Siyaset
Giriş Tarihi : 24-11-2021 03:08   Güncelleme : 29-11-2021 02:50

Kılıçdaroğlu: Saat başı zam geliyor, vatandaş nasıl geçinecek?

Partisinin grup toplantısında konuşan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, "Fiyatlar artıyor, herkes birbirini suçluyor. Her gün, saat başı zam geliyor. Peki açlık sınırı 2988 lirayken bu vatandaş 2825 lirayla nasıl geçinecek? Saraydakiler bunu biliyor mu?" dedi.

Kılıçdaroğlu: Saat başı zam geliyor, vatandaş nasıl geçinecek?

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu.

Ekonomide gelinen son durumu değerlendiren Kılıçdaroğlu, gıda sektöründeki esnafın da mağdur olduğunu söyledi.

"Marketlerde saat başı etiket değişiyor"

"Marketlerde etiketlerin saat başı değiştirildiğini, insanların artık satış yaptıklarında kâr elde edemediğini" söyleyen Kılıçdaroğlu, gıda sektörünün bütün bileşenleriyle bir araya geldiğini, üreticinin elindeki malı satmaktan tedirgin olduğunu, aynı malı, sattığı fiyattan tekrar alamayacağını düşündüğünü belirtti.

Gıda sektöründeki esnafın, "Hükümetin birinci önceliği üreticiyi korumak olmalı" dediğini aktaran Kılıçdaroğlu, "Eğer üreticiyi koruyamazlarsa açlık krizi ile karşı karşıya kalabiliriz, üreticinin korunması lazım" dedi.

Esnafın, denetlemeyle, baskıyla fiyatların düşmeyeceğini anlattığını kaydeden Kılıçdaroğlu, "Siz üretimi çözeceksiniz, piyasaya mal vereceksiniz. İnsanlar ürün alacak ve ürün bolluğu olacak. Fiyatların düşmesi için bunun olması lazım. 'Gıda sektöründe eğer tedarik zincirinde bir kopuş olursa fiyatları kontrol edemezsiniz' dediler. Bu zincirin koptuğunu ifade ettiler" diye konuştu.

"Hal esnafını terörist mi ilan edeceksin? Önce dönüp kendine bak"

Tarım ve Orman Bakanlığı'nın kasım verilerine göre gübre fiyatlarını paylaşan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

Bu çiftçi ne yapacak? Siz kalkıyorsunuz çiftçiyi, marketçiyi, halciyi suçluyorsunuz. Dolar tırmandıkça Türk Lirası karşısında bunlar artıyor. Adam zarar mı etsin? Fiyatlar mecburen artacak. Baskı ile mi fiyatı düşüreceksin? Terörle mi fiyatı düşüreceksin? Hal esnafını terörist mi ilan edeceksin? Önce dönüp kendine bak. Türk Lirasını eriten kim? Hal esnafı mı, çiftçi mi, bakkal mı? Sorumluluktan kaçıp sorumluluğu vatandaşa yüklemeye çalışıyorlar. Bir haftadır et fiyatları düştü. Çünkü sütten zarar ediyorlar. Bütün inekleri kesime gönderdiler. 'İneği yok edersen danayı bulamazsın'; bu cümle onlara ait.

Bir vatandaşın, istikrarın olmadığı bir ülkede, fiyat istikrarının sağlanamayacağını ifade ettiğini aktaran Kılıçdaroğlu, "Esnaf, 'Her gün ürün fiyatı değişir mi? Her gün ürün fiyatı değişirse ortada bir sorun vardır. İktidarın buna eğilmesi lazım, soruna eğilmiyor, bizi suçluyor. Ben bu işte suçlu değilim ki. Aldığım malın üzerine makul bir kâr koyup satıyorum' diyor. Birisi, 'Tarım Bakanlığı kaldırılırsa bu sorun çözülür' dedi. 'Et ve Süt Kurumu, engel kurumuna dönüşmüş durumda' dedi. İnekleri gönderdi kesime, çocuklarımıza süt içiremeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

"Açlık sınırı 2988 lirayken bu vatandaş 2825 lirayla nasıl geçinecek?"

Kılıçdaroğlu, karnabahar, patates, tavuk eti, patlıcan fiyatlarının arttığını, ancak asla asgari ücretin bu kadar artış göstermediğini ifade etti.

14 milyon asgari ücretli ve aylık geliri asgari ücretin üçte biri civarında olan 7 milyon 587 bin 123 kişi olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Peki açlık sınırı 2988 lirayken bu vatandaş 2825 lirayla nasıl geçinecek? Saraydakiler bunu biliyor mu? Türkiye'de yoksulluk sınırı 10 bin 335 lira, asgari ücret 2988 lira. 'Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nu toplayın. Bu kadar büyük zamlar geldi. Bu insanlar geçinemiyor. Toplayın ve fiyatı makul bir düzeye çekin' dedik. Yapmadılar. 'Toplayacağız. Yapacağız' dediler. Yılbaşını bekliyorlar, zaman kazanmaya çalışıyorlar" değerlendirmesinde bulundu.

