Gezi
Giriş Tarihi : 19-11-2016 10:00   Güncelleme : 19-11-2016 10:00

Anadolu'nun kayıp mutfakları

Benim bugün üzerinde durmak istediğim konu, popüler kültürün beraberinde getirdiği, televizyon kanallarında Anadolu mutfağını anlatan, önüne koyulanları şapırdata şapırdata, “hııım hım” diye yiyenlerin yedikleri yemekleri pişirenlerin, çok yakından tanıdığımız, bizden olan insanların, annelerimizin, halalarımızın, nenelerimizin olması.

Anadolu'nun kayıp mutfakları
İnsanoğlunu doğadaki canlıların birçoğundan ayıran en önemli özelliklerden biri de tat alma duyusudur. Bir an için yediğiniz hiçbir şeyin tadını alamadığınızı düşünün, hayatınızı anlamlandıran çok önemli bir parçanın eksik olduğunu hemen hissedersiniz değil mi? Âdem ile Havva'nın Cennet’ten kovulmasına neden olan dahi değişik bir lezzete ulaşma merakları olmuştur. Yasak meyvenin dalından kopartılmasından bugüne kadar geçen süreç içerisinde, ilkel kabilelerden modern toplum düzeyine erişene kadar süregelen evrede, yemek yeme alışkanlığında büyük oranda gelişmeler, farklılıklar ve çeşitlilikler oluşmuştur. İnsanoğlu yaşadığı bölgeye göre kültürünü yapılandırırken sadece gözlemlediklerini değil, etrafında bulunan ürünleri, materyalleri, bitki örtüsünü kullanmayı da öz kültürünün içine katmıştır. Anadolu coğrafyası da tarih boyunca çok zengin kültürlere ev sahipliği yaptığı için, üzerinde yaşayan insanlar yüzyıllar boyu bu coğrafyanın sunduğu nimetlerden faydalanmışlardır. "Anadolu bir mozaik gibidir" lafının ortaya çıkışına, bölgenin farklı iklimleri içinde bulundurması haricinde, bu bölgenin bereketli ve zengin bitki örtüsünün tüm milletler için âdeta bir çekim gücü yaratması da olanak sağlamıştır. Tarih boyunca zaman zaman büyük göçler almış olan bu topraklarda, her millet, her nesil bir şeyler üreterek bir sonraki nesle miras bırakmıştır. Bugünlerde bu topraklarda ağırlıklı olarak bulunan etnik mutfakların geçmişi Selçuklu ve Osmanlı mutfaklarına dayansa bile, Arap, Balkan ve Akdeniz kültürlerinden de çokça etkilenmişlerdir. Benim bugün üzerinde durmak istediğim konu ise popüler kültürün beraberinde getirdiği, televizyon kanallarında Anadolu mutfağını anlatan, önüne koyulanları şapırdata şapırdata, "hııım hım" diye yiyenlerin yedikleri yemekleri pişirenlerin, çok yakından tanıdığımız, bizden olan insanların, annelerimizin, halalarımızın, nenelerimizin olması. Küçük bir köy yerinde, yemeyi bırakın, hayatımızda daha önce adını hiç duymadığımız, benzerini hiç görmediğimiz yemeklerin o insanların günlük hayatlarının içinde olması hayret uyandırıcı. Bu devirde, her konudaki bilgiye avucumuzun içindeki küçük makinelerin bir tuşuna basarak ulaşabildiğimiz halde, kendi annelerimizin yaptığı yemeklerin içeriğinden haberimiz bile yok. İşte Anadolu insanı, doğusuyla batısıyla ilk önce karnını doyurmak için yaşadığı bölgenin ona sunduğu nimetleri harmanlamış, yoğurmuş, pişirmiş. İlk eline uzananı kullanmış, çok uzaktakinden bihaber zaten, ama bunu yaparken yaptığını çeşitlendirmek, çeşnilendirmek istediğinde muhteşem tatlar bulup hemen konu komşusuna öğretmiş ya da göstermiş; o da başka bir komşusuna. İşte o yemek, yöre yemeği olmaya kadar gitmiş. Ama burada yemeği yapanlardan çok, doğası gereği o yemekte kullanılan ürünleri en iyi şekilde o bölgenin imkânları sağladığı için o yemekler o kadar lezzetli olabiliyor. Her şeyin yerinde güzelliği de buradan geliyor; iklimin ve buna bağlı olarak bitki örtüsünün verdiğini yaşayanlar zamanla ölçerek anlamış olduğundan. Ve bu yemekler zamanla saraylara, mükellef sofralara kadar gidiyor, bazı yemeklerin reçeteleri dönemin saray ustaları tarafından yazılıp bugüne gelse de, halihazırda annelerimizin, nenelerimizin yaşayan hafızalarında mevcut olan bu mutfak kültürünün yok olmadan yaşamın içine katılması gerekiyor. O zaman renkliliği korumuş oluruz. Bizim kültürümüzün içinde bulundurduğu şu mutfaklara bir bakar mısınız: Balkan, Ege, Karadeniz, Selçuklu, Osmanlı, Arap, Ermeni, Musevi, Süryani, Fars, Çerkes... Şu an sayabildiklerim. Ne kadar da çoklar değil mi? Anadolu mutfağı aslında üstü toprak ile gömülü bir hazine gibi. Yeter ki bu hazineyi doğru çıkarmayı bilelim ve koruyalım. Bugün, genel olarak bizden bahsederek, bizim üzerinde yaşadığımız topraklardaki unutulmaya yüz tutmuş mutfakların olduğunu hatırlatarak yazılarıma bir başlangıç yapmak istedim. Özel lezzetlere, değişik kültürlerin mutfaklarına, güzide mekânların şeflerinin elinden çıkmış lezzet deryalarına da zaman zaman değinmek istiyorum sırası geldikçe.
NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Sivasspor 30 14
  • 2 Beşiktaş 27 14
  • 3 Trabzonspor 26 14
  • 4 İstanbul Başakşehir 26 14
  • 5 Fenerbahçe 25 14
  • 6 Galatasaray 23 14
  • 7 Alanyaspor 22 14
  • 8 Yeni Malatyaspor 20 14
  • 9 Göztepe 20 14
  • 10 Denizlispor 18 14
  • 11 Gaziantep FK 17 14
  • 12 Çaykur Rizespor 17 14
  • 13 Gençlerbirliği 14 14
  • 14 Konyaspor 14 14
  • 15 Kasımpaşa 12 14
  • 16 Antalyaspor 12 14
  • 17 Kayserispor 10 14
  • 18 MKE Ankaragücü 9 14
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA