Cevat TURAN

SON DAKİKA

Son Medya
World Max
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Yavuz Tufan Koçak
E-Posta : [email protected]
Twitter : https://twitter.com/AYIK_YASAM

Kabul töreni

İnsanlar hep karnemdeki notları merak etti. İnsanlara hep ne kadar iyi notlar aldığımı göstermek için çalıştım. İnsanlar hep ne zaman askere gideceğimi soruyor. İnsanlara, askerliğin canı cehenneme diyemiyorum. İnsanlar hep girdiğim sınavlardan aldığım sonuçları soruyor. İnsanlar hep başkalarının beni hangi kategoriye soktuğuyla, nasıl fişledikleri ile ilgileniyor.

Kabul töreni
Bu haber 14 Kasım 2016 - 9:53 'de eklendi.

Kabul.

Hiçbir şey, hiçbir zaman tam da benim istediğim gibi gitmeyecek, ben hep daha azıyla yetineceğim.

Kabul.

Ne ben başkalarını anlayacağım doğru düzgün, ne de başkaları beni… Hep yarım yamalak kelimelerden cümleler kurmaya çalışacağız, bu da kabul.

Nerede, ne durumda olursam olayım, hep daha uzakta, hiç bilmediğim bir şeyi delicesine özleyeceğim. Beni olduğum yere çivilemek için sözleşmişçesine deliler gibi çalışırken insanlar; ben bir yandan onları anlayıp sevmeye uğraşacak, bir yandan da asi yanımı yitirmemeye, hep o uzaktaki bilmediğime doğru bir arpa boyu olsun yol almaya çalışacağım…

En yakınımdaki en çok sevdiğim, en derinden en çok şeyi paylaştığım, birbirimize en çok benzediğimizi sandığım insanla bile aramızda derin uçurumlar, kalın duvarlar olduğunu fark edip irkileceğim. İnsanın evrendeki mutlak yalnızlığı ile irkileceğim. Bir yağmur damlasının yeryüzüne düşerken yaşadığı o en kalabalık yalnızlıkla…

Tüm bunları fark edip fark edip tekrar unutacağım. Sonra o unuttuğumu tekrar, eskisiyle aynı şiddette fark edip yine sarsılacağım… Sonra yine unutacağım, delirmemek için unutmam gerekecek…

Beni gereğinden fazla abartanlarla hak etmediğim kadar aşağılayanlar arasında kendimi aramakla geçecek hayatım. Hayatım hep kendimi aramakla geçecek. Hiç bulamayacağımın o ürkütücü bilgisiyle…

Kabul…

 

İnsanlar hep karnemdeki notları merak etti. İnsanlara hep ne kadar iyi notlar aldığımı göstermek için çalıştım. İnsanlar hep ne zaman askere gideceğimi soruyor. İnsanlara, askerliğin canı cehenneme diyemiyorum. İnsanlar hep girdiğim sınavlardan aldığım sonuçları soruyor. İnsanlar hep başkalarının beni hangi kategoriye soktuğuyla, nasıl fişledikleri ile ilgileniyor.

İnsanlara hep olumlu yanıtlar vermek için, sözde benim için hiçbir önemi olmayan başarılar elde etmek için harcadım bütün zamanımı, enerjimi, hayatımı… Sonunda üzüldüm, sonunda sevindim, sonunda benim için, benden önce kurulmuş bu aptal düzene yenildim, kabul…

Onaylamadığım her şeyi birer birer yaptım… Bundan sonra da yapacağım. Düşünüp düşünüp düşündüklerimin tersini yapmakla geçecek yaşamım. Bir sürü anlamsızlığa kendimi adayıp en derinde olduğunu varsaydığım en temel gerçeklikten uzak tutacağım beynimi. Bir yerlerde benim bilmediğim anlamlı gerçeklikler olduğunu varsayıp kendimi avutacağım… Hep çok çalışmayı planlayıp hep bolca tembellik yapacağım, kabul…

Kendimi acımasızca yargılamaktan hiç çekinmiyorken hep başkalarının beni nasıl anladığına, onlara haksızlık edip etmediğime kafa patlatacağım. Beni yanlış anlayanlar yanlış anladıkları ile kalacak, ben kendimi doğru düzgün anlatamamanın pişmanlığı ile… Bu da mı kabul?

 

Hiçbir işi sonuna kadar götüremeden, kendimi olmak istediğimle olduğum arasındaki o aşılmaz uzaklığı izlemekten yorgun kendimi anlatamadan, belki de anlayamadan, tehlikeli maceralar özleyip güvenli hapishanelerde kalarak, hiçbir tanrı’ya tam da içten, en yürekten inanmadan, kendime tanrılar yaratıp öldürmekten bitkin, güneşte yorgun, yağmurda coşkulu bedenime, benliğime türlü işkenceleri kendi elimle yapmış, nasıl olup da büyüyüverdiğime şaşırmış, beni oluşturan şu dünya üstünde düşünen bir yaratık olmamı sağlayan onca güzel insana aslında onları ne çok sevdiğimi söyleyemeden, nefret ettiklerime öfkemi haykıramadan, içimdeki o beter olası öfkeyi hep en hak etmeyen, en suçsuz insanlara yöneltmekte usta, onlardan özür dilemekte beceriksiz, affetmekte cömert, af dilemekte acemi, hesap soranlara kızgın, hesap sormaya gerek duymadan, en gerektiği yerde konuşmadığına pişman, olur olmaz zamanlarda parlayıp bol bol kalp kırmış, bana güvenenleri sıkça hayal kırıklığına uğratmış, aramış… aramış… ama sadece aramakla kalmışken… ben… belki usul usul… belki birden…

Gideceğim…

Kabul…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ YAZILAR
UA-86138461-1