"Mutfaklardaki yangını söndürmemiz gerekiyor"

Kılıçdaroğlu, ziyaretlerinin ardından 6 maddelik bir öneri sunduğunu anımsatarak, "Sayın Erdoğan, bu 6 maddeyi uygularsan senin de oyun artacak, vatandaş sana güven duyacak, ama benim için senin oyunun artıp artmaması değil, mutfaklardaki yangını söndürmemiz gerekiyor. O insanlar bizim insanlarımız, bu evlatlar bizim evlatlarımız" dedi.

"İktidara geldiğimizde göreceksiniz ki uğradığınız o zararı telafi edeceğiz"

CHP'li belediyelerin kooperatiflerle işbirliği yaptığını dile getiren Kılıçdaroğlu, çoğunluğu kadın kooperatifleri olan kooperatiflerin ürettiği ürünleri CHP'li büyükşehir belediyelerinin marketlerinde satıldığını ifade etti.

Kılıçdaroğlu, sadece CHP'li değil, bütün belediyelerin aynı şekilde davranmasını isteyerek, fiyat istikrarının sağlanması açısından gıda sektöründe bu konunun önemli olduğuna dikkati çekti.

Marketlere de 10 temel ürüne zam yapılmaması çağrısında bulunduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, "Zarar ediyorsunuz. Onu da biliyorum ama iktidara geldiğimizde göreceksiniz ki sizin uğradığınız o zararı biz telafi edeceğiz" diye konuştu.

"Herkesten en çok duyduğumuz 'Ne olursunuz bizi kurtarın' sözü"

Kılıçdaroğlu, eşiyle oturduğu mahallenin pazarına gittiğini, kendisini tanıyan birinin, "Ne olursunuz bizi kurtarın" dediğini belirterek, "Herkesten en çok duyduğumuz, 'Ne olursunuz bizi kurtarın, bıktık adamdan. Oyumuzu size hiç vermedim, yemin ediyorum oyum sizindir' diyor. Pazara gidişim bile saray sosyetesinin trolleri tarafından eleştirildi. Giderim arkadaş, tezgâhın başına gerekirse otururum. Gerekirse alın teri dökerim, gerekirse ona her türlü desteği veririm" diye konuştu.

"50-60 milyar doları çaldılarsa, çalan adam belli değil mi?"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Ekonomik kurtuluş savaşından milletimizi zaferle çıkaracağız" ve eski AK Partili bir milletvekilinin, "17-25 Aralık'ta bu milletin cebinden 50, 60 milyar dolarını çaldılar" dediğini anımsatan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

Vallahi hırsızları en iyi siz bilirsiniz. Ben 17-25 olaylarında 50-60 milyar dolar çalındığını bilmiyordum ama her ay 10 bin dolar parayı cebe indiren adam bu rakamı veriyor. Demek ki doğruymuş bunların tamamı. Az bile söylemişiz. 50-60 milyar doları bu arada iç etmişler. Birbirlerini bunlar gayet iyi bilirler. Alırsın 10 bin doları, her ay cebine atarsın, sonra vatandaşa ders vermeye kalkarsın. İnsanın biraz yüzü kızarır. 50-60 milyar doları çaldılarsa, çalan adam belli değil mi? 'Oğlum paraları sıfırladın mı?' diyen adam kimdi Allah aşkına? Allah konuşturuyor. Mikrofonu bulmuş, sözde bize laf atacak ama itiraf ediyor. Bir diğeri ne diyordu, 'Siz bizi dolarla terbiye edemezsiniz.' Valla kardeşim ben sana söyleyeyim, seni dolarla terbiye ettiler. Ne dersen de. Öyle bir terbiye ettiler ki sabah yattın dolar, akşam yattın dolar, cebine elini attın, yine dolar. Yaa mezara mı götüreceksin o dolarları.

"Sen başladığında 1 Türk Lirası neredeyse 1 dolardı"

"Bunu özellikle Sayın Devlet Bahçeli için söyleyeyim: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını dolarla satan iktidara ne denir? Onu destekleyenlere ne denir?" diye soran Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

(Efendim, bizi dolarla terbiye edemezler.) Sen dolarla vatandaşlık satıyorsun, seni terbiye etmişler ve sen buna 'evet' demişsin. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde, Türk Lirası milli paramız iken dolarla, avro ile ihale yaptılar. Milli para Türk Lirası, sen garantilerin tamamını dolarla yapıyorsun. Araba geçecek köprüden, tünelden dolarla. Hani Türk Lirası vardı? Hani bunlar biz yerliyiz ve milliyiz diyorlardı? Bunlar gayri milli ve gayri yerliler. Öyle bir noktaya getirdiler ki, öyle bir terbiye ettiler ki bunları, bunlar Türk Lirası'nı unuttular. Kendi vatandaşlarından dolarla, avro'yla borç aldılar. Buna iktisatçılar 'ilk günah' derler. Bu devletin, bu vatandaşların 128 milyar dolarını hortumladılar. Nereye gitti bu para, ne oldu para? Öyle bir terbiye ettiler ki, Tank Palet Fabrikası'nı bile Katar ordusuna peşkeş çektiler dolar yüzünden, ama onu alacağız. Erdoğan diyor ki, 'Bu ekonomik Kurtuluş Savaşı'ndan milletimizi zaferle çıkaracağız.' Ne oldu da milli Kurtuluş Savaşı'nı vermeye başladın? Bu ülkeyi düne kadar başka birisi mi yönetiyordu? 20 yıldır sen neredeydin? 1 Türk Lirası 1 dolardı neredeyse sen başladığında. Ne oldu da 12 Türk Lirası oldu birden? Geçiniz bunları, millete gaz vermeyi de bırak, otur adam gibi görevini yap.

"İhtilaf çıktığında neresi yetkili? Londra'daki tahkim mahkemeleri... Bu mandacılık değil mi?"

Erdoğan'ın "Mandacı iktisatçıların reçetelerine itibar etmiyoruz" sözünü de hatırlatan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

Acaba söylediği sözün anlamını biliyor mu? İhale yapıyorsun dolar bazında. İhaleyi alan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, veren Türkiye Cumhuriyeti'nin bir kurumu. İhtilaf çıktığında neresi yetkili? Londra'daki tahkim mahkemeleri yetkili. Bu mandacılık değil mi? Bunun altına hangi yüzle imza attın? Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerini bıraktın, Londra mahkemelerini seçtin. Neden? Çünkü dolarla ihale alanlar, yarın iktidar değişirse başımıza bir şey gelmesin diye. Dolarla ihale alanların başına çok şey gelecek. Milletin hayrına ne gerekiyorsa onlar gelecek. Sen Türk Lirası'nı devre dışı bıraktın, itibarsız bir para haline getirdin. Mandacılık değilse bu nedir? Ayrıca sen mandacılığa karşı mücadele ediyorsan, birileri sana 'aptal olma' dediği zaman mektubu alıp gidip onun yüzüne çarpacaktın. Çarpamadın. Neden? Çünkü sen ekonomik olarak bağımsızlığımızı birilerine pazarladın. Şimdi efelik yapıyor. Bu millet yutmaz, bu millet yeri ve zamanı gelince kararını verir. Sen korkma, bu millet senin ne mal olduğunu gayet iyi öğrendi. Sen artık bu saatten sonra Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin temel bir milli güvenlik sorunusun.

"Üniversiteli genç kardeşlerim, sizleri işsiz bırakan bu düzeni tamamen sonlandıracağız"

Ekonominin temel felsefesinin, sınırlı kaynaklarla sınırsız ihtiyaçlar arasında sağlıklı bir denge kurmak olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Aynı nüfusa sahip olduğumuz Almanya'da 31 diş fakültesi var, bizde 103 diş hekimliği fakültesi var. Bizdeki kontenjan 8599 Almanya'da 2500, Almanya'da 5 öğrenciye 1 asistan, 9 öğrenciye bir profesör düşüyor. Bizde 14 öğrenciye bir asistan, 46 öğrenciye de bir profesör düşüyor. Buradan üniversitede okuyan bütün genç kardeşlerime sesleniyorum, sizin sorunlarınızı çözmeye ahdettik. Sizleri işsiz bırakan düzeni tepetaklak yıkacağız, bu düzeni tamamen sonlandıracağız. Her gencimiz üniversiteyi bitirdiğinde güzel bir ortamda iş bulacak ve çalışacak" şeklinde konuştu.

Üniversiteyi, sonrasında yüksek lisans ve doktorayı tamamladığı halde işsiz kalarak yurtdışına gitmek isteyen gençler olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, iktidara gelmeleri halinde bu düzeni sonlandıracaklarını ifade etti.

Kılıçdaroğlu, "Bu düzeni değiştirmenin yolu sizlerden geçiyor. 6 milyon 300 bin genç ilk kez sandığa gidecek ve oy kullanacak. Kendi geleceğiniz için oy kullanın" dedi.