Gündem
Giriş Tarihi : 04-05-2021 01:01   Güncelleme : 08-05-2021 00:37

CHP'den flaş hamle: Görüntü yasağı genelgesini Danıştay'a götürdü

CHP, kamusal alanda ses ve görüntü alımını yasaklayan Emniyet genelgesinin iptali için Danıştay'dan yürütmenin durdurulmasını talep etti.

CHP'den flaş hamle: Görüntü yasağı genelgesini Danıştay'a götürdü

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)Emniyet Genel Müdürlüğü'nün (EGM) kolluk güçlerinin kamusal alanda görev yaparken ses ve görüntü kaydı yapılmasını engelleyen genelgesinin iptali istemiyle Danıştay'a dava açtı.

Muharrem Erkek başkanlığındaki hukuk ekibi dilekçe verdi

CHP'nin "Devletin kamu görevlisinden önce vatandaşını koruma refleksi önem arz eder" ifadeleriyle iptalini istediği genelgenin başvuru dilekçesi, CHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek başkanlığındaki hukuk ekibi tarafından Danıştay'a verildi.

"Kanun ve Anayasa ile getirilen haklar genelgeyle kısıtlanamaz"

Dilekçede, "Hem haberleşme hakkı, hem de savunma hakkı ihlal edilmektedir. Emniyet Müdürlüğü genelgesi bir yetki aşımıdır. Kolluk yetkisinin kötüye kullanılmasıdır. Kanun ve Anayasa ile getirilen haklar genelgeyle kısıtlanamaz. Her yurttaş, üstelik de kamusal bir alanda gerçekleşen toplumsal bir olayı, suç şüphesiyle delillendirmek ihtiyacı hissedebilir. Kişinin kendisine ya da yakınındakilere yönelmiş bir suç eyleminin delillendirilmesi ise zaten hukuken korunma altındadır" denildi.

İstanbul Adalet Sarayı önündeki olay

Dilekçede, kolluk güçlerinin sert ve orantısız müdahalelerine de dikkat çekilerek, "Günümüz teknolojik imkânları sayesinde kolluğun sert müdahalesini, kendisine yapılan haksız eylemlere karşı yaptığı yönündeki beyanlarını somutlaştıramadığı, son bir yılda yurtdışında yaşanan kolluk müdahalesiyle ölümler sonrası dünya kamuoyunda da hassasiyetlerin bulunduğu bir dönemde çıkarılmış olması göz ardı edilemez" ifadeleri kullanıldı.

İstanbul Adalet Sarayı önünde bir avukatın belinin kırılması anımsatılarak, davada net görüntü olmasaydı orada bulunan tüm kolluk personelinin suçlanacağı ve suçun cezasız kalabileceği ifade edildi.

"Vatandaş silahsız, yetkisiz ve güçsüz taraftır"

Dilekçedeki bir başka anımsatma da dünya gündemine oturan George Floyd davası oldu. Davadaki görüntülerin önemi şöyle aktarıldı:

Amerika'nın Mineapolis Kentinde 25 Mayıs 2020 tarihinde siyahi Amerikalı George Floyd'u öldürmekle suçlanan beyaz polis memuru Derek Chauvin'in eylemi şayet video kayıtları olmasa idi ne yargılama konusu olabilecek, ne de fail bilinecekti. Ülkemizin yakın tarihinde de maalesef kamu görevlisi polis memurlarının haksız müdahalesine maruz kalan vatandaşlarımızın maddi manevi zararları ancak video kayıtları ile ispat edilebilmiş ve yargılama konusu yapılabilmiştir.

Bu anlamda devletin kamu görevlisinden önce vatandaşını koruma refleksi önem arz eder. Vatandaş silahsız, yetkisiz ve güçsüz taraftır. Devlet her hal ve şartta vatandaşını her türlü haksız müdahale karşısında korunmakla yükümlüdür.

Yürütmenin acil olarak durdurulması talebi

Genelgenin delillerin yok olmasına, yahut toplanamamasına sebep olacak oranda telafisi imkânsız sonuçlar taşıdığı belirtilen dilekçede, davalı idarenin cevap dilekçesini beklenmeden, ivedi olarak yürütmenin durdurulması talep edildi.