Ekonomi
Giriş Tarihi : 23-11-2021 01:23   Güncelleme : 27-11-2021 03:57

'Asgari ücret eskiden belirleme ücretiydi, şimdi geçim ücreti oldu'

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, aralık ayında yapılacak asgari ücret görüşmelerine ilişkin, "Uygun bir rakam getirirlerse, arzumuz masa başında imzalayalım gitsin. Uygun bir rakam gelmezse, buna katılmayız. Millet geçinmekte zorlanıyor. Bırakın bir ayı, 15 gün bile geçinemiyor" dedi.

'Asgari ücret eskiden belirleme ücretiydi, şimdi geçim ücreti oldu'

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, aralık ayında gerçekleştirilecek asgari ücret görüşmeleriyle ilgili açıklamalarda bulundu.

Atalay, 7 milyon çalışanın merakla beklediği pazarlık sürecine ilişkin şöyle konuştu:

"7 milyona yakın insan bu ücretle geçinmeye çalışıyor"

Asgari ücret, bundan 45 sene evvel kurulduğunda belirleme ücretiydi. Devlet, "Bu ücretin altında işçi çalıştıramazsın" diyor. Bu ücret 12 kalemi ilgilendiriyor. İcrayı, evlenmeyi, boşanmayı ilgilendiriyor. Bu, son yıllarda geçim ücreti oldu. 7 milyona yakın insan bununla geçiniyor. Daha doğrusu geçinemiyor.

"Asgari ücret belirleme kurulu 12 Eylül'den kalan anti-demokratik bir kurum"

Belirleme için 15 kişilik bir kurul çalışıyor. Bu kurulun yapısına itirazım var. Bu kurul, 12 Eylül'den kalan anti-demokratik bir kurum. 5 hükümet, 5 işveren, 5 de bizim kanadımızdan katılım olacak. Kasım ayında, buraya katılacak 5 kişiyi tespit edip kamuoyuna açıklıyoruz.

"Fiyatlar ortada... Herkes neyin, ne olduğunu biliyor"

Biz, 45 senede 5 kez katılmışız bu verilen ücrete. 40 sene katılmamışız. Bu sene 45 seneye bedel bir sene. İnsanların alım gücü düştü. Fiyatlar ortada. Herkes neyin, ne olduğunu biliyor. Toplumu tebessüm ettirecek, büyük bölümünü mutlu edecek bir rakam olması lazım.

"Millet, bırakın bir ayı, 15 gün bile geçinemiyor"

Hükümet ve işverenin getireceği rakamın ardından değerlendirme yapacaklarını vurgulayan Atalay, şöyle devam etti:

Görüşmeler 15 gün sonra başlayıp aralık ayının 31'inde bitecek. Toplumu bir ay germenin anlamı yok. Aralık ayının ilk 10 günü ya da 15 günü içerisinde bunu imzalayalım. Uygun bir rakam getirirlerse, arzumuz masa başında imzalayalım gitsin. Uygun bir rakam gelmezse, buna katılmayız. Millet geçinmekte zorlanıyor. Bırakın bir ayı, 15 gün bile geçinemiyor. Pazardaki, marketteki tabloyu herkes biliyor. Bugün aldığını aynı fiyata yarın alamıyor. Yarın aldığını öbür gün alamıyor. Rakamları yaşayan herkes biliyor. Ben de biliyorum, ülkeyi yönetenler de biliyor. İşçi çok iyi biliyor. Onla evini döndürmeye çalışıyor. Pazar ve market raflarında 50 liraya aldığın, 10 gün sonra 70 lira oluyor.

"Biz, 15'in 3'te 1'iyiz, 3'te 2'si işveren ile hükümet"

Bu tabloyu göz önüne alarak bize bir rakam getirsinler. Biz, 15'in 3'te 1'iyiz, 3'te 2'si işveren ile hükümet. Toplumun taleplerini ülkeyi yönetenler dikkate alsın. Kamuoyunda siyasi partinin biri "4 bin olsun", biri "4 bin 200 olsun" diyor. Sendikamızın biri "5", diğeri "7 olsun" diyor. Herkesin bir rakamı var. Ama biz masadayız. Masada olanlar daha dikkatli davranmak mecburiyetinde. İyi bir netice ile bitmesi için gayret sarf ediyoruz.