Siyaset
Giriş Tarihi : 27-10-2021 00:05   Güncelleme : 20-11-2021 21:59

Kılıçdaroğlu'ndan tezkere eleştirisi: TÜGVA'cıları gönder Suriye'ye

Irak ve Suriye’ye sınır ötesi operasyon yetkisini iki yıl daha uzatan tezkereye ilişkin partisinin grup toplantısında konuşan CHP lideri Kılıçdaroğlu, "Bizim askerlerimiz şehit olsun istiyor beyefendi. Neden garibanın evladı, çocuğu orada şehit olsun? Komando marşı söyleyen TÜGVA'cılar var. Gönder kardeşim onları Suriye'ye, başkomutanı da Bilal Erdoğan olsun" dedi.

Kılıçdaroğlu'ndan tezkere eleştirisi: TÜGVA'cıları gönder Suriye'ye

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

Kılıçdaroğlu, sınır ötesi operasyon yetkisini Meclis Genel Kurulu'nda iki yıl daha uzatan Irak ve Suriye tezkeresine ilişkin, "Torba tezkere dönemi başlattılar. Biz senin her dediğinin altına mühür mü basacağız? Tezkereler gelirdi, terörle mücadele konusunda bilgi verilirdi. Herkesi papağan gibi görme alışkanlığı var ama biz CHP'yiz" dedi.

"Soruyorum; 33 askerin şehit edilirken sen ne yaptın? Koşa koşa Putin'in ayağına gittin. Neden garibanın evladı, çocuğu orada şehit olsun?" diye soran Kılıçdaroğlu, "Komando marşı söyleyen TÜGVA'cılar var; gönder kardeşim onları Suriye'ye. Başkomutanı da Bilal Erdoğan olsun. Hiçbir askerimizin, evladımızın burnu kanamasın. Biz hiçbir askerimizin ve polisimizin Suriye'de şehit olmasını istemiyoruz" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satırbaşları şöyle:

Çok ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğumuzu ben de biliyorum; esnafımız da, vatandaşımız da. CHP olduğu sürece hiç kimse endişeye kapılmasın. Bu ülkenin demokrasisini büyütmek, gelirini büyütmek gibi tarihi bir görevimiz var. Bu görevin başındayız.

"Sağlık çalışanlarına her türlü olanağı sağlayacağız"

Bir sağlık çalışanının 36 saat çalışması demek, kadro eksikliği var demektir. Dışarıda atama bekleyenleri neden atamıyorsunuz? Var olan kadroları kimler boş tutuyor? 2 Temmuz günü bakan, 'Atama bekleyen sağlıkçıları atayacağız' dedi, ne oldu? 740 bin sağlık çalışanı atama bekliyor. İnsanı robot olarak gören bir anlayış olabilir mi? Sağlık çalışanlarına sesleniyorum; yurtdışına gideceğim diye bir telaşa kapılmayın. Sizlere her olanağı sağlayacağız, bütün sağlık çalışanlarını başımızın üzerinde taşıyacağız.

"Dünyada hastanesi olmayan tek ordu, Türk ordusu"

Serhat şehri Kars'a gittim. Son 20 yıldır kan kaybına uğruyor. Gezdiğim her yerde ceplerim 'ne olur bana iş bulun' kâğıtlarıyla doldu. Ekonomik açıdan ülkede kan kaybı olduğunda, en çok kan kaybı da kimsenin görmedikleri, uzakta gördüğü yerlerde oluyor.

Jandarma Uzman Çavuş Burak Tortumlu terörle mücadelede yaralandı. Helikoptere alındı, Erzincan Mengücek Gazi Araştırma Hastanesi'ne getirildi. Helikopterin ineceği yer yoktu. Başka bir yere iniyor, ambülans yok. Arkadaşları müdahale ediyor, taşıyor ve arkadaşımız şehit oluyor. Sorumlusu kim? Eskiden askeri hastaneler vardı. Örneğin GATA vardı. Bu askeri hastaneler neden kapatıldı? Hangi gerekçe ile kapatıldı? Dünyada hastanesi olmayan tek ordu, Türk ordusu. Terörle mücadelede muharebe alanında iyi yetişmiş doktor doğrudan müdahale etmesi gerekirken, o alanda hekim bırakmadınız. Askeri hastaneleri açacağız diye söz verdiler, açmadılar. 'İçeride FETÖ'cüler vardı' dediler. E Saray'a bak. Baktığın zaman FETÖ'cü ordusu görürsün, o zaman sarayın sesi bile kalmazdı. İktidarımızda ilk bir hafta içinde askeri hastanelerin tamamı açılacak.

"Gazi arkadaşlarım, Saray sizin yanınızda değil, beşli çetenin yanında"

15 Temmuz gazisi için 'Tırnağı kırılsa gazi sayacağız' dedi. Vücudunda mermi var, sen bunu nasıl gazi saymazsın? Gazilere söz veriyorum. Az kaldı geliyor gelmekte olan. Çözeceğiz; inançla, kararlılıkla çözeceğiz. Bu işin siyaseti mi olur?

7 aydır MHP'nin verdiği kanun teklifi bekliyor. 20 bin asker ve polis, gazi sayılmıyor. Gazi saymıyorlar ama biz onları gazi sayıyoruz. Gazi arkadaşlarım 'Saray kimin yanında' diye soruyorsanız, sizin yanınızda değil, ben size söyleyeyim, beşli çetenin yanında.

