Cevat TURAN

SON DAKİKA

Son Medya
World Max
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Varol McKars
E-Posta : varolmckars@sonmedya.com.tr
Twitter : https://twitter.com/autoandroad

Fraser Vadisi, Kamloops, Rogers Geçidi, Banff ve Okanagan Vadisi

Yol arkadaşım Equinox ile kuzeye çıktıkça ve özellikle Hellsgate (Cehennem Kapısı) Kanyonu’nu geride bıraktıktan sonra ormanlar hafifçe kaybolup yerini çıplak ve çalılıklarla örtünmeye çalışan bir toprağa bırakıyordu.

Fraser Vadisi, Kamloops, Rogers Geçidi, Banff ve Okanagan Vadisi
Bu haber 29 Mayıs 2017 - 18:20 'de eklendi.

Chevrolet Equinox ile Kanada’nın Uzak Batısı – 3

ANAKARADAN İÇERİLERE DOĞRU

Bu keyifli feribot yolculuğunun sonunda, Vancouver’ın 35 kilometre güneyindeki Surrey’de Chevrolet Equinox ile tekrar anakaraya teker bastım. Ve Doğu’ya, Kayalık Dağları’nın muhteşem manzaralarına bir an önce ulaşmanın heyecanıyla rotamı, ilk durağım olan Hope (Umut) kasabasına çevirdim.

160 kilometre sonra, muhteşem Fraser Vadisi’nin Batı tarafındaki başlangıcı sayılan Hope’a vardığımda güneş batmış ve karanlıkla birlikte yağmur başlamıştı. Maceracı yanım ağır bastı ve sabah çok erkenden yola devam etmek üzere otel yerine arabada birkaç saatlik uykuyla yetinmeye karar verdim. Sabah 5 sularında, güneş henüz dağların ardından cılız ışıklarını gönderirken, Kanada’nın en ünlü markası Tim Hortons’ın 24 saat açık restoranlarından birinde yumurtalı-peynirli sandviç ve çaydan oluşan hızlı bir kahvaltı yaptım.

Görkemli Fraser Nehri'nin kıyısındaki Hope kasabası.

Görkemli Fraser Nehri’nin kıyısındaki Hope kasabası.

Yağmur durmuştu ama, son iki haftanın şiddetli yağışlarından sonra, taşma tehlikesi gösteren ve sahilleri halka kapatılmış olan Fraser Nehri’ni bir süre takip ederek usulca Hope’u terk ettim.

Dünyanın en büyük somon nehri olarak da bilinen, 1375 kilometre uzunluğundaki Fraser Nehri’ni mümkün olduğunca uzun bir süre takip edebilmek için, Kuzey’e, eski bir madenci kasabası olan Cache Creek’e uzanan, Kanada’yı bir uçtan bir uca bağlayan Trans-Kanada otoyolunu kullandım. Toronto ve civarında şerit sayısı 12’ye ulaşan bu “dev” otoyol, bu bölgede, her iki yönde birer adet şeritten oluşan, sollamanın genellikle mümkün olmadığı, kıvrımlı, inişli-çıkışlı ırak bir dağ yolundan ibaretti. Bu yol boyunca kısa molalar vererek kimi zaman nefes kesici manzaraları fotoğrafladım, bazen de Kanada’nın içleriyle Vancouver limanını birbirine bağlayan, maden cevheri ya da konteynır taşıyan, yüzlerce vagondan oluşan yük trenlerinin vagonlarını sayarak eğlendim.

Fraser Vadisi boyunca 200 vagonluk yük trenlerine rastlamak olağan...

Fraser Vadisi boyunca 200 vagonluk yük trenlerine rastlamak olağan…

Bu nehre adını veren ve bölgeyi North West Company adına keşfedip haritalandıran ve ilk yerleşim merkezini kuran, kürk tüccarı ve kaşif Simon Fraser’ın, 19. yüzyılın başlarında yaşadığı zorlukları gözümde canlandırmaya çalıştım.

Yüzölçümü olarak dünyanın ikinci büyük ülkesi olan Kanada, genellikle düz, dağ tepe yoksunu bir coğrafya olarak tanımlanabilir. Tabii Batı Alberta ve İngiliz Kolumbiyası arasında uzanan Kayalık Dağlarının muhteşem coğrafyasını bir kenara bırakacak olursak. Yol arkadaşım Equinox ile kuzeye çıktıkça ve özellikle Hellsgate (Cehennem Kapısı) Kanyonu’nu geride bıraktıktan sonra ormanlar hafifçe kaybolup yerini çıplak ve çalılıklarla örtünmeye çalışan bir toprağa bırakıyordu.

SON NEFESİNİ VERMEK ÜZERE OLAN BİR MÜZE

Bir madencilik merkezi olan Kamloops’ta verdiğim öğle yemeği molasından sonra Revelstoke’u bir sonraki ana durağım olarak belirledim. İki yüz kilometrelik bu parkurda yolumda, Shuswap Gölü’ne bakan Salmon Arm kasabasında ilgisizlikten kapanmak üzere olan ve son parçalarını satışa çıkarmış olan bir otomobil müzesinin muhtemelen son ziyaretçilerinden biri oldum.

REVELSTOKE

Rogers Geçidi öncesi Revelstoke kasabası.

Rogers Geçidi öncesi Revelstoke kasabası.

Revelstoke, seksen kilometrelik Rogers Boğazı’na girmeden önce ayaklarımın uyuşukluğunu giderip harika havayı bol bol solumak için planladığım bir mola yeriydi. Yedibin kişilik nüfusuyla Revelstoke Kanada’nın bugün bir kış sporları merkezi. 1880’lerde bir madenci kasabası olarak kurulan ve Kanada’nın iki ucunu birleştiren demiryollarının inşası sırasında bir şantiye ve yönetim merkezi olarak önemi iyice artan Revelstoke kışın, özellikle kamyon ve TIR sürücüleri için çok zorlu bir sınav ve kabusa dönüşebilen Rogers Geçidi’ne Batı tarafından girmeden önceki önemli bir dinlenme ve ikmal noktası.

ROGERS GEÇİDİ (ROGERS PASS)

Rogers Geçidi'ndeki Tran-Kanada Otoyol Anıtı.

Rogers Geçidi’ndeki Tran-Kanada Otoyol Anıtı.

Seksen kilometre uzunluğundaki Rogers Geçidi, birleşik Kanada’nın sembollerinden biri olarak tanımlanabilir. Vancouver Adası’ndaki Victoria’dan Newfoundland’daki St. John’s’a kadar uzanan 7.821 km uzunluğundaki Trans-Kanada otoyolunun en önemli ve panoramik bölümlerinden biri. Kanada-Pasifik Demiryolu gibi, Trans-Kanada Otoyolu da Kanada’nın özellikle “kablosuz ve telsiz” bir dünyada birleşmesinin görkemli bir anıtı.  Başbakan John Diefenbaker 3 Eylül 1962’de, “Zirve Anıtı’ndaki” açılış töreninde asfaltın “son yamasını” dökerek otoyolu tamamladı. Kanada’nın iki ucunu birleştiren iki şeritli ve yıl boyunca açık ilk yolun inşaatı 12 yıl sürdü ve yaklaşık Bir milyar dolara mal oldu. Bu noktada rakım 1.330 metreye ulaşıyor. Rogers Geçidi inşa edilmeden önce bu bölgede ulaşımın sağlayan, 305 kilometre uzunluğundaki Big Bend otoyolu çok berbat, çakıl bir zemine sahipti. Öyle ki, bu yolu kullanmak zorunda olan pek çok sürücü arabalarını trene yüklemeyi tercih ediyordu. Trans-Kanada otoyolunun tamamlanmasından sonra eski güzergâh 1970’lerde Kinbasket Gölü rezervuarı altında kayboldu.

BANFF, ALBERTA

Banff şehri ağırlıklı olarak Alpin mimari tarzı ahşap yapılara sahip.

Banff şehri ağırlıklı olarak Alpin mimari tarzı ahşap yapılara sahip.

Kanada’nın denizde kıyısı olmayan tek eyaleti Alberta’ya geçtikten sonra akşam saatlerinde Kayalık Dağları’nın ortasındaki bir vadide ve aynı adı taşıyan milli parkın merkezinde yer alan Banff’a ulaştım. Kanada’nın bu muhteşem turizm merkezinde, yorgunluktan güçlükle bir şeyler atıştırıp, oksijen zengini havayla adeta “zehirlenerek” derin bir uykuya daldım.

LAKE LOUISE VE MORAINE GÖLÜ

Ertesi sabah ilk hedefim Louise ve Morraine göllerini keşfetmekti.

Sulphur Mountain'den Banff Milli Parkı.

Sulphur Mountain’den Banff Milli Parkı.

Kraliçe Victoria’nın dördüncü kızı Prenses Louise Caroline Alberta’nın (1848-1939) adını taşıyan Louise, bir buzul gölü olup çarpıcı bir güzelliğe sahip. Suyun zümrüt rengi, göle bakan buzullardan eriyen su ile göle taşınan ufalanmış taşlardan kaynaklanıyor. Bir kilometre kareden az bir yüzölçümüne ve üç kilometrelik bir kıyı şeridine sahip bu doğa parçası, Kanada turizmi için bir mücevher değerinde. Hem de ülkede iki milyondan fazla göl ve gölcük olmasına rağmen.

Louise Gölü kıyısında bulunan Kanada’nın en büyük demiryolu otellerinden Fairmont Chateau Lake Louise’in tarih ve aristokrasiyle ışıldayan salonlarında dolaştım. Yirminci yüzyılın ilk yıllarında, yine Kanada Pasifik Demiryolları tarafından dönemin zengin tren yolcuları için inşa edilen lüks tesislerinden biri olan bu otel, diğer şehirlerdeki Fairmont otelleri gibi, bugün de en zengin kesime hitap ediyor.

İkinci durağım olan Moraine Gölü, Louise’den 14 kilometre uzakta, buzulla beslenen bir göl. Ten Peaks Vadisi’nde yer alan ve deniz seviyesinden yaklaşık 1.885 m yükseklikteki gölün yüzölçümü beş kilometrekare.

Louise Gölü

Louise Gölü

Banff’a döndükten sonra Sulphur Mountain’in (Kükürt Dağı, yamaçtaki kaplıcanın kükürtlü sularından gelen bir ad) tepesinden Banff kasabası, Banff Milli Parkı ve Kayalık Dağları’nın muhteşem manzarasını izlerken, Banff’ın yerlisi bir adamla olan konuşmamızı hatırladım. Ona, Banff gibi bir dünya cennetinde yaşamanın nasıl bir ayrıcalık duygusu verdiğini sormuştum: Bir an durakladıktan sonra bana şöyle demişti:

“Banfflı olmak her zaman harika bir duygu değil. Sadece ekmek almak için bir bakkal dükkânında sıraya girip onlarca turistin arkasında beklemek nedir biliyor musunuz?”

Morraine Gölü

Morraine Gölü

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ YAZILAR
UA-86138461-1