Gündem
Giriş Tarihi : 01-02-2021 02:16   Güncelleme : 05-02-2021 05:45

Dışişleri Bakanlığı'ndan Birleşmiş Milletler'e 'Barış Gücü' tepkisi

Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs'taki BM Barış Gücü'nün görev süresinin 6 ay daha uzatılmasına tepki gösterdi.

Dışişleri Bakanlığı'ndan Birleşmiş Milletler'e 'Barış Gücü' tepkisi

Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs'ta konuşlu BM Barış Gücü Misyonu’nun görev süresinin uzatılmasına ilişkin açıklamada bulundu.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, BM Güvenlik Konseyi'nin, Kıbrıs adasındaki Birleşmiş Milletler Barış Gücü'nün (BMBG) görev süresini, dün aldığı 2561 (2021) sayılı kararla 6 ay daha uzattığı hatırlatılarak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) sözkonusu kararla ilgili yaptığı açıklamaların desteklendiği belirtildi.

Açıklamada, "BMBG’nin Ada’daki varlığına ilişkin KKTC makamlarının rızası bir kez daha alınmamıştır. Bu durum BM kural ve ilkelerine aykırıdır" ifadeleri kullanıldı.

"Konsey'in peşin hüküm vermesi kabul edilemezdir"

KKTC makamlarının yapıcı ve iyi niyetli tutumu sayesinde BMBG'nin Ada'daki faaliyetlerine halen devam ettiğinin uluslararası toplumun dikkatine getirilmek istendiği belirtilen açıklamada, şöyle denildi:

Öte yandan, BM Genel Sekreteri (Antonio) Guterres, İyi Niyet Misyonu'na dair 8 Ocak 2021 tarihli raporunda herhangi bir çözüm modeline atıf yapmamış ve karşılıklı kabul edilebilecek bir çözüme işaret etmiştir. Hal böyleyken, Konsey'in elli yılı aşkın süredir çözümü mümkün kılmayan iki kesimli, iki toplumlu federasyonda ısrar etmesi ve esasen adadaki iki tarafın üzerinde uzlaşı sağlaması gereken çözüm hakkında peşin hüküm vermesi kabul edilemezdir.

"Çözüm üretmeyen, denenmiş ve tüketilmiş bir süreci taraflara dayatmak doğru değil"

Yakın zamanda düzenlenmesi öngörülen gayri resmi 5+BM toplantısıyla, çözüme dair ortak zeminin bulunup bulunmadığının tespit edilmesinin amaçlandığı kaydedilen açıklamada, bu toplantıda tarafların geleceğe dair vizyonlarını samimiyetle ortaya koymalarının beklendiği vurgulandı.

Açıklamada, "(BM) Güvenlik Konseyi'nin çözüm üretmeyen, denenmiş ve tüketilmiş bir süreci taraflara dayatmak yerine, çözümü mümkün kılabilecek yeni fikirlerin ele alınmasını izin verecek zemini sağlaması yararlı olacaktır" ifadesine yer verildi.