:35

'Vefat sayılarını niye Bakan açıklıyor, niye Bilim Kurulu açıklamıyor?'

Olay TV canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP lideri Kılıçdaroğlu, "Niye siyasetçi vefat sayılarını açıklıyor? Bilim Kurulu var. Niye açıklamıyor? Bilim Kurulu üyeleri arasında bir çelişki varsa, hangisi doğruyu söylüyor, biz bilmiyoruz. Ama Bakan, Saray'dan aldığı talimatla açıklamalar yapıyor. Bu açıklamalar inandırıcı değil" dedi.

'Vefat sayılarını niye Bakan açıklıyor, niye Bilim Kurulu açıklamıyor?'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Olay TV'de katıldığı canlı yayında soruları yanıtladı.

Covid-19 tablosunda bugün yer alan vefat sayısına ilişkin bir soru üzerine Kılıçdaroğlu, gerçek vefat sayılarının resmi rakamdan daha fazla olduğunu öne sürdü. Rakamın düşük gösterilmek istendiğini belirten Kılıçdaroğlu, iktidarın halka doğru bilgileri vermemesinin kabul edilemeyeceğini söyledi.

Gelişmiş ülkelerin Türkiye'nin verdiği bilgilerin doğru olmadığını bildiğini iddia eden Kılıçdaroğlu, "Niye siyasetçi vefat sayılarını açıklıyor? Bilim Kurulu var. Niye açıklamıyor?" sorusunu yöneltti.

"Bakan, Saray'dan aldığı talimatla açıklamalar yapıyor"

Kılıçdaroğlu, Bilim Kurulu adına yanlış bilgiler deklare edildiği zaman orada görev alanların buna itiraz etmesi, gereği yapılmıyorsa da çekilmesi gerektiğini ifade etti.

Danışma kurulunun bir sözcüsü olması gerektiğinin altını çizen Kılıçdaroğlu, "Bilim Kurulu üyeleri arasında bir çelişki varsa, hangisi doğruyu söylüyor, biz bilmiyoruz. Ama Bakan Saray'dan aldığı talimatla açıklamalar yapıyor. Bu açıklamalar inandırıcı değil, çünkü bizim söylediğimiz rakamlar 11 büyükşehirde" diye konuştu.

"Denklemin bir ucunda kamu sağlığı var, diğer ucunda da ekonominin yaşatılması gereği var. Bunlar arasındaki denge nasıl bulunur?" sorusuna Kılıçdaroğlu, "15 gün, 20 gün veya 1 ay kapattığınızda piyasa, ekonomi duracak. Buna devletin katkı vermesi lazım" yanıtını verdi.

Kılıçdaroğlu, sanayiciye, esnafa, çiftçiye, sendikaya devletin, "Benden ne istiyorsunuz" sorusunu yöneltmesi gerektiğine değindi.

Ekonomik Sosyal Konsey'den söz eden kimsenin olmadığını dile getiren Kılıçdaroğlu,"Covid-19 çıktığında çağrı yaptım, 'Ekonomik Sosyal Konseyi süratle toplayın, bir araya gelin. Bir sorun. Siz hangi sorunları yaşıyorsunuz? Devlet olarak biz bu sorunları çözmek için ne yapabiliriz?' Aklın yolu bir. Yapmadılar" şeklinde konuştu.

"Kayıplar, vakalar açısından Avrupa'da birinci duruma geldik"

"Salgının yayıldığı belli oldu, bir gün içinde hasta sayısı meğer üç katmış. Siz olsanız ne yaparsınız?" sorusuna Kılıçdaroğlu, şu cevabı verdi:

"Derhal Ekonomik Sosyal Konseyi toplarım. 'Arkadaş, durum çok ciddi, şu anda biz, kayıplar, vaka sayıları açısından Avrupa'da birinci duruma geldik. Bir önlem almamız lazım. Biz hükümet olarak bu önlemi aldığımızda sizin için hangi sorunlar çıkacak ve bizden ne bekliyorsunuz?' Ama şunu unutmamanız gerekiyor. Bu iş tek başına devletin bütçesiyle, yani ortaya çıkacak ekonomik sorunların tek başına devletin bütçesiyle karşılanması çok zor. Bu gerçeği de anlatacak ona, 'Şu kadar borcumuz var, topladığımız vergi bu kadar, şu kadar sorun yaşanıyor. Ne yapmalıyız?' diye soracak. Diyecek ki hatta, 'Bir gün size izin vereyim, bizim dışımızda siz kendi aranızda oturun, konuşun, bir görüş birliğine varın, neyi çözmemiz gerekiyorsa bana gelin'. Sermaye kesimi ya da iş dünyası ne kadar katkı verir vermez, bilmiyorum. Ama her türlü imkânsızı aşmak mümkün. Merkez Bankası orada, parayı basarsınız, 56 milyar bastınız, 156 milyar basın ama topluma güveni vereceksin. Bu güveni verdiğiniz takdirde sorun çözülür. Ekonomik Sosyal Konsey'de işçisi, işvereni, esnafı, çiftçisi geldi konuştuk, kararlar aldık. derhal parlamentoda grubu olsun olmasın siyasi partilerin genel başkanlarını davet ederim."

"Niye yönetemiyorlar? Çünkü hiç kimsenin karar alma iradesi yok"

Hükümetin Covid-19 sürecini yönetemediğini savunan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Niye yönetemiyorlar? Hiç kimse karar alacak pozisyonda değil. Ne Sağlık Bakanı, ne Hazine Maliye Bakanı. Hiç kimsenin karar alma iradesi yok. Bir kişinin iradesi var, o da Erdoğan. Sayın Erdoğan'a buradan çağrı yapalım: Ekonomik Sosyal Konseyi topla. Ekonomik Sosyal Konseyi topladıktan sonra bu işle ilgili bakanların yanında olsun, sorunu yaşayanları bir dinlesinler, hangi çözümleri beklediklerini de dinlesinler. Sonra Bakanlar Kurulu oturur konuşur, bu talepleri biz nasıl karşılayabiliriz, ne kadar karşılayabiliriz. Bunu yapalım, bunu yapsınlar. Hâlâ tablo iyi bir tablo değil."

"Erdoğan'ın neden 13 uçağı var? Bu bir israf"

Ekonomide ne tür reformlar beklediğine ilişkin bir soruya karşılık Kılıçdaroğlu, "Reform yapamazlar. Yapmalarını çok isterim. Merkez Bankası'nın bağımsızlığını sağlayacaklar mı? 'Merkez Bankası'nın bağımsızlığını yeniden inşa edeceğiz' diye bir şey söyledi mi? Diğer bağımsız kurumlarla ilgili onların bağımsızlığını sağlayacaklar mı? Hayır" dedi.

"Ekonomik veriler bizim vatandaşlara saydam bir şekilde aktarılıyor mu? Sosyal Güvenlik Kurumu'nun açığı ne kadar?" sorularını yönelten Kılıçdaroğlu, bütçenin açıkları karşılayamayacak durumda olduğunu söyledi. İsrafı olağan karşılayan bir yönetim olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, "Erdoğan'ın neden 13 uçağı var? Bu bir israf" dedi.

İsrafın devleti itibarsız kılan temel olgu olduğuna değinen CHP lideri Kılıçdaroğlu, "Yaşamı boyunca itibar eksikliğini hisseden kişiler, devletin malvarlığını güç olarak kabul edip kendilerine itibar kazandırdıklarını sanırlar" ifadesini kullandı.

Kılıçdaroğlu, "İsraf nedir? Örnek vereyim. Milletvekilliğinden emekli oluyorsunuz. Bir, iki, üç, dört, beş kurumdan da ayrıca aylık alıyorsunuz. Dışarıda milyonlarca işsiz, aç insan var. O parayı niye oraya vermiyorsunuz?" diye sordu.

Kılıçdaroğlu, "Devletten elde ettiğiniz haksız gelirle hasenat işi mi olur. Bu ahlaki değil. Dinimize, inancımıza aykırıdır. Kendin çalışırsın, alın terinle para kazanırsın, oradan hayır yaparsın, eyvallah" değerlendirmesinde bulundu.

"Erdoğan kibirli bir insan, o kibir aşağıya da aynı ölçüde yansıyor"

Şehit babasına verilen maaş tartışmalarına ilişkin bir soru üzerine Kılıçdaroğlu, şehit ailelerine verilmek üzere halkın 52 milyon lira bağış yaptığını hatırlatarak, "52 milyon lirayı vermediler, 192 lira veriyorlar. Peki o 52 milyon lira ne oldu?" dedi.

Tek adam rejiminde devlette liyakat olmayacağını, her şeyin bir kişiye sorulduğunu aktaran Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Doğu Akdeniz'de, Libya'ya giden bir gemimizi durdurdular, 4 saat Ankara'dan yanıt beklediler. Sonra Roma Büyükelçisi'nin ricası üzerine bir saat daha beklediler. Gemi aranacak, helikopterle inilecek, bizim Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları kelepçelenecek ve gemide arama yapılacak. 5 saat kimse Erdoğan'a ulaşamadığı için indiler, arama yaptılar. Türkiye için hayati bir konu. Eğer bilgi gelmiş, 4 saat içinde kendisine ulaşılamamışsa, görevden alması lazım o bakanı. Niye almıyor? Sen Türkiye'yi rezil ettin. Niye almıyor? Alması lazım. Devletin itibarını sıfırladılar. Erdoğan kibirli bir insan. Dolayısıyla o kibrin aşağıya da aynı ölçüde yansıdığını düşünüyorum."