Gündem
Giriş Tarihi : 24-01-2021 06:34   Güncelleme : 30-01-2021 00:30

Silahlı saldırıya uğrayan Özdağ’dan Soylu’ya tepki: 'Skandal'

Silahlı ve sopalı saldırıya uğrayan Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun saldırılara ilişkin açıklamasına tepki göstererek, "Daha zanlıların ifadesi alınmadan İçişleri bakanı Sayın Soylu’nun olayı 'tepkisel' diye nitelendirmesi tam bir skandaldı" dedi.

Silahlı saldırıya uğrayan Özdağ’dan Soylu’ya tepki: 'Skandal'

Geçtiğimiz günlerde Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, Yeniçağ Gazetesi Ankara Temsilcisi Orhan Uğuroğlu ve KRT TV programcısı Avukat Afşin Hatipoğlu Ankara’da saldırıya uğramıştı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, saldırılara ilişkin yaptığı açıklamada, "tepkisel" olduğunu ifade etmişti. 

Twitter hesabından yaptığı paylaşımlarla Soylu'ya sert tepki gösteren Özdağ'ın, açıklamaları şöyle: 

  • Siyaset şiddeti önlemek, ülke sorunlarını konuşarak çözmek için vardır. Siyasetçinin tek silahı sözleridir. Sözün sustuğu / susturulduğu yerde siyaset biter, şiddet tırmanır, konuşmanın, diyaloğun yerini kavga alır.

  • Bir yerde siyasetçiler, gazeteciler susturulmaya çalışılıyorsa orada söz bitmiş, kavga başlamış demektir. Bu ülke suni kavgalardan çok çekti. Seçmeni tutma adına toplumu birbirine düşman edecek politikalar izlendi. Bir yerde şiddet varsa ülkeyi yönetenlerin de bunda büyük sorumluluğu vardır.

"Sayın Soylu'nun olayı 'tepkisel' diye nitelendirmesi tam bir skandaldı"

  • Onun için şiddet niye var sorusu biraz da siyasetçilerle ilgilidir. Evimin önünde saldırıya uğradım, bunun savunulacak, herhangi bir gerekçe ile meşrulaştırılacak bir yanı yoktur. Siyaset yaptığım, bütün dikkatimi söze verdiğim için saldırıya uğradım.

  • Bu tip olayların olmaması, -olay sonrası- ilgili ve yetkili olanların tutumlarına bağlıdır. Birçok siyasetçi arayarak veya bizzat gelerek geçmiş olsun dileklerini ilettiler, hepsine teşekkür ediyorum. Lakin daha zanlıların ifadesi alınmadan İçişleri bakanı Sayın Soylu'nun olayı 'tepkisel' diye nitelendirmesi tam bir skandaldı.

"Gönül isterdi ki en sert tepkiyi Sayın Soylu göstersin, ama tam tersi oldu"

  • Sn. Soylu ile beraber uzun Yıllar AK Parti'de görev yaptık, 15 Temmuz’a beraber direndik, bu söz, olayı bağlamından çıkaran, örgütsel arka planını görmezden gelen bir sözdü. İşte saldırganları cesaretlendiren de budur. Gönül isterdi ki en sert tepkiyi Sayın Soylu göstersin, ama tam tersi oldu.

"Saldırganların adresi bellidir... Yönlendirenler, kışkırtanlar bellidir"

  • Şiddeti meşrulaştıran, ona gerekçeler arayan her yol şiddetin büyümesine, yaygınlaşmasına hizmet eder. Saldırganların adresi bellidir. Yönlendirenler, kışkırtanlar bellidir. Gereği yapılmadığı takdirde bu saldırılar devam edecek, Türk siyaseti giderek daha çok itibarsızlaşacaktır. Siyaset yapanlar peşinen eleştiriyi, tenkidi kabul ederek bu işe soyunurlar. Eleştirinin olmadığı yerde ne demokrasi ne siyaset vardır. Sadece alkışın ve sükutun olduğu yerler dikta ile yönetilen ülkelerdir.

"İçinden çıktığım bir camiadan böyle bir saldırı beklemiyordum"

  • Konuşanı susturmak veya susturmaya çalışmak demokrasiyi hazmetmemek, eleştiriden korkmaktır. Sadece suçlular, fikri derinliği olmayanlar muhalefetten ve eleştirilmekten korkarlar. Böyle bir saldırı bekliyor muydum? Hayır beklemiyordum. En azından içinden çıktığım bir camiadan beklemiyordum. Ağırıma giden de budur!

  • Milliyetçilik milletin sözcüsü, tercümanı, vicdanı olmayı gerektirir. Körü körüne parti veya lider bağlılığının milliyetçilikle veya herhangi bir dava ile alakası yoktur. Bu bir kişinin hırslarına, ihtiraslarına bağlanmak, kula kulluk etmektir.

"Hem alakamız yok deyip hem de aleyhte kampanya yürütmek saldırının adresini gösteriyor"

  • Olayın çapı büyüyünce bu defa aynı çevreler -belden aşağı- vurmaya başladılar. Kem söz, sahibinin seviyesini gösterir. Bu seviye ile politika yapmak intihar etmektir. Aslında tüm bu iddialar zımnen şahsıma yapılanları üstlenmektir. Hem alakamız yok deyip hem de aleyhte kampanya yürütmek yapılan saldırının adresini göstermektedir.

  • Şunu ifade etmekte fayda var, siyasetçi halkın tercümanıdır. Siyasetçi susarsa halk susmuş olur. Kimse merak etmesin, siyaset de siyasetçi de susmayacak. Türk siyaseti er geç bu zihniyeti tasfiye edecektir.