Parlamentoda milliyetçi geçinenler bunu bilmiyorlar, Saray'dan emir alacaklar. Ne zamandan beri milliyetçiler birilerinden talimat, emir alır?

"İktidar çiftçilerimize sırtını dönmüş vaziyette"

Besici kardeşlerime sesleniyorum; bu iktidar Batı'nın çiftçisine çalışıyor. Size sırtını dönmüş vaziyette. Yem hammadesine dışarıdan 58 milyar dolar ödemişiz. Sonra dalga geçiyor; cep telefonun var mı? Elinden gelse onu da alacak. Tam bir ahlaksız siyaset algısıyla karşı karşıyayız.

9 milyar 171 milyon doları ithalata ödemişiz. 7 milyar 365 milyon dolar canlı hayvan ithal etmişler, buna ödemişler. 373 milyon 215 bin dolarlık küçükbaş hayvan ithal etmişiz. 1 milyar 433 milyon dolar kırmızı ete ödemişiz.

Türkiye'yi 'gri listeye' aldılar. Terörü finanse eden kaynaklara göz yumuyorsunuz açıklaması yaptılar. Türkiye Cumhuriyeti'nin itibarını ayaklar altına almaya bu hükümetin ne hakkı var?

"Apartman görevlisi kaç lira alıyor, biliyor musun?"

'Her evde araba var' diye bir şey söylemiş bu şahıs. Buna mı göz diktiniz? Arabası var diye zengin sanıyor. Kaç lira vergi ödediğini biliyor musun sen? Acaba o şahıs, 'yaşam kalitesi' diye bir şeyi biliyor mu? Apartman görevlisi kaç lira alıyor, biliyor musun? O insanların rutubet içinde yaşadığını biliyor musun? Bilmiyorsan git, Güngören'e bak, onlar sana anlatsın.

"Türkiye Cumhuriyeti tarihinde asgari ücret, açlık sınırının altına düşmemişti"

(Büyükelçiler açıklaması) Türkiye böyle bir rezaleti yaşamadı. Olayı nasıl düzeltebiliriz diye gece gündüz çalıştılar. Peki dolar ne oldu? Fatura, 83 milyonun sırtına yüklendi. Cumhuriyet tarihinde böyle garip bir yönetime tanık olundu mu? Bir devlet, bir kişinin iki dudağına teslim edilemez.

Dolar her 10 kuruş arttığında vatandaşın sırtına gelen yük 24 milyar Türk Lirası... AK Partili ve MHP'li kardeşlerime sorayım; Memleketi bu hale kim getirdi?

Elektriğe son 1 yılda 3 kez, doğalgaza 8, benzine 10, mazota 9, LPG'ye 7 kez zam yapıldı. Mutfak tüpüne bir yılda yüzde 42 zam yapıldı. Domatese gelen zam yüzde 70, tavuk eti yüzde 68, patates yüzde 58. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde asgari ücret, açlık sınırının altına düşmemişti.

"33 askerin şehit edilirken sen ne yaptın? Koşa koşa Putin'in ayağına gittin"

Torba tezkere dönemi başlattılar. Biz senin her dediğinin altına mühür mü basacağız? Tezkereler gelirdi, terörle mücadele konusunda bilgi verilirdi. Herkesi papağan gibi görme alışkanlığı var ama biz CHP'yiz. Senin her dediğine 'evet' deseydik, o zaman ayrı parti niye kuruyoruz? MHP senin her dediğine 'evet' diyebilir, biz Milli Kurtuluş Savaşı geleneğinden gelen bir partiyiz.

Suriye'yle savaş değil, Suriye'yle barışacağız. Karşılıklı büyükelçilikleri açacağız. Daha fazla mülteci istemiyoruz, sığınmacı istemiyoruz. Bunu öngören bütün düzenlemelere karşıyız. Biz hiçbir askerimizin ve polisimizin Suriye'de şehit olmasını istemiyoruz.

Soruyorum; 33 askerin şehit edilirken sen ne yaptın? Koşa koşa Putin'in ayağına gittin. Biz bütün komşularımızla barışacağız. Ortadoğu barış ve işbirliği projesini hayata geçireceğiz.

"Gönder kardeşim TÜGVA'cıları Suriye'ye"

Bizim askerlerimiz şehit olsun istiyor beyefendi. Neden garibanın evladı, çocuğu orada şehit olsun? Komando marşı söyleyen TÜGVA'cılar var; gönder kardeşim onları Suriye'ye. Başkomutanı da Bilal Erdoğan olsun. Hiçbir askerimizin, evladımızın burnu kanamasın.

"Sen önce kendi toprağına, vatanına bak"

Uyuyan hücrelere neden müdahale etmiyorsunuz? Sen önce kendi toprağına, vatanına bak. Bu tezkerede ayrıca yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunması var, bu ne ne demek? Bahçeli'ye soruyorum! Söyle bakalım, milliyetçi sen misin biz miyiz? Ruh sağlığı sorunlu olan birisine devlet teslim edilemez.

Yabancı askerler Türkiye'ye geliyor. Yabancı askerlerin potinlerinin Türkiye Cumhuriyeti topraklarını çiğnemesini istemiyoruz. Çıkarın bunu tezkereden. Vatanseverseniz bu rezilliğe son verin. Taliban kuvvetlerini mi getireceksin? ABD'liler mi, Almanlar mı? Kimi çağıracaksın sen?