Cevat TURAN

SON DAKİKA

Son Medya
World Max
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

Sinemada sanal gerçekliğe doğru

Sanal gerçeklik sinemada gittikçe yaygınlaşmaya başladı. Film festivalleri sanal gerçeklik tekniğiyle çevrilen yapımları programlarına almaya başlarken, yeni sinema salonları da artık kullanıma girmiş bulunuyor.

Sinemada sanal gerçekliğe doğru
Bu haber 01 Eylül 2017 - 16:44 'de eklendi.

Sanal gerçeklikle izleyici, çok sayıda tekniğin birleşimiyle var olan inandırıcı bir evrenin içine girebiliyor.

Sanal gerçeklik konusunda uzman olan Okio Stüdyosu’nun kurucusu ve yapımcısı Antoine Cayrol bu yeni teknolojiyi şöyle tanımlıyor: “İzleyiciye bir öykü, bir olay yaşatma süreci. Değişik bir anlatım, aktarım biçimi.”

Sanal gerçeklik, izleyici edilgenlikten çıkarıp etkin konuma geçiriyor, gözlerinin önünden geçen görüntülerin oyuncusuna dönüştürüyor, perdenin âdeta içine giriyor, perdeyle bütünleşiyor. Beyazperdeyle izleyici arasındaki mesafe ortadan kalkıveriyor.

INARRITU’DAN SPIELBERG’E SANAL GERÇEKLİK FİLMLERİ

Sanal gerçeklik bugüne dek video oyunlarıyla tanındı. Son zamanlarda sinemada da kendini kabul ettirmeyi başardı.

70. Cannes Film Festivali’nde Oscar ödüllü Meksikalı yönetmen Alejandro Gonzalez Inarritu, ‘Carne y Arena’ filmini sanal gerçeklik ortamında sundu.

Meksika sınırından ABD’ye girmeye çalışan sığınmacıların zorlu yolculuklarını, yaşamlarını riske atmalarını anlatan film, güncel jeopolitik soruların kavranması açısından yoğun bir deneyimi aktarıyor. 21 Mart 2018’de Steven Spielberg, Ernest Cline’ın bilimkurgu romanından uyarladığı ilk sanal gerçeklik filmi ‘Ready Player One’la izleyiciyle buluşacak.

ALIŞKANLIKLARIMIZ DEĞİŞEBİLİR

Sanal gerçeklik Oculus Rift, Gear VR, HTC Vive gibi yeni araçların gelişmesini sağladı. Dünyayı farklı biçimde algılamayı sağlayan başlıklar üretildi. Hastaların ameliyatlarında tıp bilimi sanal gerçekliği test etmeye başladı bile. Toplumların gündelik yaşamları göz önüne alınırsa, bu yeni teknolojinin alışkanlıkları değişime uğratacağı görünüyor.

GÖRÜNTÜLER VİCDANLARI HAREKETE GEÇİRİYOR

Bireyi gerçeklik banyosuna sokmanın çeşitli faydaları olabiliyor. Bu faydaları çoktan anlayan belgeselciler bu türde filmler üretmeye başladılar.

Mia Donovan, Deprogrammed’da köktenci mekanizmaların ve bağnaz sapmaların karmaşık bulgusunu irdeledi. Indefinite’te Darren Emerson Birleşik Krallık’taki sığınmacılar sorununu betimledi. Sanal gerçeklikte görüntüler vicdanların uyanmasını sağlayan araçlar konumundalar. Laurent Bazin, Falaises de V’nin, Jan Kounen, Kosmik Journey’in senaryolarını sanal gerçeklik ortamında yazdılar.

Sanal gerçeklik belki sinemanın geleceği olmayacak ama basit bir aygıt da değil. Sanal gerçeklik sinema salonlarında yeni deneyimler yaşatacak, klasik görsel yazımı etkileyecek, başka programlar üretilmesini sağlayacak. Böylelikle giderek daha melez, kırma formlara başvurulacak.

INNARRITU: “İZLEYİCİYİ SIĞINMACILARIN YAŞADIĞI MEKÂNIN İÇİNE SOKTUM”

‘Carne y Arena’da Inarritu, sinema filmi gerçekleğinden çok kurulumdan söz ediyor:

“Sanal gerçekliği insanlığın durumunu incelemek için seçtim. Çerçevenin, kadrajın sınırından kurtularak izleyiciyi basit gözlemci konumundan çıkardım. İzleyiciyi Meksikalı sığınmacıların yaşadığı mekânın içine soktum, onlarla birlikte kilometrelerce yürüttüm, onların bedenlerine, daha ötesi yüreklerine soktum.”

“Sanal gerçeklikte film çekmek en başta düşünce biçiminizi buna göre uyarlamanızı gerektiriyor. Küresel düşünce ve küresel anlatım. Görsel biçimin bütünlüğüne odaklanmanız gerek” diyor Vincent Ravalec.

Bir yıldızın hayranları tarafından kaçırılıp rehin alınmasını anlatan ‘Fan Club’ı Ravalec sanal gerçeklik teknolojisiyle çekti.

BENYAMINA: “BEDENSEL GERÇEK BİR ÇALIŞMA”

“Bu teknoloji sayesinde plan sekanslarımı sırayla çekmek zorundayım. Tiyatrodaki gibi prova yapılacak, bedensel gerçek bir çalışma olacak” diyor Houda Benyamina yeni projesi için.

EVLERİMİZE GİRECEK Mİ?

‘Sanal gerçeklik, evlerimize kadar girecek mi’ sorusuna gelince, bunun için bir pazarın ve talebin olması şart. Ekonomik açıdan bu teknoloji güzel bir gelecek vaat ediyor. Başlık satışları böyle bir pazarın geliştiğini göstermekte: 2017’de 18 milyon satışı olan başlıkların 2020’de 38 milyona ulaşacağı öngörülüyor. Çok rakipli bu pazarda Samsung Gear, Oculus Rift, HTC Vive gibi markalar yarışmakta.

İNTERAKTİF HOBİ, SİNEMA VE ÇAĞDAŞ SANAT ARASINDA BİR KÖPRÜ

Sanal gerçekliği 10. sanat olarak tanımlayan Alejandro Gonzalez Inarritu, teknolojiyi interaktif hobi, sinema ve çağdaş sanat kurulumu arasında bir köprü olarak açıklıyor.

Jan Kounen, 7 Lives adlı filminin post prodüksiyon aşamasında, ‘Kosmovision’da 360 derecelik deneysel bir yolculuğa çıkmaya hazırlanıyor.

‘Kurmacayı anlatmanın en iyi yolu nedir, oyuncuyu oyuna en iyi şekilde nasıl sokarsınız’ sorularının ucu doğrudan doğruya sanal gerçekliğe bağlanıyor.

Bu teknoloji sanatın, tiyatronun, resmin, sinemanın, oyunların çeşitli formlarını içinde barındırmakta.

Okio Stüdyosu, ‘I, Philip’ ve ‘Alteration’ adlı iki yapım üretmekte.

İster istemez sanal gerçeklik kültürel ayrıklığımıza girdi. Önümüzdeki yıllarda sanal gerçeklikle üretilmiş çok sayıda filmle karşılaşacağız.

 

(Cumhuriyet / Aslı Selçuk)

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
UA-86138461-1