Gündem
Giriş Tarihi : 02-10-2021 22:45   Güncelleme : 07-10-2021 02:59

'Doğu Akdeniz'deki gerginliğin nedeni Yunanistan ve Rum Yönetimi'dir'

Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "Doğu Akdeniz'de geçtiğimiz yıllarda yaşanan gerginliklerin nedeni Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin maksimalist deniz yetki alanı iddiaları ve ülkemiz ile KKTC'nin Doğu Akdeniz'deki hak ve çıkarlarını yok sayan tek yanlı eylemleridir" denildi.

'Doğu Akdeniz'deki gerginliğin nedeni Yunanistan ve Rum Yönetimi'dir'

Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklama ile, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY), Doğu Akdeniz'de gerginliği artıran faaliyetlerine tepki gösterildi.

Bakanlığın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

Bilindiği üzere Doğu Akdeniz'de geçtiğimiz yıllarda yaşanan gerginliklerin nedeni Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) maksimalist deniz yetki alanı iddiaları ve ülkemiz ile KKTC'nin Doğu Akdeniz'deki hak ve çıkarlarını yok sayan tek yanlı eylemleridir.

Sayın Cumhurbaşkanımız geçtiğimiz yıl AB'ye Doğu Akdeniz'de kapsamlı bir konferans toplanmasını teklif etmiş, Ada'nın ortak sahibi olan KKTC de hidrokarbon kaynakları konusunda Kıbrıs Rum tarafına 13 Temmuz 2019 tarihinde ayrıntılı bir öneri yapmıştır.

Tüm bu öneriler masada iken Yunanistan ve GKRY'nin son aylarda Doğu Akdeniz'de gerginliği artırarak tek yanlı ve tahrikkâr faaliyetlerde bulunmaya teşebbüs ettiği görülmektedir.

"Tüm bu tek yanlı eylemler Doğu Akdeniz'de gerginliği artıracaktır"

Nitekim Yunanistan'ın son dönemde kıta sahanlığımızı ihlal girişimlerine ilaveten, GKRY de Malta bayraklı, İtalyan sahipli bir gemiyle 3 Ekim tarihinden itibaren KKTC'nin haklarını ve ülkemizin kıta sahanlığını ihlal edecek şekilde bir araştırma yapacağını duyurmuştur. GKRY Kasım ayında da Ada'nın güneyinde yeni bir sondaja başlayacağını duyurmaktadır.

Tüm bu tek yanlı eylemler Doğu Akdeniz'de gerginliği artıracak, barış ve istikrarı tehdit edecektir.

Yunanistan ve GKRY'nin bu tek yanlı eylemlerine karşı sahada ve masada gerekli adımlar atılmakta olup, bu eylemlere alet olmamaları gerektiği üçüncü ülkelerin de dikkatine getirilmektedir.

Ülkemiz Doğu Akdeniz'de hem kendi hem de KKTC'nin haklarını kararlılıkla korumaya devam edecektir.