Siyaset
Giriş Tarihi : 15-04-2021 08:54   Güncelleme : 19-04-2021 03:09

Akşener'den Erdoğan'a salgın tepkisi: Kardeşim sen doktor musun?

Partisinin grup toplantısında konuşan Meral Akşener, Bilim Kurulu tavsiyelerinin ardından Erdoğan'ın bir gün sonra açıklama yapmasına tepki göstererek, "Sayın Cumhurbaşkanımız ilgilenip karar verecekmiş. Kardeşim sen doktor musun, enfeksiyon uzmanı mısın? Niye kararı sen veriyorsun, neden kararı bilim insanlarına bırakmıyorsun?" dedi.

Akşener'den Erdoğan'a salgın tepkisi: Kardeşim sen doktor musun?

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM'de düzenlenen grup toplantısında konuştu.

Hükümete eleştirilerde bulunan Akşener, "Anadolu’yu dolaşmaya devam edeceğim, üzgünüm. Sizin yaptırmadıklarınızı yapmaya gayret edeceğim. Yaptığınız her çirkinliği ifşa edeceğim üzgünüm. Ya seçime kadar ülkeyi adam gibi yöneteceksiniz, 5 maaşlarınızı söyleye söyleye sizi milletin karşısına çıkamaz edeceğim, ya bunlardan vazgeçeceksiniz, ilk seçimde bu memleketin iradesiyle sandıkla gideceksiniz" dedi.

Akşener, MHP lideri Bahçeli'yi de anarak, "Küçük ortak ve arkadaşlarına söyleyeyim, aranıza girmeye niyetim yok, endişelenmeyin. Cumhur İttifakı, et-tırnak asla orada olmam, aranıza girmem, merak etmeyin. Ama hepiniz birlikte verdiğiniz sözleri yerine getireceksiniz" diye konuştu.

"Kardeşim sen enfeksiyon uzmanı mısın?"

Koronavirüs salgınında Türkiye'nin en çok vaka görülen ülkelerden biri olduğunu hatırlatan Akşener, bunun büyük bir beceriksizlik sonucu gerçekleştiğini belirterek, Bilim Kurulu üyelerine daha önce "Sizi susturuyorlarsa istifa edin" diye çağrıda bulunduğunu söyledi.

Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a da şu eleştirileri yöneltti:

Bilim Kurulu pazartesi yine toplandı. Neler yapılması gerektiğini anlattılar. Kaybedecek tek bir saatimizin olmadığı bir dönemde, 24 saatimiz daha heba edildi. Sayın Cumhurbaşkanımız ilgilenip karar verecekmiş. Kardeşim sen doktor musun, enfeksiyon uzmanı mısın? Niye kararı sen veriyorsun, neden kararı bilim insanlarına bırakmıyorsun? Böyle devlet yönetilmez. Milletimiz aşı beklerken Libya'ya 150 bin doz aşı gönderip caka satmaya utanmıyor musun?

"Oyları düştükçe demokrasiye daha çok saldırıyorlar"

Akşener, Yeşilyurt Belediyesi'nin Eylül 2020’de 'Çevreye Duyarlı Bireyler Yetiştirmek Projesi' için yurtdışına gönderdiği 45 kişiden 43’ünün geri dönmediğinin altını çizerek, "Sayın Erdoğan'ın kadroları, Sayın Erdoğan'ın yönettiği Türkiye'den arkasına bakmadan kaçıyor. Güler misin, ağlar mısın? Ama korkunun ecele faydası yok. Milletin gerçeklerinden kaçış yok, çünkü biz varız. Onlar iktidarlarını nasıl sürdüreceklerinin hesabındalar, biz milletimizi nasıl düze çıkaracağımızın derdindeyiz" dedi.

Akşener, sözlerini şöyle sürdürdü:

Türkiye; adalet, huzur olmadan kalkınamaz. Bugünkü ekonomik sorunların temelinde, Sayın Erdoğan'ın demokrasiyi tehdit, çarpık zihniyeti ve partili cumhurbaşkanlığı sistemi yatıyor. Oyları düştükçe demokrasiye daha çok saldırıyorlar. Özgürlükleri daha çok kısıtlıyorlar. Hukuku daha çok çiğniyorlar. Onlar için önemli olan eşi, dostu, yandaşı zengin etmek. Esnafımıza 5 milyar lira reva gören bu arkadaşlar, Kuzey Marmara Otoyolu için 17 milyar lira ek maliyet ödüyor. Hak, vicdan, adalet bunun neresinde? Yazıklar olsun size.

"Saray sefalarını kaybetmekten korkuyorlar"

Milletimiz canının derdine düşmüşken, iflaslar başlamışken, gençlerimizin umutları, hayalleri yok olmuşken, kimse kusura bakmasın, iktidar kendini parçalasa bile bir o abuk sabuk konuları konuşmayacağız. Saray sefalarını kaybetmekten korkuyorlar, altlarındaki arabaları kaybetmekten korkuyorlar, 5 yerden aldıkları maaşlar kesilir diye korkuyorlar. Malatya Yeşilyurt Belediyesi, 45 kişiyi Almanya'ya yollamış. 43 kişi gidiş o gidiş. İşte size, Erdoğan'ın Türkiye'yi düşürdüğü durum. Onlar iktidarlarını nasıl sürdüreceklerinin hesabında biz nasıl düze çıkaracağızın hesabındayız.

"Ekonomi dehası damat ve kayınpederi sağ olsun, Türkiye'de tatil yapmak hiç bu kadar ucuz olmamıştı"

Turizm sektörü için de bazı uyarılarda bulunan Akşener, şunları kaydetti:

Buradan iktidara seslenmek istiyorum. Türkiye 2020 sezonundan sonra 2021 sezonunu da kaybederse ülkemiz kaybedecek, yapmayın. Aklınızı başınıza alın. Turizm firmalarına ve sezonla birlikte ekmek bekleyen milyonlarca çalışanımıza, esnafımıza omuz verin. Aksi halde saydığım bu zincirde peş peşe iflaslar yaşanacak. Türkiye bunu kaldıracak durumda değil.

Avrupa'da asgari ücretle çalışan biri, Türkiye'de 5 yıldızlı otelde 15 gün tatil yapabiliyor. Ekonomi dehası damat ve kayınpederi sağ olsun, Türkiye'de tatil yapmak hiç bu kadar ucuz olmamıştı. Buna rağmen Türkiye'nin dünya turizminden aldığı pay değişmiyorsa bu düpedüz başarısızlıktır.

Ülkenizde demokrasi yoksa, turizm de olmaz. Ülkenizde adalet yoksa, turizm de olmaz. Ülkenizde huzur yoksa, turizm de olmaz. İstanbul Sözleşmesi'nden çıkıp Türkiye’yi dünya âleme rezil ederseniz, turizm de rezil olur.