Gezi
Giriş Tarihi : 05-04-2017 12:35   Güncelleme : 05-04-2017 12:35

Chevrolet Equinox ile Kanada’nın Uzak Batısı-2

Emlak fiyatları bir yana, okyanus ile Vancouver limanı arasında bir yarımada ve şehrin giriş kapısı olan dört kilometre karelik Stanley Parkı, Vancouver’ın neden dünyanın en yaşanası şehirlerinden biri olduğunu tek başına açıklayabilecek kadar güzel.

Chevrolet Equinox ile Kanada’nın Uzak Batısı-2
Yıllardır Economist, Forbes ve benzeri kuruluşların istatistiklerinde dünyada yaşam kalitesi en yüksek kentlerden biri olarak Vancouver hep dereceye giriyor. Adını İngiliz kaşif Kaptan James Vancouver’dan alan şehir, Kanada’nın Uzakdoğu’ya açılan kapısı ve ülkenin üçüncü büyük şehri. Nüfusun  yüzde 60’ı Asya kökenli. 1881-84 yıllarında Transpasifik demiryolunun yapımı nedeniyle İngiliz Kolumbiyası’na gelen 17 bin Çinli işçi, günde sadece 1 dolar alıp, üstelik yemek paralarını da ceplerinden ödeyerek, neredeyse sadece kurutulmuş somon ve pirinç ile beslenip çadırlarda ya da vagonlarda yaşayarak en tehlikeli işleri üstlendiler. Ve Kanada’nın bugünkü büyüklüğüne ve birliğine ulaşmasından önemli rolü olan, Atlantik ve Pasifik okyanuslarını birbirine bağlayan bu dev projede çalıştılar. Yakın geçmişe dönecek olursak, 1997’de İngiltere’nin Hong Hong’u Komünist Çin yönetimine devretmesiyle birlikte, pek çok zengin Çinli gelecekten endişe duyarak Kanada’ya ve özellikle Vancouver’a göç etti ve ciddi bir servet birikimini de bu ülkeye taşıdı. Bu endişeler pek haklı çıkmasa da  Vancouver, Kuzey Amerika’ya göçen Çin asıllılar için önemli bir cazibe merkezi haline geldi. Ortalama bir milyon doların üzerine çıkan rakamlarla Vancouver,  Kanada’da ev fiyatlarının en yüksek olduğu şehir haline geldi. Öyle ki, zengin göçmenlerin yarattığı talep ve yükselttiği fiyatlar nedeniyle doğma büyüme Vancouver'lılar, kendi şehirlerinde bir ev sahibi olamayacak hale geldiler. Eyalet  hükümeti de, "piyasayı soğutmak" ve spekülasyonu önlemek için geçen yılın ortasında, yabancı alıcılara yönelik yüzde 15’lik tapu devir vergisi getirdi. Bu vergi fiyat artışlarını yavaşlattığı gibi, 2017 sonunda ortalama fiyat düzeyinin yıllık bazda yüzde 8.5 kadar gerilemesi hedefleniyor. [caption id="attachment_45950" align="alignnone" width="670"] Stanley Park'ta yerli halkların sembolü olan ahşap totemler...[/caption] Emlak fiyatları bir yana, okyanus ile Vancouver limanı arasında bir yarımada ve şehrin giriş kapısı olan dört kilometre karelik Stanley Parkı, Vancouver’ın neden dünyanın en yaşanası şehirlerinden biri olduğunu tek başına açıklayabilecek kadar güzel. Vancouver Körfezi ile İngiliz Körfezi (English Bay) arasındaki dört yüz hektarlık bir alana yayılan parkta, bazıları yüz yaşına varan, boyu 70 metreyi bulan yarım milyon kadar ağaç bulunuyor. Bir zamanlar yerlilerin yerleşim bölgesi olan bu arazi 1886’da parka dönüştürülmüş. Vancouver'lıların koşudan bisiklete, kanodan yüzmeye her türlü sporu yaptığı bu yeşil vaha, âdeta Vancouver ile özdeşleşmiş bulunuyor. [caption id="attachment_45952" align="alignnone" width="670"] Joe Fortes, Vancouver'ın en popüler ve kaliteli restoranlarından biri.[/caption] Vancouver, gurme dükkânları, sadece seyretmesi bile keyifli pazarları ve kaliteli restoranları ile bir yeme içme cenneti: Hem deniz ürünleri, hem de et olarak damağınızda hatırlayacağınız lezzetler bırakan Joe Fortes, etlerin mücevher gibi işlendiği ve "kilitli" camekânlarda sergilendiği şık restoran ve bar Glowbal, yerel ve organik sebze ve meyvelerle önce bir göz ziyafeti çekebileceğiniz Granville Island pazarı, aklıma gelenlerden sadece birkaçı. Sadece Vancouver’ı anlatmak için bile bir yazı çok yetersiz kalır. Ama gözlemlerimizi şimdilik bu mekanlârla sınırlandıralım. Gezimin sonunda tekrar buluşmak üzere Vancouver’a hızlıca veda ettim. [caption id="attachment_45954" align="alignnone" width="670"] Necmi Bey, Courtenay'daki evinin bahçesinde çilekten kıvırcık salataya pek çok meyve ve sebze yetiştiriyor.[/caption] Bir saat 45 dakika süren bir feribot yolculuğundan sonra Vancouver adasına geçtim. Adı ada olsa da, Hollanda büyüklüğündeki yüzölçümü nedeniyle burası bir çırpıda gezilip görülebilecek bir yer değil. Anakaraya göre daha ılıman iklimi, buna rağmen sahip olduğu kayak merkezi ve sakinliğiyle, özellikle şanslı emeklilerin bir cenneti olarak adlandırılabilir. Nanaimo’da feribottan indikten sonra, kalacağım yer olan Courtenay kasabasına kadar olan 120 kilometrelik gece yolculuğu boyunca her an yola atlayabilecek geyikleri düşünerek hızımı dikkatle ayarladım. [caption id="attachment_45955" align="alignnone" width="670"] Vancouver Adası'ndaki Washington Dağı kayak merkezinde yazın bile karlara basmak mümkün.[/caption] Adadaki iki günlük misafirliğimi pırıl pırıl bir pazar sabahı adanın güney ucunda yer alan, eyalet başkenti Victoria’ya yaptığım üç saatlik bir ziyaretle noktaladım. Britanya İmparatorluğu’nun görkemli günlerini yaşatan, çay seremonilerinin gerçekleştiği Fairmont Empress Oteli’nin koridorlarında tarih yolculuğuna çıkıp Kanada’daki en kalabalık ve renkli LGBT (eşcinseller, transseksüel ve biseksüller) yürüyüşlerinden birine tanık oldum. Sonra yine feribotla irili ufaklı adaların  arasından süzülerek tekrar anakaraya, Vancouver’a geçtim. [caption id="attachment_45956" align="alignnone" width="670"] Fairmont Empress Oteli, Kanada'nın Anglo-Sakson ve kolonyal geçmişinin sembollerinden biri.[/caption] Ancak bu geziyle ilgili anlatacaklarım bu yazıya da sığmadı. Siz sayın okuyucularımı gelecek yazıda, Kayalık Dağları’nı aşmak ve Kanada’nın en güzel coğrafyalarını keşfetmek üzere köşeme bekliyorum. [caption id="attachment_45957" align="alignnone" width="670"] Kanada, dünyada eşcinsellerin en fazla özgürlüğe sahip olduğu ülkelerden biri.[/caption]
NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA