Siyaset
Giriş Tarihi : 07-04-2021 01:36   Güncelleme : 11-04-2021 01:33

Kılıçdaroğlu'ndan 'darbe' tartışmasına tepki: Millet de yemiyor bunları

CHP lideri Kılıçdaroğlu, 104 emekli amiralin yayınladığı bildirinin ardından başlayan darbe tartışmalarına ilişkin, Erdoğan'a hitaben, "Sen çıkıp en başta 'Lozan da, Montrö de bizim güvencemizdir' desen bir şey olmayacak. Niye sesini çıkarmıyorsun? 'Bunlar darbeci.' Yok kardeşim, millet de yemiyor bunları. Millet 'Ben açım, dükkân kapalı, ne diyorsun?' diyor" ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu'ndan 'darbe' tartışmasına tepki: Millet de yemiyor bunları

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM'de düzenlenen grup toplantısında konuştu. 

Sözlerine koronavirüsle mücadeleye ilişkin değerlendirme yaparak başlayan Kılıçdaroğlu, "Hep beraber sağlık çalışanlarını alkışlıyoruz. Günün 24 saati çalışıyorlar, çocuklarını bile görmüyorlar. Hayatlarını feda ediyorlar. Hayat kurtarmak için hayatlarını feda eden insanların elleri öpülmez mi arkadaşlar? Bir istekleri vardı, Covid-19 dolayısıyla hayatını kaybedenler için meslek hastalığı olsun. Bunu yapmadılar. Vicdan yok mu sizde?" ifadelerini kullandı.

"Dayısı olana ambülans hazır, peki ya garibana?"

Bu süreçte çok sayıda sağlık çalışanının hayatını kaybettiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Şu soruyu sormak gerekir; bütün bunların sorumlusu kim? Bu ülkeyi yöneten kim? Bu ülkenin yönetiminde söz sahibi olan kim? Her vatandaşımın sormasını istiyorum. Her vatandaşımız yeri geldiğinde 'Dur arkadaş' diyebilmeli" dedi.

Kılıçdaroğlu, daha sonra Aslı Özkısırlar'ın ölümünü hatırlatarak şöyle devam etti:

Aslı Özkısırlar. Bu genç kızımız 21. yüzyılda hastanede yatak bulamadığı için hayatını kaybediyor. 'Bay Kemal' sorumlu diyecekler. Beyefendi bu işin sorumlusu sensin sen, sen yönetiyorsun bu ülkeyi. Dayısı olana ambülans hazır, peki ya garibana? 'Dostlarımızla iktidara geleceğiz' diyoruz. Bizim dostlarımız halktır halk, garibanlardır.

"Kongreler yaptılar, defalarca söyledik yanlıştır diye"

Bakın değerli arkadaşlar. Tuttular ta Karadeniz'den başladılar kalabalık kongrelere. Yaa, yanlış bu arkadaş. Kongreler yaptılar, defalarca söyledik yanlıştır diye. Sorsunlar gazetecilere; CHP'nin kurultayı nasıl oldu? Kurultayı yapmadan önce Sağlık Bakanlığı'na yazı yazdık 'Kongremizi nasıl yapalım?' diye. Cevap verdiler, kapalı alanda yapmayacaksınız, sosyal mesafeyi koruyacaksınız diye. Şimdi söyleyin bakalım devleti kim adaletle yönetir, kim vatandaşlarına değer verir. CHP gelse iktidarı yönetebilir mi diyorlar. Bal gibi de yönetir, açlık olmaz, sefalet olmaz.

Bilim Kurulu'na eleştiri: "İktidar sizin dediğinize uymuyorsa, çekileceksin oradan"

Salgın süreciyle ilgili Bilim Kurulu'nu da eleştiren Kılıçdaroğlu, "Bir de Bilim Kurulu var. Ne dedikleri, söyledikleri belli değil. 4 Nisan itibariyle ABD'yi geçtik vaka sayısında. Dün 193 kişi hayatını kaybetti. Nasıl yönetiliyor bu ülke? Bilim Kurulu hikâye tamamen. Hiçbirisinin bilim ile ilgisi yoktur. Bilim Kurulu dediğin, senin dediğin kurallara iktidar uymazsa, izzeti ikbal ile çekileceksin oradan. Tam tersi oluyor. Bilim Kurulu ayrı havada, Sağlık Bakanı ayrı telden çalıyor. Allah aşkına kendinize Bilim Kurulu demeyin yaa, bilime ayıp. Saray ise kaç kişi ölürse ölsün diyor" diye konuştu.

"193 kişi hayatını kaybetmiş, bunların umurunda değil"

Kılıçdaroğlu, bunun bir faturası olduğunu belirterek şöyle devam etti:

Kime çıkıyor bu fatura? Saray ve beslemelerinin durumu çok iyi. Beş ayrı yerden maaş alıyorlar. Vergi de ödemiyor bunlar. O da başka kurumlar tarafından ödeniyor. Sarayda lale devri yaşanıyor. Bir elleri yağda, bir elleri balda. 193 kişi hayatını kaybetmiş, insan gece uyuyamaz yaa. Bunların umurlarında değil. Bekledikleri tek şey ceplerini doldurmak. Bunların derdi o, tefecilere çalışıyorlar. Beşli çete de memnun hayatından. Peki esnafın, manavın, taksicinin, apartman görevlisinin, simitçinin, bunların durumu nedir? Saray biliyor mu? Sarayın umrunda bile değil. Bin lira verdim idare edin. Sen bir ay geçin bakalım. Sen bin liraya para bile demiyorsun. Senin gözünün önünde Amerikan doları var.

"Her 100 metrede bir dükkân kapatıldığını görüyoruz"

Arkadaşlarımızı illere gönderiyoruz. Isparta'da esnaf diyor ki, 'Ramazan'da kapatıyoruz'. Senin en çok kazanacağın dönemde kapatan kim? CHP de kongre yaptı. Bir kişinin burnu kanadı mı? Sağlık sorunu yaşadı mı? Hayır. Her 100 metrede bir dükkân kapatıldığını görüyoruz. Geçinemiyor adam. Kirayı ödeyemiyor. Saray'dakiler bunu biliyor mu? Bilse ne olur? Onun gözünde esnaf yok ki zaten. 'Nasılsa vururum ensesine tokatı, alırım oyu' diyor. Bu esnaf sana sandıkta hesabı soracak, ben bunu biliyorum.

"Emekli ikramiyelerini en az 1500 lira yapacağız"

Kılıçdaroğlu, daha sonra emeklilere seslenerek şunları kaydetti:

İki maaş ikramiye alman için verdiğimiz mücadeleyi düşün. Emekliyi öyle bir hale soktular ki, gramla et alıyorlar. Emekli ikramiyelerini en az 1500 lira yapacağız. İstanbul'da Nişantepe'ye gittim. Erdoğan'ın gidip orayı görmesi lazım. Afrika'da değil orası, Türkiye'de. Altında uçakların var, hiçbir padişaha nasip olmayacak şekilde sarayların var. Milletin perişanlığını görmüyor musun? 2002 yılında en düşük emekli aylığıyla 7 çeyrek altın alınabiliyordu, şimdi 2 çeyrek alınabiliyor.

"Gençlerin elinden alınan bütün hakları kendilerine iade edeceğiz"

Genç işsizlik sorununa da değinen Kılıçdaroğlu, "Ya gençlerimiz? İşsizler. Bunların hali ne olacak? Gençlere sözüm var, sizin elinizden alınan bütün hakları size iade edeceğiz ve tamamını telafi edeceğiz" dedi.

Boğaziçi protestosu: "Sevgili gençler, talimatı verene dikkat edin"

Boğaziçi Üniversitesi'nde Prof. Dr. Melih Bulu'nun ocak ayında rektör olarak atanmasıyla başlayan protestolara ilişkin değerlendirmede de bulunan Kılıçdaroğlu, "Zulüm var. Zulümle yönetiyorlar. Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri... Silah var mı, yok? Saldırı mı var, yok? Boğazını sıkıyor. 'Talimat geldi.' Sevgili gençler, talimatı verene dikkat edin. Sizin nefesinizi kesiyorlar, boğazınıza biniyorlar. Neden gençlere haklarını arıyor diye bir korku, kaygı içindeler" diye konuştu.

"Cevabını veremiyorsa sarayın bekçisine söylesin, o cevap versin"

Kılıçdaroğlu, Merkez Bankası'yla ilgili olarak ileri sürülen 'rezervler azaldı' iddiası için de, "Sordum, 128 milyar dolar nereye gitti? Bu sorunun cevabını almış değiliz. Cevabını veremiyorsa sarayın bekçisine söylesin, o cevap versin. Bizim için fark etmez. 128 milyar dolar nereye gitti diye soran Merkez Bankası Başkanı'nı neden görevden aldınız?" ifadelerini kullandı.

"Ben milliyetçiliğin ne demek olduğunu Bahçeli'ye de göstereceğim"

Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye de şu sözlerle yüklendi:

Onun tek derdi var, sarayın bekçiliğini yapmak. Ülkücü kardeşlerime şunu söylemek isterim. Hiç meraklanmayın, ben milliyetçiliğin ne demek olduğunu Bahçeli'ye de göstereceğim, dünyaya da göstereceğim. Ben saray beslemelerine asla itibar etmeyeceğim.

Emekli amirallerin bildirisi: "Yok kardeşim, millet de yemiyor bunları"

Kılıçdaroğlu, 104 emekli amiralin Montrö Boğazlar Sözleşmesi'yle ilgili yayınladığı bildirinin ardından başlayan tartışmalarla ilgili olarak ise şu değerlendirmede bulundu:

Çiftçinin derdi dile gelmesin, işsizlik sorunu konuşulmasın, milletin dikkatini bir yere çekelim... Koro halinde, zaten bunlar daha önce TV'lerde söylendi. Sen çıkıp en başta 'Lozan da, Montrö de bizim güvencemizdir' desen bir şey olmayacak. Niye sesini çıkarmıyorsun? 'Bunlar darbeci.' Yok kardeşim, millet de yemiyor bunları. Millet 'Ben açım, dükkân kapalı, ne diyorsun?' diyor. Ne darbesi yaa? Ya bunlar emekli, dünyanın neresinde emekli darbe yapmış? Bu kadar saçmalığı Türkiye Cumhuriyeti hiç görmedi.

"Erdoğan'ın bu sözünü tutacağım"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir açıklamasına da değinen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

Hep Erdoğan'ı eleştiriyorum, biraz da övelim yaa. 'Kendi dirayetsizliğiniz, iş bilmezliğiniz yüzünden ülkeyi krizden krize sokuyorsanız bu vatanı satmaktır' diyor. Erdoğan'ın bu sözünü tutacağım. İktidar olduğumuzda bu vatan hainlerinin hepsinden hesap soracağım.